"Aynı tarihi kökten geldiğimiz kardeşimiz, stratejik müttefikimiz olan Azerbaycan, Türkiye ile birbirinden ayrılamaz etle tırnak gibidir. Dolayısıyla Türkiye ve Azerbaycan ilişkilerini bilerek veya bilmeyerek, yahut başkalarının maşası olarak bozmaya çalışan kişiler, gruplar, sosyal medya grupları, gazete ve televizyonlar bu dostluğa, stratejik müttefikliğe zarar veremezler. Çünkü biz Balkan Harbi'nde birdik, Çanakkale'de birdik, Kafkas İslam Ordusu ve Azerbaycan'ın Vatan toprağı uğruna şehit düşen askerleri bir yerde uyumaktalar. 44 günlük Vatan Savaşı'nda manevi olarak beraberdik, yangında, depremde beraberiz. Manevi ve tarihi değerlerimizle birlikte, sayın Recep Tayyip Erdoğan ve sayın İlham Aliyev'in en yüksek düzeye taşıdıkları Şuşa Beyannamesi ruhu ile hareket edilirken, hiç kimsenin bunu bozmasına, buna fitne katmasına ve başka ülkelerin beşinci kolonu olarak darbe vurmasına müsaade edemeyiz."
Bu sözleri Oxu.Az'a son dönemde Azerbaycan'a karşı başlayan dezenformasyon, karalama kampanyasıyla ilgili konuşan Türkiye'nin Azerbaycan'daki eski Askeri Ataşesi, Emekli Tuğgeneral Yücel Karauz dedi.

Tuğgeneral, söz konusu kampanyayı yürüten güçlerin amaçlarından bahsetti ve Türkiye ile Azerbaycan'ın bazı konularda farklı politikalar izlemesinin doğal olduğunu belirtti:
"Bunu yapanlar Rusya'da, İran'da bazı çevrelere ve farklı emperial güçlere çalışanlardır. Özellikle sosyal medyadakı bilgi kirliliği, onun kontrol edilemezliği bu etki ajanlarının zaman zaman ön plana çıkması ve gündem belirlenmesine sebebiyet veriyor. Tabii ki, Türkiye ve Azerbaycan'daki yetkililere düşen görev de olay olmadan tedbir almaktır. Çünkü olay olduktan sonra tedbir almak bazen zorlaşabiliyor. Bu sorunlar aynı zamanda özellikle Orta Doğu'daki son gelişmelerde her ülkenin egemenlik hukuku olarak kendi milli menfaatleri doğrultusunda hareket edebilme keyfiyyeti ve hakkı noktasından hareketle değil, sadece kendi düşüncelerini veya bakış açısını başka ülke, devlet politikalarına yansımasını görmek isteğinden kaynaklanıyor. Türkiye ve Azerbaycan bağımsız ülkelerdir. Elbette müttefik ülkeleriz, kardeşiz ve küresel, bölgesel ve ikili ilişkilerde %90'nın üzerinde uyumla birlikte, her iki ülke bazı alanlarda farklı düşünmek ve hareket etmek hakkını kendinde saklı tutmaktadır. Dolayısıyla kendi bakış açısını yansıtmak isteyen, başkalarının beşinci kolu olan, sosyal medyanın sınırsız boşluğunda kendine yaşam hakkı bulan insanların bu ilişkileri bozma ve başka ülkelerin menfaatlerine hizmet edecek girişimlerde bulunması kabul edilemez, affedilemez ve hoş görülemez. Ermenistan, İran ve Rusya'nın, yahut Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin bozulmasını isteyen üçüncü tarafların menfaatlerine hizmet etmenin hiçkimseye faydası yoktur."
Yücel Karauz, bahsedilen faaliyetleri yürütenlerin kirli amaçlarına ulaşamayacığını vurguladı:
"Bu açıdan baktığımız zaman yaşanan böyle "yol kazalarının" olmadan önce önlenmesi, kamuoyunun yeteri kadar bilgilendirilmesi, insanların isteyerek veya istemeyerek bu yanlışa düşmemeleri için sağduyulu, tabiri caizse bir kuyumcu hassasiyeti ile hareket etmesi gerekmektedir. Bunlar gelip geçici, boş faaliyetlerdir. Yukarıda vurguladığım gibi, Türkiye-Azerbaycan kardeşliği, ezelden ebede kadar sarsılmaz kalacaktır. Bu tür nifak tohumu ekmek amaçlı faaliyetler ne iki ülke liderleri, ne devlet düzeyinde, ne de halklarımız arasında kardeşlik, müttefiklik ilişkilerini bozamaz."
Söhrab İsmayıl