İstanbul'da yaşayan Esra Işıl Tahtacı ile Ömer Gökhan Karagöz çifti, bir yıl önce hayatlarının en ağır sınavıyla karşı karşıya kaldı. Uzun süredir birlikte olan çiftin düzeni, tatil sonrası ortaya çıkan ani bir sağlık problemiyle sarsıldı. Tatil dönüşünde rahatsızlanan Karagöz'e yapılan kontroller sonucunda karaciğer yetmezliği tanısı konuldu.
Herhangi bir kronik rahatsızlığı bulunmayan Karagöz, teşhisin beklenmedik bir şekilde geldiğini ve büyük bir şaşkınlık yaşadığını ifade etti. Acilen organ nakli listesine alınması gereken genç adam için uygun donörün ne zaman bulunacağının belirsizliği, çift için psikolojik açıdan yıpratıcı bir bekleyiş anlamına geliyordu. Bu kritik noktada Esra Işıl Tahtacı, hiç tereddüt etmeden donör olma kararı aldı.
Karaciğerinin yüzde 70'ini bağışladı
Yapılan detaylı tetkikler sonucunda Tahtacı'nın donör olmaya uygun olduğu belirlendi. Organ Nakli Sorumlusu Prof. Dr. Deniz Balcı ve ekibi tarafından gerçekleştirilen operasyonla Tahtacı, karaciğerinin yüzde 70'ini sevgilisine verdi.
Nakil ameliyatının ardından çift, ilk Sevgililer Günü'nü birlikte kutladı. Yaşadıkları bu süreç, onlar için "sevgi" kavramına bambaşka bir anlam kazandırdı. Ameliyat sonrası adeta yeni bir hayata başlayan çift, deneyimlerinin organ bağışının önemini bir kez daha ortaya koyduğunu dile getirdi.
Karaciğerinde bir sorun olduğunu başlangıçta fark etmediğini, yaşadığı belirtileri basit bir yağlanma olarak değerlendirdiğini söyleyen Karagöz, aslında karın bölgesinde sıvı biriktiğini öğrendiğini ifade etti. Tatil sırasında yüzünün bir anda sarardığını ve rahatsızlandığını belirten Karagöz, yapılan tetkiklerde karaciğerinin iflas ettiğinin ortaya çıktığını dile getirdi.
Aile içinde uygun donör bulunamaması nedeniyle nakil listesine girdiklerini söyleyen Karagöz, bu sürecin 3 ay da sürebileceğini, 4 yılı da bulabileceğini öğrendiklerinde büyük bir yıkım yaşadıklarını aktardı. O sırada sevgilisinin "Ben vereyim mi?" sözleriyle sürecin seyrinin değiştiğini belirtti.
Esra Işıl Tahtacı ise nakil kararını anlık ve tereddütsüz verdiğini söyledi. Naklin ne anlama geldiğini ilk etapta tam olarak kavrayamadıklarını ifade eden Tahtacı, her halükârda listeye alınacaklarını öğrendiği anda donör olmayı teklif ettiğini belirtti.
Kan grubu uyumunun sağlanması halinde bağış yapabileceğini söylediğini dile getiren Tahtacı, ameliyatın risklerini bilmesine rağmen bir hayat kurtarmanın her şeyden daha önemli olduğunu vurguladı. Annesinin de kararına saygı duyduğunu ifade etti.
Çift, nakil öncesinde etik kurul değerlendirmesinden geçti. Tahtacı, ilişkilerinin samimiyetini ve birbirlerine olan bağlılıklarını kurul üyelerine anlattıklarını belirtti. Evli olmadıkları için yasal prosedür gereği etik kurul onayının zorunlu olduğunu ifade etti.
Organ Nakli Sorumlusu Prof. Dr. Deniz Balcı, Türkiye'de dördüncü dereceye kadar akrabalar arasında nakil yapılabildiğini, ancak eşler için iki yıllık evlilik şartı bulunduğunu hatırlattı. Bu şart sağlanmadığı için etik kurul sürecinin işletildiğini belirten Balcı, onayın ardından başarılı bir operasyon gerçekleştirdiklerini ve hastanın sağlıklı şekilde taburcu edildiğini açıkladı.
Karagöz, sevgilisinin gerçekten bağış yapacağına ilk başta inanmakta zorlandığını, ancak kan grubu uyumu sağlandıktan sonra sürecin hızla ilerlediğini söyledi. Tahtacı'nın hiçbir tereddüt göstermeden karaciğerinin yüzde 70'ini bağışladığını ifade eden Karagöz, bundan sonraki doğum gününü nakil tarihi olan 8 Şubat'ta kutlayacaklarını dile getirdi.
Prof. Dr. Deniz Balcı, karaciğer yetmezliği yaşayan hastalarda hızlı naklin hayati önem taşıdığını belirtti. Nakil sürecinin doğru planlama ve etik onayla başarıyla tamamlandığını ifade eden Balcı, bir insanın sevdiği kişiye hayatından bir parçayı bağışlamasının son derece değerli ve kutsal bir davranış olduğunu söyledi.
Başarılı geçen operasyonun ardından çiftin sağlıkla yeni bir başlangıç yaptığını belirten Balcı, her ikisine de uzun ve sağlıklı bir ömür temennisinde bulundu.
İHA