10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi kapsamında Türkiye'den yola çıkan 25 kişilik bilim ekibi, binlerce kilometrelik zorlu bir yolculuğun ardından Antarktika'ya ulaştı ve saha çalışmalarına başladı. Hayat bilimlerinden yer bilimlerine kadar uzanan geniş bir alanda planlanan 14 farklı bilimsel proje, iklim değişikliği ve çevresel gözlemler gibi kritik verilerin toplanmasını amaçlıyor.
Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Türkiye Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda ve TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü yönetiminde gerçekleştirilen sefer, İstanbul'dan başlayan yolculukla başladı. Ekip, Brezilya ve Şili üzerinden yaklaşık 14 bin kilometre yol kat ederek 5 günlük bir yolculuğun ardından King George Adası'na ulaştı. 103. enlem güneyinde gerçekleştirilen bu rota, bilim insanlarının Antarktika koşullarına uyum sürecinin ilk adımı olarak değerlendiriliyor.
Antarktika'ya geçişin son noktası olarak bilinen Punta Arenas'tan uçuşlar, bölgedeki sis ve fırtınalı hava nedeniyle birkaç gün iptal edildi. Bu nedenle Türk bilim ekibi şehirde 3 gün beklemek zorunda kaldı.
Uçuşlar yeniden başladığında, ekip King George Adası'ndaki Teniente Marsh Havalimanı'na indi ve ada açıklarında demirli "Sola" isimli gemiye geçerek gemi seferine başladı. Araştırmacılar, gemiyle önce Dismal Adası'na, ardından Türkiye'nin bilimsel kampının bulunduğu Horseshoe Adası'na geçmeyi planlıyor.
Antarktika, "Bilim ve Barış Kıtası" olarak bilinirken, ekip hayat bilimleri, fiziki bilimler, yer bilimleri ve sosyal bilimler başta olmak üzere 14 ayrı bilimsel projeyi hayata geçirecek.
10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy, uçuş kapısının kendisi için ayrı bir önemi olduğunu belirterek, ilk planlarının çarşamba günü Antarktika'ya uçmak olduğunu, ancak olumsuz hava koşulları nedeniyle uçuşun gerçekleştirilemediğini söyledi. Özsoy, "Yaklaşık bir haftadır Antarktika'ya yapılan tüm uçuşlar iptal ediliyordu" dedi.
Özsoy, bir önceki uçuş denemesinde hava şartlarının uygun görünmesi üzerine uçağa bindiklerini, kemerlerini bağladıklarını, ancak pistin sonunda sis nedeniyle geri dönmek zorunda kaldıklarını anlattı. 31 Ocak Cumartesi günü yaptığı açıklamada ise, bilim ekibinin hazır olduğunu belirten Özsoy, farklı ülkelerden araştırmacıların da ekibe katıldığını ifade etti. Buna göre, İspanya, Portekiz, Kore, Bulgaristan ve Ekvador'dan bilim insanları aynı uçakta yer aldı; Almanya, Hırvatistan, Romanya ve Yunanistan'dan araştırmacılar da ekibe eşlik etti. Özsoy, Antarktika'da güzel bir havayla karşılaşmayı ve bilimsel çalışmalara başlamak için heyecanlı olduklarını dile getirdi.
Punta Arenas Havalimanı'ndaki Antarktika uçuş kapısının kendisi için özel bir önemi olduğunu aktaran Özsoy, 2006'da ilk kez bu kapıdan Antarktika'ya uçtuğunu ve üzerinden 20 yıl geçtiğini belirtti. Özsoy, uçuş sonrası yaptığı değerlendirmede, normalde demecin rüzgarlı ve soğuk bir havada verileceğini ancak o sırada güneşli ve hafif rüzgarlı bir hava olduğunu, yoğun sis nedeniyle üç gün önce inmeleri gereken Antarktika'ya ancak bugün ulaşabildiklerini söyledi. Özsoy, Antarktika'da geçirdikleri her günün bilimsel çalışmalar açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
Antarktika'ya 12. kez gittiğini belirten Özsoy, bu yılki seferde güneşli bir hava ile karşılaştığını ifade etti. İklim değişikliğinin kritik bir dönemde olduğunu hatırlatan Özsoy, Türkiye'nin 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi'ni gerçekleştirdiğini ve son 10 yılda 200'ün üzerinde Türk bilim insanının Antarktika'da çalışmalar yaparak değişen iklimin seyrini incelediğini aktardı. Antarktika'dan veri toplamanın, geçmiş ve günümüzü anlamak ve geleceğe yönelik projeksiyon oluşturmak açısından büyük önemi olduğunu da belirtti.
Türk bilim heyeti, Şili'nin Santiago kentindeki Arturo Merino Benitez Uluslararası Havalimanı'nda Türkiye'nin Santiago Büyükelçisi Ahmet İhsan Kızıltan ve büyükelçilik personeli tarafından karşılandı. Büyükelçi Kızıltan, Antarktika bilim seferlerinin 10. yılı olması nedeniyle bu yılın özel bir anlam taşıdığını, Türkiye'nin bu alandaki yatırımlarının ve araştırmalara verdiği önemin altını çizdi.
Ekibin yaklaşık bir ay boyunca saha çalışmaları yürüteceğini hatırlatan Kızıltan, desteklerinden ötürü Şili makamlarına teşekkür etti. İki ülke arasındaki bilimsel iş birliğinin önemine değinen Kızıltan, yapılan çalışmaların Türkiye-Şili ilişkilerinin önemli bir unsurunu oluşturduğunu vurguladı.
Anadolu Ajansı