Bugün Alaska'da Donald Trump ve Vladimir Putin arasında uluslararası olayların gelişimine ve tüm dünya ülkelerinin, özellikle Ukrayna'nın geleceğine doğrudan etki gösterecek tarihi görüşme gerçekleşecek. Peki Ukrayna savaşında durum kimin lehine? Görüşmede hangi taraf daha avantajlı? Taraflar için dezavantaj ve riskler neler?
Oxu.Az Bahçeşehir Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı, terör ve güvenlik uzmanı Abdullah Ağar'ın konuya ilişkin röportajını taktim ediyor:

-İki hafta önce öngördüğünüz gibi, Ukrayna ön cephesi çökmekte mi?
- Azov komutanlarından Bogdan Krotevich yaptığı durum değerlendirmesinde, "Pokrovsk - Konstantinivka sektöründe artık sabit bir temas hattı yoktur" demişti. Bu cümle cephede yaşanan belirsizlikleri ve yapılmak zorunda kalınan tıkamaları, oynak savunmayı çok iyi anlatıyor. Bence Ukrayna tarafının aldığı tedbirlerle, gönderdiği takviyelerle, angaje ettiği güçlerle birlikte bu kırılma/düğüm noktasındaki mücadele farklı bir forma büründü. Oynak savunma diyorum buna. Cephe çökmedi, ama risk büyük. Cephe yırtılması şu an için engellenmiş durumda, ama cephe çok gerginleşmiş durumda.
- Uzmanlar, Pokrovsk'un muhtemelen önümüzdeki iki hafta içinde düşeceğini söylüyor. Bu değerlendirmeye katılıyor musunuz?
- Buradaki bir yırtılma ve çökmenin bedelini Ukrayna tarafı da, müttefikleri de çok iyi biliyor. O yüzden mutlaka yeni tedbirler geliştirmek isteyeceklerdir. Bunu yapmaz veya yapamazlarsa, askeri ve siyasi ortam, stratejik duruş bu yırtılmaya, kırılmaya göre değişmek zorunda kalır. Bunun riski çok daha büyük. Siyasi, stratejik ortam, cepheye ve mücadeleye bakış ve sahadaki direnç çok daha başka bir ortama gider. Risk başka bir coğrafyaya kayar.
-Bu durum, daha geniş askeri denklemi nasıl etkileyecek? Donetsk bölgesinin tamamının Rusya'nın kontrolüne geçmesine yol açar mı?
- Olası Pokrovsk kaybı, Sloviansk ve Kramatorsk gibi kilit şehirlerin savunmasını önemli ölçüde zorlar. Dobropillia-Kramatorsk ana ikmal yolu kesilirse, Ukrayna savunması moral, kaynak, yığınak, takviye ve tahliyelerle ilgili çok ciddi sorunlar yaşar, cephedeki pozisyonu ciddi sorunlar üretir. Operasyonel katmanda yaşanan bu ciddi sorun stratejik ve siyasi katmandan çare, çözüm arar. Sonucu da bu çözüm ya da çözüm zafiyeti belirler. Bu bir dinamik/değişken mücadele ve sahadaki değişkenlere değil, dış/üst ölçek etkiye açık. Böyle bir süreçte doğrudan "Donetsk'in tamamı Rusya'nın kontrolüne geçer" demek çok doğru değil. Direniş, NATO desteği, olası bir Rus zafiyeti, müzakere sonuçları, caydırıcılık üreten stratejik bir kararlılık veya etkili olabilen bir Trump tehdidi vb. belirleyici bir parametreye dönüşebilir. Öte yandan… Cephedeki dengesizliğin üreteceği sonuçlar: temelde Ukrayna ve müttefiklerinin dengesizliği düzeltme kabiliyetine, Rusya tarafının ise başarıdan faydalanma kabiliyetine bağlı.
- Bu gelişmeler bugün Alaska'da gerçekleşecek Trump-Putin Zirvesi'ni nasıl etkileyecek? Burada hangi taraf daha avantajlı ve dezavantajlar neler?
-Hep beraber göreceğiz. Rusya cephedeki başarısını, başarıdan faydalanma karinesine bağlı olarak siyasi bir başarıyla derinleştirmek isterken, ABD'de bunu görmezden gelip, kendi güçlü kartlarıyla sonuç üretmeye çalışacak. Zirve yaklaştıkça Rusya, elini güçlendirmek amacıyla ilerleme kaydetmiş görünüyor. Rusya'nın ilerlemesi, Trump'ın müzakere masasındaki baskısını artırabilir; bazı ABD kaynaklarına göre Trump, ön pazarlıkta -Donbas'ta bir kısmın dondurulması karşılığında- bir anlaşma öneriyor.
49 yıllık, 99 yıllık kriz dondurmalar, Hong Kong modellerinden bile bahsedenler var. Ancak Ukrayna tarafı ve Avrupa tarafı bu tür şeylere karşı çıkıyor; Zelenskiy resmen bölgede hiçbir toprak vermeyeceklerini tekrar ediyor. Yemin bile etti. Yani Rusya'nın pazarlık gücü yüksek, ancak Ukrayna ve Avrupa kamuoyu ile siyasi direniş bu gücü sınırlamaya çalışacak. Öte yandan Alaska'daki Trump-Putin buluşması sıradan bir diplomasi olarak değil; jeopolitiğin sinir haritasında kritik düğümleri birbirine bağlayan bir "yüksek gerilim hattı" görüşmesi gibi okunmalı. Alaska buluşmasını güç akışlarını "kaynak-iletim-tüketim" döngüsü ve bu döngüye etki eden algı-karar-uygulama mekanizmaları üzerinden bakılmalı. Yani masada sadece Ukrayna görünüyor, ama aslında masa çok daha derin, çok daha karmaşık. Öncelikle Alaska bir coğrafi düğüm. Hatta bir coğrafya, toplantıyla birlikte bir mega düğümler kesişmesi. Alaska görüşmesi, iki "mega düğüm"ün (ABD-Rusya) doğrudan bağ kurduğu nadir anlardan biri olacak. Alaska ABD-Rusya arasındaki en kısa mesafe hattının (Bering Boğazı) kapısı. Aynı zamanda Arktik enerji ve ticaret yollarının kontrol noktası. Alaska demek Arktik deniz rotaları, nükleer denizaltı güzergahları, siber/uzay gözetim ağları, enerji ve maden kaynaklarının kontrolü/erişimi demek.
Her iki tarafında amacı; kritik sinir hattında çatışma eşiğini kontrol etmek, karşılıklı algı yönetimi yapmak, "denge" adı altında stratejik alan ve yığınak kazanmak. Tabi bu kolay olmayacak. Bal tuzaklarıyla dolu bu pastanın temel riski de şu: Her iki taraf da görünürde gerginliği düşürürken, aslında kendi ağını genişletmek ve ileride "örtülü üstünlük" yaratmak istiyor. Ve bu çok daha karmaşık bir gerginliğin kapısını açabilir.
Alaska görüşmesi, Washington ve Moskova arasında "çatışma mı, kontrollü tansiyon mu?" sorusunun yeniden kalibre edildiği bir an olacak. Çin, AB, NATO, Ukrayna, Türkiye, hatta Japonya bile bu görüşmeden çıkan sinyalleri kendi stratejilerine entegre edecek. Yani bu buluşma, yalnızca fiziksel alanı-Ukrayna krizini değil, siber-uzay alanları da dahil çok alanlı, çok katmanlı, çok aktörlü bir düğüm diplomasisidir. Ukrayna, Rusya-Batı çatışmasının ana düğümü. Bu düğüm, Karadeniz'den Baltık'a, oradan Kuzey Kutbu'na kadar çoklu hat üzerinde etkili.
Alaska Kesişmesi: Alaska, hem Rusya sınırına yakınlığı hem de Arktik bölgedeki enerji ve lojistik düğümlerinin merkezinde yer alması nedeniyle Ukrayna düğümüne paralel yeni bir kesişme noktasıdır.
- Öngördüğünüz senaryolar neler?
- Bu Zirve, Ukrayna düğümünü doğrudan çözmektense, müzakere ağırlığını başka bir coğrafi düğüme kaydırarak basıncı azaltma hamlesi olarak okunabilir. Buna da Düğüm Taşıma Tekniği denebilir. Ancak bu "düğüm taşıma" manevrası başarısız olursa, sadece Ukrayna değil, Arktik, Baltık, Güney Kafkaslar, Karadeniz, Suriye aynı anda sıcak kriz sahalarına dönüşebilir. 3 stratejik vaka senaryosu var:
Stratejik Vaka Senaryoları 1. Kontrollü Çözülme - Rusya'nın belirli kazanımları tanınır, Ukrayna'nın güvenliği garanti altına alınır, NATO-Rusya cephe hattı dondurulur. 2. Düğüm Kesişmesi - Ukrayna müzakeresi Arktik güvenliği, enerji paylaşımı ve yaptırımların kısmi kaldırılmasıyla paketlenir. 3. Ters Dönüş - Görüşme başarısız olur, Rusya-ABD ilişkisi daha sertleşir, Karadeniz, Baltık, Güney Kafkaslar, Ortadoğu ve Arktik aynı anda, peşisıra, karmaşık yüksek gerilim hattına girer. Trump ve Putin görüşmesini, jeopolitik bir adalet, yapıcı-sağduyulu bir akıl, ana tedarikçi ve beklenti sahibi AB ve liderleri irade katılımı olmadan, Ukrayna ve Zelenskiy koordinasyonu olmadan, NATO koordinasyonu yapılmadan, jeopolitik temelini pek sağlam görmüyorum. Dağ fare doğurabilir.
- Son olarak, Macaristan Başbakanı Viktor Orban yakın zamanda Rusya'nın "savaşı kazandığını" söyledi. Siz katılıyor musunuz? ABD ve Avrupa'nın bu gelişmelere tepkisi nasıl olur?
- Orban Putin'i sever. Ona bir jest yapmış. Hayır, Batı'nın beklentisi hala; savaşın, yaptırımların, baskıların Rusya-Putin üzerinde ürettiği etkinin dibini bulmak ve Rusya'yı istedikleri bir forma sokmak. Batı hala bunu arıyor. Ve bazıları buna artık çok yakın olduklarını düşünüyor. Yani Ukrayna'nın karşılaştığı riskler var, doğru, ama Rusların da karşılaştıkları riskler var. Bu savaş aslında tam bir mukavemet savaşı.
Söhrab İsmayıl