Azerbaycan enerji alanında petrolden deniz rüzgarı ve hidrojene doğru stratejik dönüş yapıyor ki, bu da NATO ve enerji güvenliği için yeni perspektifler yaratıyor.
Oxu.Az'ın haberine göre, The National Interest dergisinde yayınlanan makalede bu alandaki önemli dinamiklerden bahsediliyor.
Azerbaycan'ın yeşil enerji stratejisi
Modern enerji anlaşmaları genellikle daha az dikkat çekse de, önemi az değil. Bu alandaki en son örnek COP29 çerçevesinde SOCAR ile Orta Doğu'nun önde gelen enerji şirketleri ACWA Power (Suudi Arabistan) ve Masdar (BAE) arasında imzalanan 3,5 gigavatlık deniz rüzgar enerjisi Mutabakat Zaptı'dır.
Bu proje Azerbaycan'ın 2030 yılına kadar elektrik enerjisinin %30'unu yeşil kaynaklardan elde etme stratejisine uygundur. Üretimin 4 gigavatı ihraç edilecek.
Deniz rüzgar enerjisinin potansiyeli
Azerbaycan'ın deniz rüzgar enerjisi potansiyeli küresel ölçekte önemli bir yer tutuyor. Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi'nin verilerine göre, ülke bu alanda Avustralya, Sri Lanka ve Türkiye ile birlikte dünyanın önde gelen dörtlüsünde yer alıyor. Hazar Denizi'nin Azerbaycan sektöründe söz konusu potansiyel 157 GW gücündedir.
Hidrojen üretiminin gelişimi
SOCAR doğal gazdan mavi hidrojen üretimine hazırlanıyor. Paralel olarak, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası bu projelere mali destek sağlıyor ki, bu da Avrupa Birliği'nin 2050 yılına kadar enerji ihtiyacının %10'unu hidrojenle karşılama stratejisine uygundur.
Rusya'dan enerji bağımlılığının azaltılması
Şu anda yeni Güney Yeşil Koridoru konsepti hazırlanıyor. Bu, 1990-2000'li yıllarda NATO tarafından desteklenen Güney Gaz Koridoru'nun modern devamıdır. Proje Avrupa'nın enerji güvenliğini güçlendirmek için tasarlanmıştır.
NATO için yeni güvenlik öncelikleri
Deniz rüzgar çiftlikleri ve alternatif enerji altyapısının korunması NATO için yeni bir güvenlik alanına dönüşüyor. Azerbaycan'ın enerji çeşitlendirmesi ve yeşil enerjiye geçiş süreci bölgenin güvenliğine önemli katkı sağlayabilir.
NATO'nun Hazar havzasında alternatif enerji projelerine desteği hem enerji güvenliğini güçlendirecek, hem de Rusya'nın enerji alanındaki nüfuzunu zayıflatacak. Bu sürecin başarılı bir şekilde hayata geçirilmesi için Azerbaycan ile yakın işbirliği önemlidir.