"1990'lı yılların başından itibaren çatışma ile ilgili kayıp olan yaklaşık 4 000 Azerbaycanlının kaderi hala bilinmiyor."
Oxu.Az'ın Report'tan aktardığı habere göre, bunu Azerbaycan'ın BM'deki Daimi Temsilcisi, Büyükelçi Tofig Musayev BM 80. Genel Kurulu Üçüncü Komitesi'nin genel görüşmesindeki konuşması sırasında belirtti.
Büyükelçi konuşmasında Azerbaycan'ın insan haklarının teşviki ve korunması alanındaki ulusal önlemleri ve BM'nin insan hakları mekanizmaları ile iş birliğini vurguladı. O, üye ülkelerin temsilcilerine işgalden kurtarılan bölgelerde hükümetin çatışma sonrası iyileştirme ve yeniden yapılandırma çabaları hakkında bilgi verdi:
"Son beş yıl içinde Azerbaycan özgürleştirilen topraklarda büyük ölçekli restorasyon ve yeniden yapılandırma çalışmalarını gerçekleştirdi, tüm şehir, kasaba ve köyleri yeniden inşa ederek yüzbinlerce zorunlu göçmenin kendi memleketlerine güvenli ve onurlu bir şekilde dönme hakkını sağladı. Şimdiden 50.000'den fazla kişi evlerine geri döndü".
Ülkede yürütülen sosyo-ekonomik kalkınma programlarından da bahseden Büyükelçi şunları söyledi: "Sosyo-ekonomik kalkınma alanında Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından onaylanan "Azerbaycan 2030: Sosyo-ekonomik Kalkınmanın Ulusal Öncelikleri' isimli politika programı rekabetçi ekonomi, sosyal adalete dayalı dinamik ve kapsayıcı toplum, rekabetçi insan sermayesi, Büyük Dönüş Programı, temiz çevre ve 'yeşil kalkınma' ülkesi içermektedir."
Musayev, Azerbaycan'daki mayın tehlikesinin ölçeği ve büyüklüğünün ulusal insani mayın temizleme kapasitesi ve çabaları için artırılmış sorumluluk, güçlü dayanışma ve uluslararası destek sağlanmasını gerektirdiğini belirtti:
"Savaş sonrası mayın kurbanlarının sayısı 409'a ulaştı, bunlardan 71 kişi öldü, 338 kişi ağır yaralandı, çoğunluğu sivillerdir."
Büyükelçi kayıp kişiler ve toplu mezarlarla ilgili duruma değinerek şunları kaydetti: "1990'lı yılların başından itibaren çatışma ile ilgili kayıp olan yaklaşık 3.990 Azerbaycanlının kaderi hala bilinmiyor. İşgalin ve çatışmanın sona ermesinden sonra özgürleştirilen topraklarda 28 toplu mezar ve diğer gömü yerlerinde 187 kişinin kalıntıları bulundu. Bu mezarlar sivillerin ve uluslararası insancıl hukuk tarafından korunan kişilerin kasten öldürülmesini ortaya çıkarıyor."
Musayev, ayrıca Azerbaycan'ın çatışma sırasında işlenen çok sayıda vahşeti ulusal mevzuata ve uluslararası hukuk yükümlülüklerine tam uygun olarak araştırdığını ve suçluları sorumlu tutmak için kararlı adımlar attığını belirtti:
"Ciddi suçlarla suçlanan kişilere hukuki yardım sağlanıyor, aileleriyle düzenli iletişim kuruyorlar ve aynı zamanda Ombudsman tarafından ziyaret ediliyorlar. İlgili uluslararası mekanizmalar onların özgürlükten yasadışı yoksun bırakıldıkları iddialarını açıkca reddetmiştir."