17 Nisan'da Antalya Diplomasi Forumu çerçevesinde "Güney Kafkasya: Stratejik Merkez Olma Yolunda" konulu panel oturumu düzenlendi.
Oturumda Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı - Cumhurbaşkanlığı Dış Politika Dairesi Başkanı Hikmet Hacıyev, Türkiye Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Gürcistan Gürcistan Başbakanlık İdaresi Başkanı Levan Zhorzholiani ve Ermenistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Vahan Kostanyan'ın konuyla ilgili görüşleri dinlendi.
Hikmet Hacıyev konuşmasında, Azerbaycan'ın bölgede barış gündemine tamamen bağlı olduğunu, bu doğrultuda somut adımlar atarak Ermenistan tarafıyla pragmatik işbirliği gerçekleştirdiğini söyledi: "Bugün Güney Kafkasya'da gerçek bir barış mevcuttur ve Azerbaycan bu barışın güçlendirilmesi için tüm çabalarını sürdürecektir. Biz bu yönde hem siyasi irade hem de diplomatik cesaret sergiledik."
Bu adımların iki ülke arasında güvenin güçlenmesine hizmet ettiği belirtildi. Artık Ermenistan ve Azerbaycan arasında ticaret ilişkileri şekillenmeye başlıyor.
Küresel lojistik ve tedarik zincirlerinin bozulmasının Orta Koridor'un önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Hikmet Hacıyev, Azerbaycan'ın aynı zamanda "dört deniz" konseptini değerlendirdiğini vurguladı.
O, Azerbaycan'ın yalnızca bir Güney Kafkasya ülkesi değil, aynı zamanda çok yönlü jeopolitik kimliğe sahip bir ülke olduğunu bildirdi.
Gürcistan Başkanlık İdaresi Başkanı Levan Zhorzholiani ise barışa ulaşan Azerbaycan ve Ermenistan adına çok sevindiklerini ifade etti.
Güney Kafkasya ülkelerinin aynı vizyona sahip olmalarının, refah, istikrar ve barışın sağlanması yönünde ortak tutum sergilemelerinin halkların daha müreffeh yaşayacağına kesin inanç oluşturduğunu söyledi.
Diğer konuşmacılar konuyla ilgili görüşlerini paylaşırken, Güney Kafkasya'nın küresel güç dengelerinin değiştiği ve belirsizliklerin derinleştiği bir dönemde enerji ve ticaret koridorlarının kesiştiği stratejik bir merkez olarak ön plana çıktığını belirttiler.
Bölgenin artan jeopolitik ve ekonomik öneminin, istikrarın korunmasını hem bölge ülkeleri hem de küresel aktörler için zorunlu kıldığı belirtildi. Türkiye ise diplomasi ve iş birliğini ön plana çıkaran yapıcı yaklaşımıyla bölgesel diyaloğu güçlendiren, güven inşasına katkı sağlayan ve bölgesel belirsizliklerin yönetilmesine destek olan bir köprü rolü oynamaktadır.
AZƏRTAC