Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 25 Eylül'de New York'ta BM Genel Kurulu 80. oturumunda konuşma yaptı.
Oxu.Az AZƏRTAC'a dayanarak Devletimizin Başkanı'nın konuşma metnini taktim ediyor.
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in konuşması:
- Hanımefendiler ve beyefendiler.
Uzun yıllar boyunca ben bu kürsüden Azerbaycan'a karşı gerçekleştirilen saldırı, işgal ve adaletsizlik trajedileri hakkında konuştum. Bugün ise zafere ve barışa götüren uzun yolumuzdan, Azerbaycan tarihinde yeni dönemden, Vatan Savaşı ile işgale nasıl son verildiğinden, barışı siyasi yollarla nasıl sağladığımızdan konuşacağım.
Otuz yıla yakın zamanda Azerbaycan'ın egemen topraklarının yaklaşık yüzde yirmisi Ermenistan'ın askeri işgali altında kaldı. Ermenistan'ın gerçekleştirdiği etnik temizleme politikası ve savaş suçları sonucunda bir milyon Azerbaycanlı kendi yurdundan, yuvasından edildi. Onların temel insan hakları kaba şekilde ihlal edildi. BM Güvenlik Konseyi'nin 1993 yılında kabul ettiği dört kararda Ermenistan silahlı kuvvetlerinin işgal olunan bölgelerden derhal, tam ve herhangi bir koşul olmaksızın çıkarılması talep edildi. Maalesef bu kararlar hiçbir zaman uygulanmadı. Ermenistan uluslararası toplum tarafından hiçbir yaptırıma maruz bırakılmadığı için kararları gösterişli şekilde umursamadı.
1992 yılında çatışmanın çözümü için kurulan AGİT'in Minsk grubu görevini yerine getiremedi. Onun eş başkanları uluslararası hukukun norm ve prensiplerini sağlamak yerine, statükoyu korumaya ve çatışmayı dondurmaya çalıştılar.
Otuz yıla yakın zamanda devam eden sonuçsuz görüşmelerden sonra 2020 yılında Azerbaycan, BM Şartı'nın 51. maddesi uyarınca kendini savunma hukukunu kullanmaya mecbur kaldı. Ermenistan savaş zamanı şehirlerimize ve köylerimize balistik füzeler attı, onları misketli mermilerle bombaladı, 100'den fazla masum sivil vatandaşımızı katletti. Azerbaycan ise savaşı uluslararası insancıl hukuka tam şekilde uymakla yürüttü. Biz sivil insanların savunmasını sağladık, askeri olmayan altyapıyı hedef almaktan çekindik. 44 günlük Vatan Savaşı zamanı Silahlı Kuvvetlerimiz işgal altındaki kurtardı, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü uluslararası hukuka ve BM Güvenlik Konseyi'nin ilgili kararlarına uygun şekilde yeniden sağladı.
10 Kasım 2020, Ermenistan'ın kapitülasyonu ve yaklaşık 30 yıllık işgalin ardından Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünün yeniden sağlanması gibi tarihe geçti.
Azerbaycan, Zafer Savaşı'nın hemen ardından toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin karşılıklı olarak tanınması temelinde Ermenistan ile ilişkilerinde yeni sayfa açmaya hazır olduğunu beyan etti. Biz uluslararası hukuka dayanan beş temel prensip ileri sürdük. Daha sonra bizim inisiyatifimizle proje metni üzerinde Ekim 2022'den 2025'in yazına kadar devam eden görüşmeler süreci başladı. Farklı provokasyonlara rağmen, görüşmeler yalnız iki taraflı temelde yürütüldüğüne, her hangi dış müdahale olmadığına göre olumlu sonuçlar verdi.
Bu yıl 8 Ağustos'ta Washington'da Beyaz Saray'da ABD, Azerbaycan ve Ermenistan liderlerinin katılımıyla Azerbaycan ve Ermenistan'ın dışişleri bakanları barış anlaşması metnini parafladılar. O gün Azerbaycan Cumhurbaşkanı ve Ermenistan Başbakanı Ortak Bildiri imzaladılar. ABD Başkanı Donald Trump da buna şahit kısmında imza attı. Bununla birlikte, Azerbaycan ve Ermenistan daha barış sürecine ait olmayan eskimiş mekanizma gibi AGİT Minsk grubunun ve ilgili kuruluşların kapatılması için ortak başvuruda bulundular. Böylece, 1 Ekim'de AGİT bu kuruluşların kalıcı olarak kapatılmasıyla ilgili karar kabul etti.
Bölgesel bağlantılar, kalıcı barış vizyonumuzun esasını teşkil etmekte. Washington Zirvesi'nin önemli sonuçlarından birisi Zengezur Koridoru'ndan kesintisiz geçişi sağlayacak ve bölgesel bağlantıyı güçlendirecek olan Trump Uluslararası Barış ve Refah Rotası'dır (TRIPP).
Washington Zirvesi, aynı zamanda Azerbaycan-ABD ilişkilerinde yeni bir aşamanın başlangıcına işarettir. Azerbaycan ile Birleşik Devletler arasında Stratejik Ortaklık Şartı'nın hazırlanması amacıyla Stratejik Çalışma Grubu'nun oluşturulması hakkında iki hükümet arasında Mutabakat Zaptı'nı Başkan Donald Trump ile birlikte imzaladık.
Aynı zamanda Başkan Trump'ın 1992 yılında "Özgürlüğe Destek Yasası"na 907 Sayılı Düzeltme şeklinde Azerbaycan'a karşı uygulanan yaptırımların uygulanmasını durdurma kararı da tarihi bir adımdır. ABD Senatosu'nun 907. Sayılı Düzeltmeyi kalıcı şekilde yürürlülükten kaldırmakla, Azerbaycan'ın küresel güvenlik ve istikrara katkı sağladığı bir dönemde karşılıklı güven ve iş birliğini güçlendire bilirdi.
Genel olarak ABD'ye ağustos ayında ziyaretim zamanı varılan anlaşmalar tarihi önem taşımaktadır.
Azerbaycan-ABD ilişkilerinde yeni sayfa açtığı, ilişkileri stratejik ortaklık seviyesine yükseltme kararına ve Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecine desteği için ABD Başkanı Donald Trump'a teşekkür ediyorum.
Azerbaycan 2020 yılında Vatan Savaşı'nda Zafer'den hemen sonra özgürleştirilen bölgede geniş çaplı imar programına başladı. Ermenistan işgal döneminde yüzlerce şehir ve köylerimizi yerle bir etti, 65 camiyi kasıtlı şekilde yıktı. Savaş suçluları tarafından 30 yıla yakın zamanda yönetilen Ermenistan'ın politikası buydu. Biz ise yerle bir edilen köy ve şehirlerimizi yeniden kuruyoruz. "Büyük Dönüş" Programı çerçevesinde artık 50 binden fazla insan özgürleştirilen topraklarda yaşıyor, çalışıyor ve eğitim alıyor.
Çatışma sonrası dönemde Azerbaycan'ın karşısında duran en büyük insani sorunlardan biri de Ermenistan işgali döneminde yerleştirilmiş mayınların yarattığı tehlikedir. 2020 yılının Kasım ayından bu güne kadar 400'den fazla Azerbaycanlı sivil ve askerin mayın patlamaları sonucunda hayatını kaybetti veya ağır yaralandı. Bu geniş mayın tehdidi göçmenlerin güvenli dönüşüne ve imar projelerinin uygulanmasına engel oluşturuyor.
Benzer şekilde, 1990'ların başından bu yana Ermeni saldırganlığı ve işgali sırasında kaybolan yaklaşık dört bin Azerbaycanlının trajik kaderi de özel bir ilgi ve eylem gerektiriyor.
Hanımefendiler ve beyefendiler, küresel zorluklar söz konusu olduğunda, yanıtların kapsayıcı, adil ve evrensel olması gerektiğine inanıyoruz.
Azerbaycan, birçok inisiyatifle sürdürülebilir çözümleri teşvik etme konusunda net şekilde kararlılık gösterdi.
Geçtiğimiz yıl, iklim eylemi, yeşil dönüşüm ve finansmana adil erişim konularında önemli sonuçlar elde eden COP29'a ev sahipliği yapmaktan gurur duyduk. COP29"un ev sahibi olarak, tüm tarafların, özellikle de gelişmekte olan ülkelerin seslerinin duyulmasını sağlayarak, iddialı ve dengeli sonuçlara yönelik müzakerelere öncülük ettik.
COP29'da kabul edilen ve Bakü Finans Hedefi olarak da bilinen Yeni Toplu Niceliksel Hedef (NCQG), küresel iklim finansmanında tarihi süreçtir. Bu taahhüt, gelişmiş ülke kaynaklarından gelişmekte olan ülkelere iklim finansmanının seferber edilmesi hedefini, 2035 yılına kadar yılda 100 milyar ABD dolarından yılda en az 300 milyar ABD dolarına çıkarmayı amaçlamaktadır. Azerbaycan ayrıca, Paris Anlaşması'nın 6. Maddesi uyarınca uzun zamandır beklenen karbon piyasaları çerçevesini başarıyla tamamlayarak, Paris Anlaşması'nın kabulünden dokuz yıl sonra tam olarak faaliyete geçmesini sağladı. İklim değişikliğinden etkilenen savunmasız topluluklara temel destek sağlayan Kayıp ve Hasar Müdahale Fonu'nun tam olarak faaliyete geçmesi için COP29'da birkaç önemli anlaşma imzalandı.
Yeşil geçişe kararlılıkla bağlı kalsak da, gerçekçi olmayan hedefler koymamalıyız. Dünya bugün ve öngörülebilir gelecekte fosil yakıtlar olmadan varlığını sürdüremez.
Enerji güvenliği barış, bölgesel bağlantı ve ekonomik kalkınmayla bağlantılıdır. Azerbaycan, bu hedeflere küresel ölçekte ulaşmada aktif rol oynamaya devam etmektedir. Azerbaycan, birçok ülkenin enerji güvenliğini sağlamada güvenilir ve vazgeçilmez ortak olarak kendini kanıtlamıştır. Çeşitlendirilmiş petrol ve doğalgaz boru hatları aracılığıyla Hazar bölgesini uluslararası pazarlara bağlamada stratejik rol oynuyoruz.
Şu anda 14 ülkeye doğal gaz ihraç ediyoruz. Bununla Azerbaycan, boru hattı aracılığıyla gaz temin eden ülkelerin arasında dünyada birinci sırada yer alıyor. Bu, Avrupa ve ötesinde enerji güvenliğini sağlama ve tedarik rotalarını çeşitlendirme konusundaki stratejik rolümüzü yansıtmaktadır. Ayrıca, Azerbaycan ve Suriye, enerji tedariki, altyapı geliştirme ve çatışma sonrası yeniden yapılanmaya odaklanarak ikili ortaklıklarını son zamanlarda güçlendirmiştir. Azerbaycan, bu yılın Ağustos ayından bu yana Türkiye üzerinden Suriye'ye doğal gaz tedarik etmeye başlayarak ülkenin elektrik sıkıntısını önemli ölçüde azaltmıştır.
Azerbaycan, güneş, rüzgar ve hidroelektrik gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına da büyük yatırımlar teşvik etmektedir. 2030 yılına kadar enerji üretimimizin yaklaşık %40'ı yenilenebilir kaynaklardan sağlanacaktır.
Doğu-Batı ve Kuzey-Güney koridorları gibi bağlantı projeleri ülkemizden geçmektedir. 2022 yılından bu yana Orta Koridor üzerinden kargo taşımacılığında yaklaşık %90'lık artışa tanık olduk. Koridor boyunca geçiş süreleri önemli ölçüde kısalmıştır. Hazar Denizi'ndeki en büyük ticaret filosu, önümüzdeki yıllarda yıllık 25 milyon ton kapasiteye ulaşacak olan Elet Uluslararası Ticaret Limanı, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu, 9 uluslararası havalimanı, bölgenin en büyük kargo havayolu şirketi ve diğer faktörler Azerbaycan'ı uluslararası ulaşım merkezlerinden biri haline getirmiştir.
Dijital bağlantı alanında büyük iş birliği potansiyeli bulunmaktadır. Azerbaycan, "Dijital İpek Yolu" gibi önemli bir proje aracılığıyla dijital dönüşüm girişimini ilerletmektedir. Bu proje, Hazar Denizi'nin dibinde gelişmiş fiber optik kablo ağı inşa etmeyi de içeriyor. Bu ağ, Azerbaycan'ın önemli bir bölgesel dijital merkez haline gelmesini sağlayacak.
Petrol ve gaz sektörünün yanı sıra, Azerbaycan ekonomisini çeşitlendirmeye, petrol dışı sektörü geliştirmeye ve reformlar ve şeffaflık yoluyla yatırım ortamını iyileştirmeye odaklanarak önemli ekonomik büyüme elde etti. Yoksulluk ve işsizliğin tarihi düşük seviyesi olan %5'e düşürülmesi de ülkemizin daha bir başarısı.
Son zamanlarda, iki önde gelen uluslararası derecelendirme kuruluşu (Moody's ve Fitch), Azerbaycan'ın notunu yükseltti. Azerbaycan, çok güçlü dış dengesi, düşük kamu borcu ve büyük devlet fonu varlıkları gibi temel güçlü yönlerini öne sürülmekle olumlu bir yatırım notu aldı. Bu, ülkemizdeki ekonomik istikrar düzeyini, güçlü mali disiplini ve elverişli yatırım ortamını teyit ediyor. Dış borcumuz, GSYİH'nin yalnızca %6,5'i seviyesinde ve bu da dünyanın en düşük göstergelerinden birisi. Azerbaycan'ın döviz rezervleri, dış borcumuzun yaklaşık 16 katı.
2022'de, Hazar Denizi'ne Kıyısı Olan Ülkeler Devlet Başkanları Zirvesi'nde Hazar Denizi'ndeki çevresel bozulma konusunu gündeme getirdim. Bugün durum daha da acı. Hazar Denizi hızla daralıyor. Bunun temel nedeni iklim değişikliği değil. Öngörülemeyen sonuçları olan ekolojik bir felaketi durdurmak için Hazar Denizi'ne kıyısı olan ülkelerin ortak çabaları gerekiyor. Azerbaycan da bu sorunu çözmek için BM ile yakın bir şekilde çalışmaya hazır.
Hanımefendiler ve beyefendiler, Azerbaycan küresel düzeydeki insani yardım çalışmalarıyla gurur duyuyor. Doğal afetlere, çatışmalara ve sağlık krizlerine müdahale ediyoruz. Krizlerden etkilenen ülkelere yardım sağlıyoruz. Azerbaycan, COVID-19 salgınına yanıt olarak 80'den fazla ülkeye koruyucu ekipman, tıbbi cihaz ve aşı bağışladı ve finanse etti.
Azerbaycan yeni bir döneme girdi. Hem savaşı hem de barışı kazandık. İşgali sona erdirdik ve yeniden inşa çalışmalarına başladık. Adalet zafer kazandı, egemenlik güçlendi ve barış fiilen sağlandı. Bu olumlu deneyimi paylaşmaya hazırız.
Son yıllarda elde ettiğimiz başarılar sadece Azerbaycan'ın zaferi ve başarısı değil. Aynı zamanda uluslararası hukukun nihai olarak üstün geldiğinin de kanıtıdır.
Vizyonumuz net. Bunlar, uluslararası hukuka dayalı barış ve kalkınma, devletlerin içişlerine karışmama, karşılıklı saygı ve iş birliğidir.
Gelin, birlikte çifte standartların ortadan kalktığı, adaletin seçici olmadığı, hukukun üstünlüğüne saygı duyulduğu, barışın sadece sözlerle değil, pratik adımlarla sağlandığı bir dünya kuralım.
Teşekkürler.
25 Eylül'de BM'nin New York'taki Genel Merkezi'nde BM 80. Genel Kurulu çerçevesinde önemli görüşmeler gerçekleştirildi.
Oxu.Az'ın haberine göre, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, görüşmelerde konuşma yaptı.