5 Mart'ta Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in başkanlığında Güvenlik Konseyi toplantısı düzenlendi.
Devlet Başkanı toplantıda konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in konuşması:
"Bugün İran tarafından Azerbaycan topraklarına karşı, Azerbaycan devletine karşı terör eylemi gerçekleştirilmiştir. Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin toprakları İran devleti tarafından insansız hava araçlarıyla ateş altına alınmıştır. Ateşin hedefleri sivil tesislerdi. Nahçıvan Uluslararası Havalimanı, terminal binası, okul ve diğer hedefler İran tarafından alçakça ateşe maruz kalmıştır. Azerbaycan devleti bu çirkin terör eylemini kararlılıkla kınıyor, bunu gerçekleştirenlerin hemen hesap vermesi gerekmektedir. Azerbaycan tarafına İran yetkilileri tarafından açıklama yapılmalı, özür dilenmeli ve bu terör eylemini gerçekleştirenlerin cezai sorumluluğa çekilmesi gerekmektedir.
Bu ilk kez değil ki, İran devleti Azerbaycan'a ve Azerbaycanlılara karşı terör eylemleri gerçekleştiriyor. Hepimiz iyi hatırlıyoruz ki, bir süre önce Azerbaycan'ın Tahran'daki büyükelçiliği bir terör saldırısına maruz kalmıştı. Büyükelçiliğe saldıran kişi, İran özel servisleri tarafından talimatlandırılmış ve Azerbaycan vatandaşlarına karşı kanlı bir terör eylemi gerçekleştirmiştir. Bu saldırı sonucunda bir vatandaş hayatını kaybetmiş, bir vatandaş ise ağır yaralanmıştır. Ayrıca belirtmeliyim ki, Azerbaycan özel servislerinin silahsız temsilcisi, otomatik Kalashnikov, Molotof kokteyli ve balta ile silahlanmış teröristi etkisiz hale getirmiştir. O zaman da hiçbir şüphemiz yoktu ki, bu eylemi gerçekleştiren İran devletidir. Çünkü bu terör eylemi hem büyükelçilik içinde hem de çevresinde yaklaşık 40 dakika sürmüştü. Bu 40 dakika boyunca tek bir güvenlik veya polis görevlisi bile büyükelçiliğe yaklaşmamıştı. Açıkça ortadaydı ki, Azerbaycan'ı korkutmak ve Azerbaycan'a karşı çirkin eylemlerini gerçekleştirmek amacıyla bu terör eylemi İran devlet kurumlarının en üst düzeylerinden talimatla yapılmıştır.
Bildiğiniz gibi, o zaman Azerbaycan bu olaya çok sert tepki göstermiş, Azerbaycan büyükelçiliği İran'dan tahliye edilmiş ve tüm diplomatik ilişkiler durdurulmuştu. İran tarafı bizden özür dilemeye ve suçunu kabul etmeye zorlanmıştı. Bu terör eylemini gerçekleştiren kişiye, bizim ısrarımızla, en ağır ceza verilmişti. Hatta uzun süre bu cezayı uygulamaya ilgisiz kalan, hatta suçluyu kurtarmaya çalışan İran devleti, teröristi Azerbaycan temsilcilerinin gözleri önünde idam etmek zorunda kalmıştı.
Bu sefer de cevap aynı olacak. Biz, Azerbaycan'a karşı gerçekleştirilen bu asılsız terör eylemi ve saldırıyla asla barışmayacağız. Silahlı Kuvvetlerimize, karşılık önlemlerinin hazırlanması ve uygulanması için talimat verilmiştir.
İran tarafına, özellikle geçen yıl yaşanan çatışmalardan sonra defalarca bildirilmiştir ki, Azerbaycan toprakları hiçbir komşu devlete karşı kullanılmayacaktır. Biz buna izin vermeyeceğiz, bugüne kadar da hiç izin vermedik. Elbette, geçen yaz ve sonrasında İran'dan bize asılsız suçlamalar yöneltiliyordu. İran devlet kurumlarının kontrolündeki medya kaynakları, Azerbaycan'ı karalamak ve İran"da yaşayan soydaşlarımızın fikirlerini değiştirmek için Azerbaycan'a karşı çirkin bir karalama kampanyası yürütüyordu. Çünkü iyi biliyorlar ki, bugün bağımsız Azerbaycan devleti, İran'da yaşayan birçok Azerbaycanlı için de bir umut yeridir. Yani, bizi karalamak, bize iftira atmak ve gözden düşürmek İran kamuoyuna karşı bu amacı güdüyordu. Bunun hiçbir temeli yoktu. Azerbaycan ne o zaman ne de bu sefer İran'a karşı herhangi bir operasyon yapmamaktadır ve yapmayacaktır. Çünkü bizim duruşumuz budur. Komşu ülkelere karşı herhangi bir operasyon yapmaya ne ilgimiz var ne de politikamız buna izin verir. Biz kendi toprak bütünlüğümüzü koruyoruz ve koruduk. Ermenistan işgaline son verdiğimiz gibi, herhangi bir kötü niyete karşı gücümüzü göstermeye hazırız ve İran bunu unutmamalıdır. Onların gerçekleştirdiği bu terör eylemi, tüm diğer çirkin unsurların yanında büyük bir nankörlük örneğidir.
Olaylar meydana gelir gelmez onlara haber gönderdik ve başsağlığı dileklerimizi ilettik. Dışişleri Bakanı, benim talimatımla muhatabı ile görüştü. Ben de onların büyükelçiliğine gidip başsağlığı dileklerimi ilettim. Oysa benden başka hiçbir devlet başkanı İran"ın hiçbir büyükelçiliğine gitmedi. Yani bunu değerlendirmemek, küçümsemek ve kendilerini alçak, nankör şekilde göstermek kimseye şeref kazandırmaz. Bu şerefsizler, bize karşı bu terör eylemini gerçekleştirenler pişman olacaklar. Gücümüzü sınamasınlar. Gücümüzü sınamak isteyenlerin başı "Demir Yumruk" ile parçalanır. Bugünkü olay da aynı sonucu doğuracak. Bu nedenle bu konu ile ilgili bir eylem planı hazırlanmalıdır. Tüm talimatlar verilmiştir. İran"ın Azerbaycan'daki büyükelçisi Dışişleri Bakanlığı'na çağrıldı, nota verilecek ve diğer diplomatik adımlar atılacaktır. Sınırlarla ilgili gerekli talimatlar verilmiştir.
Ayrıca belirtmeliyim ki, bu sabah bana bilgi verildi; İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Bakü'yü arayarak, İran büyükelçiliğinin Lübnan'da kalan personelinin tahliyesi konusunda Azerbaycan'dan yardım talep etti. Çünkü onların imkanı yoktu. Bana sunum yapıldı ve ben hemen talimat verdim, yardım edilsin, uçak gönderilsin. Hatta dediler ki bunun parasını da ödemeye hazırız. Ben dedim ki gerek yok, zor durumda iken biz yardım etmezsek, ne zaman yardım edeceğiz? Tüm bunlara rağmen alçakça ve namertçe, uydurma şekilde Nahçıvan'a saldırmak mı?! Bu leke onların çirkin ve kötü yüzlerinden asla silinmeyecek. Bu nedenle tüm diplomatik yollarla gerekli önlemler alınacaktır. Bizim Silahlı Kuvvetlerimiz - Savunma Bakanlığı, Devlet Sınır Servisi ve diğer tüm Özel Kuvvetler birinci derecede seferberlik durumuna getirildi ve her türlü operasyonu gerçekleştirmeye hazır olmalıdır. Şimdilik bu kadar.
Azerbaycan halkını sürecin gidişatı hakkında bilgilendireceğiz. Savunma Bakanlığı'nın açıklaması zaten basında yayınlanmıştır. Azerbaycan halkı emin olmalıdır ki, herhangi bir kötü niyetli güç bize karşı "Demir Yumruk"umuzu görecektir."