Müslüm Gürses'in hayata gözlerini yummasının üzerinden tam 13 yıl geçti. Ancak o eşsiz ses hala kulaklarda yankılanıyor, bıraktığı acı hala yüreklerde hissediliyor…
7 Mayıs 1953 tarihinde Şanlıurfa'da dünyaya gelen ve çocukluk yıllarında ailesiyle birlikte Adana'ya göç eden Müslüm Akbaş, zorlu yoksulluk koşullarının içinden büyük bir efsane yarattı. Henüz 14 yaşındayken katıldığı bir ses yarışması hayatının akışını tamamen değiştirdi; o andan itibaren mikrofonu bir daha elinden bırakmadı.
"Sevda Yüklü Kervanlar", "İsyankar", "Ben İnsan Değil miyim?"… Bu unutulmaz şarkılarıyla çaresizlerin, gönlü kırıkların ve toplumun kenarına itilmişlerin sesi haline geldi. Geçirdiği ciddi bir kaza ve yaşadığı sağlık problemlerine rağmen sahneye çıkmaktan asla geri durmadı. Hem acıyı hem de umudu en derin haliyle seslendirdi.
Sinema dünyasında da kalıcı izler bıraktı, sayısız albümle müzik tarihine damgasını vurdu. Zaman zaman eleştirilere maruz kalsa da her zaman saygı gördü. Çünkü Müslüm Gürses yalnızca bir sanatçı değildi; o, başlı başına bir duygunun simgesiydi.
Gürses, 15 Kasım 2012 tarihinde geçirdiği baypas ameliyatının ardından akciğer ve kalp yetmezliği sebebiyle yoğun bakım ünitesine alındı ve yaklaşık dört ay boyunca yoğun bakımda tedavi gördü. 3 Mart 2013'te tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Müslüm Gürses'in naaşı Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Oxu.Az