YÖK tarafından açıklanan güncel istatistiklere göre, Türkiye'deki yükseköğretim öğrenci sayısı göz kamaştırıcı bir rakama ulaştı. Örgün öğretim, açık ve uzaktan öğretim dahil olmak üzere toplam 6 milyon 715 bin 761 öğrenci yükseköğretim sistemine kayıtlı durumda.
Oxu.Az'ın Haber Türk'ten aktardığı habere göre, detaylı verilere bakıldığında, örgün öğretimde 3 milyon 714 bin 449 öğrenci eğitim görüyor. Bunların 2 milyon 571 bin 297'si lisans programlarında kendilerini geliştirirken, 1 milyon 143 bin 152 öğrenci ön lisans programlarını tercih ediyor. Açık ve uzaktan öğretimde ise toplam 3 milyon 1 bin 312 öğrencinin varlığı dikkat çekiyor. Bu öğrencilerin çoğunluğunu oluşturan 1 milyon 921 bin 32 kişi ön lisans, 1 milyon 80 bin 280 kişi ise lisans eğitimini sürdürüyor.
Çarpıcı bir diğer veri, yükseköğretim sistemindeki 6,7 milyon öğrencinin yaklaşık 2 milyonunun (1 milyon 961 bin 195) ikinci üniversite okuması. Bu öğrencilerin 631 bin 542'si lisans, 1 milyon 329 bin 653'ü ise ön lisans programlarında eğitimlerine devam ediyor.
İkinci üniversite okuyan öğrenciler hariç tutulduğunda, yükseköğretimdeki aktif öğrenci sayısı 4 milyon 754 bin 566 olarak karşımıza çıkıyor.
Bu öğrencilerin büyük çoğunluğu (3 milyon 20 bin 35 kişi) lisans eğitimi alırken, 1 milyon 734 bin 531 öğrenci ön lisans programlarında kendilerini geliştiriyor.
Uygulamalı eğitim veren programlar büyük ilgi görmeye devam ediyor. Bu programlardaki toplam öğrenci sayısı 2 milyonu aşarak 2 milyon 9 bin 572'ye ulaştı. Bunlardan 1 milyon 179 bin 435'i lisans, 830 bin 137'si ise ön lisans seviyesinde eğitim alıyor.
Lisans düzeyindeki uygulamalı programlar arasında en fazla rağbet gören bölüm 132 bin 1 öğrenciyle tıp fakültesi oldu. Bunu 89 bin 570 öğrenciyle hemşirelik ve 87 bin 788 öğrenciyle bilgisayar mühendisliği takip ediyor.
Ön lisans seviyesinde ise bilgisayar programcılığı 56 bin 615 öğrenciyle en popüler program olurken, bunu 38 bin 729 öğrenciyle muhasebe ve veri uygulamaları ile 32 bin 156 öğrenciyle bankacılık ve sigortacılık programları izliyor.
2025 YKS tercihlerinde kadın adaylar arasında lisans düzeyinde ebelik, ön lisans düzeyinde ise tıbbi sekreterlik programları en çok tercih edilenler olarak öne çıktı.
Dikkat çekici bir gelişme olarak, bu yıl ilk kez açılan "tele-sağlık teknikerliği" ve "tıbbi veri işleme teknikerliği" gibi yeni nesil ön lisans programları, kadın öğrencilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı.
Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarının akademik kadrosu da etkileyici boyutlarda. Toplam 186 bin 942 akademik personelin 99 bin 172'si erkek, 87 bin 770'i ise kadınlardan oluşuyor.
Kadın akademisyenlerin oranı da sevindirici bir artış gösterdi. 2018'de %43,6 olan bu oran, güncel verilerde %47'ye yükselmiş durumda.
Akademik kadronun yaş profili incelendiğinde, gençleşme eğilimi göze çarpıyor. Akademisyenlerin 82 bin 579'u 40 yaşın altındayken, 104 bin 363'ü 40 yaş üzerinde bulunuyor. Böylece 40 yaşından genç akademik personel oranı %44,2 olarak kayıtlara geçti.
Daha geniş bir yaş aralığı ele alındığında, 45 yaşından küçük akademik personel sayısının 114 bin 207, 45 yaşından büyüklerin ise 72 bin 735 olduğu görülüyor. Bu veriler ışığında, 45 yaşından genç akademisyenlerin oranı %61,1'e ulaşmış durumda.