Alaska'nın tarihi bin yıl öncesine, Bering Köprüsü'nden geçen ilk sakinlere dayanıyor.
18. yüzyılda Rusyalı gezginler burada ticaret merkezleri kursalar da, sert iklim, hastalık ve çatışmalar hayatı zorlaştırıyordu. 1867'de ABD Alaska'yı Rusya'dan 7,2 milyon dolara satın aldı. Başlangıçta "Seward'ın aptallığı" olarak adlandırılan bu anlaşma, altın ve petrolün keşfiyle ülkenin en başarılı yatırımlarından birine dönüştü.
Altın arayışları binlerce insanı buraya getirdi, yeni şehirler kuruldu. İkinci Dünya Savaşı'nda Alaska'ya ait Aleut adalarının bazıları Japonya Ordusu tarafından işgal edildi. Bu, ABD topraklarının düşman tarafından ele geçirildiği tek olaydı. Savaştan sonra Alaska stratejik bir merkeze dönüştü. Bölge 1959'da 49. eyalet statüsünü aldı. 1968'de Prudhoe Körfezi'nde petrolün keşfi ise Alaska'yı ekonomik açıdan yükseltti.
Yükseliş dinamiği 1977'de Trans-Alaska Boru Hattı'nın kullanıma verilmesiyle devam etti. Bundan sonra sakinlere her yıl temettüler ödenmeye başlandı. Ancak bu toprağın tarihi sadece başarılardan ibaret değil. 1964'te meydana gelen 9,2 şiddetindeki deprem 130'dan fazla insanın hayatına son verdi. 1989'da ise Exxon Valdez süper tankerinin kaza yapması sonucunda tarihin en büyük ham petrol sızıntısı gerçekleşti, binlerce kilometre sahil kirlendi. Bugün ise Alaska yeniden dünyanın dikkatinde.
Burada, Rusya ile ABD arasındaki en yakın noktada Başkan Donald Trump ve Vladimir Putin görüşüyor. Tarihi görüşmede Rusya ile Ukrayna arasında barış sağlanırsa, Alaska barış toprağı olarak da tarihe geçecek.
Ayrıntılı Baku TV'nin haberinde: