Sındırgı'da peş peşe yaşanan depremler, bilim dünyasında görüş ayrılıklarına neden oldu. Uzmanların bir kısmı bu sarsıntıları normal artçı depremler olarak değerlendirirken, diğerleri ise "deprem fırtınası" uyarısında bulunarak durumun daha dikkatli incelenmesi gerektiğini vurguluyor.
Oxu.Az'ın Türkiye Gazetesi'nden aktardığı habere göre, Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 10 Ağustos'ta meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki ana depremin ardından, bölgede 4-5 şiddetindeki sarsıntılar aralıksız devam ediyor. Dün gece de vatandaşları korkutan art arda depremler kaydedildi.
Saat 21.58'de 4,8 büyüklüğünde bir sarsıntı meydana geldi. Bunu takiben sadece iki dakika sonra saat 22.00'de 4,2 ve 22.14'te 4,3 büyüklüğünde iki deprem daha yaşandı. Korku ve endişeye kapılan vatandaşlar geceyi parklarda ve açık alanlarda geçirmeyi tercih etti.
Deprem uzmanları arasında ise bu sarsıntıların niteliği konusunda fikir ayrılıkları bulunuyor. Bir grup uzman, yaşanan depremlerin ana şokun ardından gelen doğal artçı sarsıntılar olduğunu ve bunların bir süre daha devam etmesinin beklenen bir durum olduğunu savunuyor. Karşıt görüşteki uzmanlar ise, bu sarsıntıların basit artçılar değil, "deprem fırtınası" olarak adlandırılan ve daha detaylı incelenmesi gereken bir olgu olduğunu ileri sürüyor.
İşte Sındırgı'daki art arda meydana gelen depremlerle ilgili uzmanların görüşleri;
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy: Artçılar uzun süre devam edecek
Balıkesir Depremini değerlendiren Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, endişelenecek bir durum olmadığını vurgulayarak, "Sındırgı'daki depremler sonrası artçıların devam etmesi olağandır. Bu, yeni ve daha büyük bir deprem olacağı anlamına gelmez. Ancak Simav fay hattı, jeolojik özellikleri nedeniyle uzun vadede risk barındırmaktadır." açıklamasında bulundu.
Üşümezsoy, küçük ölçekli depremlerin sadece birkaç kilometrelik fay parçasını kırdığını, büyük depremlerde ise onlarca kilometrelik fayın harekete geçtiğini hatırlattı. Sındırgı'daki son depremde yaklaşık 20 kilometrelik bir fayın kırıldığına dikkat çeken Üşümezsoy, bu nedenle artçıların uzun bir süre daha devam edebileceğini belirtti.
Prof. Dr. Okan Tüysüz: Artçı değil deprem fırtınası
Prof. Dr. Okan Tüysüz, bölgede bugüne kadar 5600'den fazla sarsıntı kaydedildiğine dikkat çekerek, "Bu olağan bir artçı dizisinden çok bir deprem fırtınasına benziyor" uyarısında bulundu.
Tüysüz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalarda, Sındırgı'da yaşanan deprem etkinliğinin klasik artçı davranışı sergilemediğini ifade etti. Normal şartlarda ana şokun ardından artçıların, kırılan blok tarafında yoğunlaştığını belirten Tüysüz, "Ancak bu kez artçılar yükselen blok tarafında ve geniş bir alana yayılıyor. Bu durum olağan değil" dedi.
Bölgedeki sismik aktivitenin "deprem fırtınası" olarak adlandırılan bir fenomene benzediğini vurgulayan Tüysüz, "Deprem fırtınaları, çok sayıda ve farklı büyüklüklerdeki depremlerin sınırlı bir bölgede iç içe geliştiği olaylardır. Batı Anadolu'da fayların kesiştiği yerlerde sıkça görülürler, haftalarca hatta aylarca sürebilirler" diye konuştu. Bu tür depremlerin genellikle yıkıcı olmadığını da sözlerine ekledi.
Prof. Dr. Ahmet Ercan: Artçı depremler olağan
Korkutan depremler sonrası Prof. Dr. Ahmet Ercan'dan rahatlatıcı bir açıklama geldi.
X hesabından bir paylaşım yapan Ercan, "Sındırgı'da M4,5'a kadar olan artçı depremler olağandır. Büyük deprem çekincesi yok" ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Süleyman Pampal: Artçıların kuzeyde yoğunlaşması lazımdı ama...
Prof. Dr. Süleyman Pampal, yaşanan depremlerin nedenleri ve olası riskler hakkında dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
Bölgede 5 büyüklüğüne kadar artçıların olmasının normal olduğunu belirten Pampal, "Sındırgı fayları özel ve farklı özellikler taşıyor. Sındırgı'nın hemen yakın batısından başlıyor; Sındırgı, Akhisar'dan yukarı doğru uzanan kuzey-güney doğrultulu bir fay var. Oradan başlıyor ve Afyon'a kadar devam ediyor. Bu fay üzerinde bu depremlere benzer depremler daha önce de oldu. Örneğin 2011 Simav depremi (6 büyüklüğünde) ve 1970 Dinar depremi var. Buna çok benziyor." dedi.
Art arda yaşanan depremlerle ilgili olarak, "Batıya doğru Sındırgı ve civarı kırıldı. Burada anormallik şu: Normal faylarda artçılar, düşen blok tarafında (kuzey) yoğunlaşır. Ancak Sındırgı'nın güneyinde yükselen blok tarafında da çok sayıda artçı var. Aslında bunlar bağımsız deprem olma ihtimali de taşıyor." değerlendirmesinde bulunan Prof. Dr. Pampal, "Buna benzer bir örneği 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde yaşadık. Elbistan merkezli ikinci depremi üreten Çardak Fayı'nın Göksu'dan Saimbey'e uzanan kesimi çok yoğun artçı aktiviteye sahne olmuştu. Araziye de gittim; hâlâ bölgede çalışıyorum. Göksufayı ile Saimbey civarında bir kesişim bölgesi var. Çardak Fayı'nın devamı niteliğinde ve Göksufayı'nın büyük bir fay ile kesiştiği yer. Burada kırılma oluyor, parçalanıyor." dedi.