İzmir'in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş'ın ölümüyle ilgili yürütülen davada mahkeme kararını açıkladı. Tutuklu sanık Efecan Güngör 6 yıl 3 ay, diğer tutuklu sanık Mustafa Güngör ile babaları Y.G. ise 5'er yıl hapis cezasına çarptırıldı. Tutuksuz olarak yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı verildi.
Olay, 20 Eylül 2025 tarihinde Menderes ilçesine bağlı Cüneytbey Mahallesi 627 Sokak'ta yaşandı. H.Y.'ye ait konutun taşınması esnasında nakliye asansöründe bulunan koltuk, apartman bahçesinde duran Ebrar Aktaş'ın üzerine düştü. H.Y.'nin yeğeni olan küçük Aktaş yaralanarak Menderes Devlet Hastanesi'ne sevk edildi ancak kurtarılamadı. Başlatılan soruşturma çerçevesinde nakliye firmasında çalışan Suriye uyruklu A.H.M. ile firma yetkilileri Efecan Güngör ve Mustafa Güngör gözaltına alındı. Şüpheliler polisteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi; Güngör kardeşler tutuklanırken A.H.M. serbest bırakıldı.
İddianame hazırlandı
Yürütülen soruşturmanın ardından iddianame düzenlendi. İddianamede, sanıkların üçlü koltuğu asansöre yerleştirdikleri sırada fırtına olarak nitelendirilebilecek şiddette rüzgar başladığını, bu durumun koltuğun dengesini bozarak sepetten aşağı düşmesine yol açtığını ifade ettikleri belirtildi. Olayda Mustafa Güngör ve Efecan Güngör'ün kazanın gerçekleşmesindeki temel etken oldukları vurgulandı. Firma çalışanı A.H.M.'nin de dikkatsiz ve tedbirsiz davranışlarıyla kazanın meydana gelmesinde etkili olduğu kaydedildi. Sanıkların olayın gerçekleşebileceğini öngörmelerine karşın bu sonucu istemedikleri fakat Ebrar'ın ölümüne sebebiyet verdikleri belirtilerek, haklarında 'Bilinçli taksirle ölüme neden olma' suçundan 2 yıldan 9'ar yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Yargılamanın devam ettiği süreçte, sanıkların babası ve firma sahibi Y.G. hakkında da suç duyurusunda bulunularak tutuksuz sanık sıfatıyla dosyaya dahil edildi. Bir önceki duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sunan cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıklar ile Y.G.'nin 'Bilinçli taksirle ölüme neden olma' suçundan cezalandırılmalarını, A.H.M.'nin ise beraatini talep etti.
Sanıkların yargılanması bugün Menderes 4'üncü Asliye Ceza Mahkemesi'nde karar duruşmasıyla sürdürüldü. Tutuklu sanıklar Efecan Güngör ve Mustafa Güngör duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla iştirak ederken, tutuksuz sanık Y.G., Ebrar'ın annesi Songül Lök, Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği (UCİM) üyeleri ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. Başka bir suçtan tutuklu olduğu tespit edilen ve celse arasında ifadesinin alındığı bildirilen A.H.M. ise duruşmaya katılmadı.
Duruşmada söz alan Ebrar'ın annesi Songül Lök, sanıkların en ağır biçimde cezalandırılmasını istedi. Sanıklardan Mustafa Güngör ise beraat talebinde bulunarak, "Keşke ben ölseydim de Ebrar ölmeseydi. Böyle bir kazanın olmasını asla istemezdim. Taşıma işlerini gerçekleştirirken araçlara dahi zarar gelmesin diye tedbir alıyorum. Benim de ailem var, bir çocuğa zarar gelmesini nasıl isteyebilirim" şeklinde konuştu.
Diğer sanıklar Efecan Güngör ve Y.G. de beraatlerini talep etti.
Savunmaların tamamlanmasının ardından mahkeme kararını açıkladı. Tutuklu sanıklardan Efecan Güngör, 'Bilinçli taksirle ölüme neden olma' suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Adli sicilinin temiz olması ve duruşmalar süresince sergilediği iyi hal dikkate alınarak bu ceza 6 yıl 3 aya indirildi. Tutuklu sanık Mustafa Güngör ile tutuksuz sanık Y.G., aynı suçtan 6'şar yıl hapis cezası aldı. Mahkeme heyeti indirim uygulayarak her iki sanığın cezasını 5'er yıla düşürdü. A.H.M. hakkında ise beraat kararı verildi.
Duruşmanın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Ebrar'ın annesi Songül Lök, "Anne yüreğimle kararı değerlendirdiğimde daha fazla ceza almalarını isterdim. Hiçbir güvenlik önlemi almamışlar. 5 senedir bu işi yaptıklarını ileri sürüyorlar ancak gerekli güvenlik tedbirlerini almadılar. Kararın yerinde olduğunu düşünüyorum. Keşke kızım ölmeseydi de onun doğum gününü birlikte kutlayabilseydik. Bugün 186 gün oldu. Günleri sayıyorum. Çok büyük acı içindeyim" dedi.
Kararı değerlendiren UCİM avukatlarından Şule Öztürk Ak ise, "Ebrar bizim çocuğumuzdu. İzmir ofisimizde görev yapan arkadaşımızın ve hepimizin çocuğuydu. İhmal zinciri yüzünden bu acı olay meydana geldi. 2 Mart Ebrar'ın doğum günüydü. Doğum gününü kutlayacağımıza mezarına çiçek götürdük. Bilirkişi raporları bu kazanın önceden öngörülebilir ve engellenebilir nitelikte olduğunu ortaya koyuyordu. Verilen kararın isabetli olduğunu düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
DHA