Cumhurbaşkanlığı İdaresi'nin eski başkanı Ramiz Mehdiyev'in ceza davası, Azerbaycan'ın bölgede güçlenmesine karşı her şekilde mücadele eden güçlere indirilen ağır bir darbe oldu. Ancak sürecin devamında bir dizi önlemin de alınması kaçınılmazdı. Bu bağlamda Azerbaycan Halk Cebhesi Partisi (AHCP) başkanı Ali Kerimli ve partinin yönetim kurulu üyesi Mammed İbrahim'in evinde Devlet Güvenlik Hizmeti (DGH) tarafından arama yapılması da tam olarak bu açıdan değerlendirilmelidir.
Oxu.Az'ın konuyla ilgili elde ettiği bilgiler gösteriyor ki, Devlet Güvenlik Hizmeti'nin bugün gerçekleştirdiği arama operasyonları Ramiz Mehdiyev davasının devamı olmakla birlikte, aynı zamanda önleyici tedbir olarak nitelendiriliyor.
Şüphesiz ki, komşu Rusya'nın Kafkasya ile ilgili çıkarları her zaman güncel olmuştur. Ancak bir gerçek de var ki, bugün Rusya'nın dikkati esas olarak Ukrayna cephesine odaklanmış durumda. Jeopolitik süreçler gösteriyor ki, Rusya-Ukrayna savaşı artık belki de son aşamasını yaşıyor. Her halükârda bu sorunun çözümü yakın gelecekte Rusya için her zamankinden daha yakındır.
Ukrayna cephesindeki ara veya herhangi bir ateşkes, kuzey komşumuzun çıkarlarının öncelikle Güney Kafkasya'ya yönelmesine neden olacaktır. Böyle bir durumda ise bölgenin lider ülkesi, yeni gerçeklikler yaratmış olan Azerbaycan ilk hedef olabilirdi.
Süreçlerin gidişatının mantıksal sonucu da tam olarak Mehdiyev davası ile ilgilidir. Ülkeyi içten karıştırmak, darbe girişimi... Tüm bunlarla artık Azerbaycan kamuoyu Ramiz Mehdiyev'in ceza davası üzerine ortaya çıkan gerçekler ışığında tanışıktır. Kamuoyunun Ali Kerimli'nin AHCP'si ile ilgili bildiği noktalar da bu partinin söz konusu çıkarlar için kullanıldığına şüphe bırakmıyor.
Eğer Ramiz Mehdiyev'in planları ifşa edilmeseydi ve "gri kardinal" amacına ulaşsaydı, şüphesiz ki bu ihanetin itici gücü daima radikal davranışlarıyla öne çıkan, her zaman Azerbaycan'ın devlet çıkarlarına karşı çıkan AHCP olacaktı.
Bu bakımdan DGH'nin bugün gerçekleştirdiği önleyici tedbirlerin söz konusu ihanet planlarını beşiğinde boğmak için zamanında atılmış adımlar olduğunu vurgulamak ve kamuoyunun dikkatine sunmak gerekir.
Çünkü Ramiz Mehdiyev'in darbe planları ve bu yolda kendi devletinin çıkarlarını Rusya'ya satmasının önüne geçmek ne kadar önemliyse, süreçte AHCP'nin zamanında etkisiz hale getirilmesi de devlet güvenliğimiz için o kadar önemli bir nokta sayılmalıdır.
Ali Kerimli ile ilgili ise belirtilmelidir ki, arama operasyonu birçok gerçeği ortaya çıkarabilir. Nihai karar yalnızca gerçeklerin araştırılmasından sonra verilecek olsa da, gelecek ve geçmiş AHCP ve onun başında duran kişiler için aydınlık olan hiçbir şey vaat etmiyor.
Orhan Tagiyev