"Azerbaycan halkı için bu, en büyük faciadır. Bu faciayı dünya kamuoyuna duyurmak için, bizim haklı davamızı dünya birliğine sunmak için hem Azerbaycan devleti, hem sivil toplum kuruluşları, hükümet dışı örgütler, denilebilir ki, birçok kurum aktif şekilde çalışmıştır".
Bu sözleri Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Hocalı ilçesi kamuoyunun temsilcileriyle görüşmede söylemiştir.
O, özellikle Haydar Aliyev Vakfı'nın faaliyetini belirtmiştir:
"Vakıf kurulduktan hemen sonra 'Hocalı'ya Adalet!' geniş çaplı hareketine start verdi. Bu girişimi Vakfın başkan yardımcısı Leyla Aliyeva hayata geçiriyordu. Son 20 yıl içinde onun girişimiyle dünyanın birçok ülkesinde birçok etkinlik, sunum, sempozyum, konferans düzenlenmiş, birçok kitap, broşür, buklet yayımlanmıştır. Çünkü Ermenistan devleti, dünya Ermeniliği ve dünya Ermeniliğinin, Ermenistan devletinin arkasında duran devletler bu kanlı faciayı örtbas etmeye çalışıyorlardı. Hatta Ermeni propagandacıları Azerbaycan'ı bu faciayla suçlamaya çalışıyorlardı. Eğer biz kendi haklı sesimizi yükseltmeseydik, bugün, belki de, dünyada Hocalı soykırımıyla ilgili gerçeğe uygun bilgi olmayacaktı. Tam da bizim ısrarlı çabalarımız sonucunda artık 20'ye yakın ülke Hocalı soykırımını soykırım olarak resmen tanımıştır ve bu süreç devam ettirilmektedir".
"Hocalı'ya Adalet!" hareketinin etkisi büyük olmuştur. Yine de söylüyorum, biz adalet talep ediyorduk. Ancak ne yazık ki uluslararası kuruluşlar, dünyanın önde gelen ülkeleri bizim bu faciamıza kayıtsız yaklaşıyorlardı. Yine de bildirmek istiyorum, Ermenistan devletinin işlediği bu kanlı suçu örtbas etmeye çalışıyorlardı. Biz ise adalete adım adım ilerliyorduk. 20'ye yakın ülkenin Hocalı soykırımını resmen tanıması bir adımdı, Vatan Savaşı ve şanlı Zaferimiz ikinci adımdı, Hocalı şehrinin iki buçuk yıl önce özgürleştirilmesi ise son adımlardan biriydi. Nihayet, son adım yakın zamanda savaş suçlularına karşı Bakü'de gerçekleştirilen mahkeme süreci oldu. Hocalı soykırımını işlemiş, eli Azerbaycan halkının kanına bulanmış haydutlar mahkeme önüne çıkıp hesap vermek zorunda kaldılar," diye Cumhurbaşkanı belirtti.