Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde görev yapan Öğretim Üyesi Sema Yılmaz, oruç ibadetinin modern yaşamın hızına karşı insanı yavaşlattığını ve bireyin hayatına dair farkındalığını artırdığını ifade etti. Yılmaz, Ramazan ayının yalnızca oruçtan ibaret olmadığını; teravih, mukabele ve itikaf gibi ibadetlerle güçlü bir manevi atmosfer sunduğunu söyledi.

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Psikolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sema Yılmaz, Ramazan ayında tutulan orucun insan psikolojisi üzerindeki etkileri ile Ramazan'ın oluşturduğu manevi ortam hakkında değerlendirmelerde bulundu. Günümüz dünyasında modern yaşamın insanı sürekli tüketmeye ve zaman baskısı altında yaşamaya yönlendirdiğini belirten Yılmaz, oruç ibadetinin ise bireyi yavaşlamaya ve hayatın anlamını yeniden düşünmeye davet ettiğini dile getirdi. Oruç ibadetinin İslam'da oldukça kapsamlı bir ibadet olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Oruç, insanın zamanı daha bilinçli ve farkındalıkla yaşamasına yardımcı olan, bedenin ve ruhun fark edilmesine katkı sağlayan bir ibadettir. Bu yönüyle hem fiziksel hem de ruhsal açıdan güçlenmeye destek olur" dedi.
Oruç ibadetinin bedensel açıdan da önemli katkılar sağladığını ifade eden Yılmaz, bu süreçte insanların beslenme alışkanlıklarının yeniden düzenlendiğini ve beden ritminin dengelenmesine katkı sağlandığını belirtti. Bu dönemde bireylerin bedenlerinin sınırlarını ve ihtiyaçlarını daha iyi tanıma fırsatı yakaladığını söyleyen Yılmaz, ruhsal açıdan ise orucun sabır duygusunu ve öz denetim becerisini geliştirdiğini vurguladı.
Oruç ibadetinin aynı zamanda irade eğitimine katkı sağladığını dile getiren Yılmaz, "Oruç, insanın neleri yapabileceğini ve neleri yapamayacağını fark etmesine yardımcı olan, iradenin sınırlarını öğreten bir ibadettir. Bu yönüyle yeri başka hiçbir uygulamayla doldurulamayacak kadar özel bir ibadet niteliği taşır" ifadelerini kullandı.
Ramazan ayının yalnızca oruç ibadetinden ibaret olmadığını vurgulayan Yılmaz, bu dönemin pek çok farklı ibadet ve manevi deneyimi içinde barındırdığını söyledi. Hastalık, yaşlılık veya yolculuk gibi nedenlerle oruç tutamayan kişilerin de Ramazan'ın manevi atmosferini farklı ibadetler aracılığıyla yaşayabildiğini belirten Yılmaz, özellikle Teravih Namazı'nın cemaat bilincini güçlendirdiğini ve toplumsal birlik duygusunu artırdığını ifade etti.
Ramazan ayının aynı zamanda Kur'an ayı olduğuna dikkat çeken Yılmaz, bu süreçte Kur'an-ı Kerim tilaveti ve mukabele geleneğinin önemli bir yer tuttuğunu söyledi. Mukabelenin iki kişinin karşılıklı şekilde Kur'an okuyup birbirini dinlemesiyle gerçekleştirilen özel bir ibadet olduğunu belirten Yılmaz, bunun insanlara hem manevi hem de ilişkisel açıdan güçlü bir bağ kurma imkânı sunduğunu dile getirdi.
Ramazan'ın son günlerinde gerçekleştirilen İtikaf ibadetine de değinen Yılmaz, günümüz insanının yalnız kalmaya tahammül etmekte zorlandığını ifade ederek, itikafın bireyin dünyevi meşguliyetlerden uzaklaşıp kendisi ve Yaradan ile baş başa kalmasına imkân sağlayan önemli bir fırsat olduğunu vurguladı.
İHA