Türk Savunma Sanayisi'nin öncü projelerinden biri olan ŞİMŞEK Yüksek Hızlı Hedef Uçak Sistemi, kazandığı yeni kabiliyetlerle test edildi ve başarıyla uçuşunu gerçekleştirdi. Türkiye'nin savunma alanındaki teknolojik ilerlemesini bir kez daha ortaya koyan bu test, sistemin çok yönlü görev kabiliyetini gözler önüne serdi.
Oxu.Az'ın Milliyet'ten aktardığı habere göre, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, TUSAŞ tarafından geliştirilen ŞİMŞEK platformunun önemli bir eşiği daha aştığını belirtti. Görgün, şu ifadelere yer verdi:
"Savunma sanayimiz, kritik kabiliyetlerine bir yenisini daha ekledi. TUSAŞ tarafından geliştirilen ŞİMŞEK K, roket destekli kalkış sistemi (RATO) ile ilk kez yerden havalanarak, hem hedef uçak hem de kamikaze görevlerinde kullanılabilme özelliği kazandı.
Bu adım, operasyonel esnekliğimizi artıran ve caydırıcılığımızı güçlendiren, tamamen millî imkânlarla geliştirilen teknolojilerin somut bir göstergesidir."
Yerli ve milli imkanlarla TUSAŞ mühendisleri tarafından tasarlanan ŞİMŞEK, sahip olduğu teknik özelliklerle dikkat çekiyor:
45 dakika havada kalabilme süresi;
Azami 350+ knots hız;
15 ila 25.000 ft arası irtifa aralığında görev yapabilme;
120 km görev menzili;
Fırlatıcı ya da hava aracı üzerinden kalkış; paraşüt ile kara/denize iniş;
Gemi üzeri platformlardan kalkış ve kontrol imkânı;
Tam otonom uçuş kabiliyeti (kalkış, görev, iniş dahil);
Yer Kontrol İstasyonu üzerinden görev planlama ve uçuş esnasında müdahale;
Gerçek zamanlı, kriptolu veri kaydı ve oynatma özelliği;
Acil durumlar için "Eve Dönüş" ve "Acil İniş" modları;
ŞİMŞEK'in etkisini artıran en önemli unsurlardan biri de entegre edilebilen gelişmiş faydalı yükler:
Pasif ve aktif radar iz artırıcılar (Luneberg Lens);
IR iz artırıcı (Hot Nose);
İz dumanı;
Skor kaydedici sistem (SKS);
Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS);
Entegre edilmeye başlanan karşı tedbir fırlatma sistemleri;
Tam Bağımsızlık Hedefiyle İleri;
Görgün, açıklamasının sonunda ŞİMŞEK projesinin Türk savunma sanayiinin geldiği noktayı göstermesi bakımından son derece önemli olduğunu vurgulayarak, bu başarıda emeği geçen tüm TUSAŞ mühendislerine ve savunma sanayi ekosistemine teşekkür etti.