17 Mart'ta İçerişehir'de 15. yüzyıla ait ülke önemindeki anıt - Buhara Kervansarayı'nın kapsamlı restorasyon ve konservasyon çalışmalarının ardından görkemli açılışı ve burada faaliyet gösterecek BuxarArt sanat mekânının tanıtımı gerçekleştirildi.
Etkinliğe Haydar Aliyev Merkezi'nin Direktörü Anar Alekberov, Alyona Aliyeva, Kültür Bakan Yardımcısı Saadet Yusifova, İçerişehir Devlet Tarih-Mimarlık Koruma İdaresi Yönetim Kurulu Başkanı Rufet Mahmud, diğer kişiler, kültür insanları ve kamuoyu temsilcileri katıldı.
Kadim ticaret yolu üzerinde yükselen ve Orta Asyalı tüccarların sığınağına dönüşen bu muhteşem yapı, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ilgili Kararnamesi esas alınarak hayata geçirilen geniş çaplı proje kapsamında şu anda eski ihtişamına kavuşmuş bulunuyor. Restorasyon süreci, anıtın hem mimari hem de mühendislik özelliklerinin korunması ilkesiyle yürütüldü.
Etkinlikte konuşan İçerişehir Devlet Tarih-Mimarlık Koruma İdaresi Yönetim Kurulu Başkanı Rufet Mahmud, gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarının tarihi mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıdığını bildirdi. Onun sözlerine göre, yeni oluşturulan BuxarArt sanat mekânı İçerişehir'in kültürel yaşamına katkı sağlayacak.
Restoratör Erich Pummer konuşmasında Buhara Kervansarayı'nın kapsamlı onarım ve güçlendirme sürecinin büyük hassasiyetle gerçekleştirildiğini belirtti: "Yapılan çalışmalar sırasında anıtın orijinal mimari üslubunun ve tarihi özelliklerinin korunması temel öncelik oldu. Aynı zamanda, yapının uzun ömürlü olması için modern mühendislik çözümleri de uygulandı."
Özbekistan'ın Azerbaycan'daki Büyükelçisi Bahrom Aşrafhanov, bu mekânın tarihsel olarak farklı bölgelerden gelen insanların buluştuğu, yeni ticaret bağlantılarının kurulduğu ve halklar arasındaki ilişkilerin güçlendirildiği bir merkez olarak faaliyet gösterdiğini vurguladı. Buhara Kervansarayı'nın tarihinin, Özbekistan ve Azerbaycan halkları arasında asırlara dayanan bağlarla doğrudan ilişkili olduğunu belirtti.
Diplomat, tarihsel olarak Orta Asya'dan gelen tüccarların Büyük İpek Yolu aracılığıyla bölgeler arasında aktif bir şekilde seyahat ettiklerini kaydetti. Bakü ise bu güzergâh üzerindeki önemli ticaret ve kültür merkezlerinden biri olmuştur.
Daha sonra konuklar, anıtın yenilenmiş görünümüyle yakından tanıştılar.
Restorasyon ve konservasyon çalışmaları, İçerişehir Devlet Tarih-Mimarlık Koruma İdaresi'nin siparişiyle bu alanda uluslararası deneyime sahip Avusturya'nın ünlü Atelier Erich Pummer GmbH şirketi tarafından 3,5 yıl boyunca yürütülmüştür. Kadim anıtın özgünlüğünün korunması amacıyla restorasyon çalışmaları sırasında orijinal örme tekniklerine ve otantik malzemelerin kullanımına, ayrıca tarihi yapının mimari detaylarına ve yapısal özelliklerine özel dikkat gösterilmiştir. Anıtın tarihi görünümüne zarar vermeyen en modern teknolojiler ve malzemeler kullanılmıştır. Kervansarayın duvarları sonradan eklenen yabancı katmanlardan temizlenmiş, taşların konservasyonu yapılarak binanın orijinal statik durumu restore edilmiştir.
Yeni konsepte göre Buhara Kervansarayı, yerel zanaatkârların faaliyet gösterdiği işlevsel ve yaratıcı bir mekâna dönüştürülmüştür. Kervansarayın içinde toplam 18 oda bulunmakta olup, her biri farklı sanat dallarını temsil eden zanaatkârların kullanımına tahsis edilmiştir. Her odada faaliyet gösterecek zanaatkârlar günlük olarak el işlerini hazırlayıp sergileyecek, aynı zamanda bu ürünlerin satışını gerçekleştireceklerdir.
Bunun yanı sıra, BuharArt yerli ve yabancı ziyaretçiler için interaktif bir sanat mekânı olarak faaliyet gösterecektir. Zanaatkârlar, konuklar için çeşitli usta dersleri düzenleyerek Azerbaycan halk sanatının inceliklerini pratik bir şekilde sergileyeceklerdir. Burada dokumacılık, heykeltıraşlık, dericilik, ressamlık, halıcılık, demircilik, minyatür sanatı, artistik seramik, ebru sanatı, keçecilik ve ahşap oymacılığı gibi geleneksel sanat dalları temsil edilmektedir.
Buhara kervansarayının faaliyete başlaması, ulusal zanaatkârlık geleneklerinin korunması, zanaatkârların yaratıcılık imkânlarının genişletilmesi ve Azerbaycan'ın zengin kültürel mirasının hem yerli hem de yabancı konuklara daha yakından tanıtılması açısından büyük önem taşımaktadır. BuharArt, kendine özgü mimari tarzı ve mistik atmosferiyle hem yerel halk hem de başkentimizin konukları için en çekici kültür ocaklarından birine dönüşecektir.