Diplomatic World Sweden sitesinde 2-4 Haziran'da Bakü Enerji Haftası çerçevesinde düzenlenen Bakü Enerji Forumu'na adanmış bir makale yayınlandı.
Oxu.Az AZERTAC'a atıfta bulunarak, yayının Azerbaycan'ın yıkılmış post-Sovyet cumhuriyetinden Avrupa'nın temel enerji ortağına dönüşümünün etkileyici dönüşümünü vurguladığını bildiriyor.
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in konuşmasının etkinlik katılımcılarında güçlü bir izlenim bıraktığı belirtildi. Cumhurbaşkanı'nın geçen yüzyılın 90'lı yıllarının başında ülkedeki durumu "enflasyon yüzde 1000'e ulaşıyordu, her yerde yoksulluk hüküm sürüyordu, yüz binlerce Azerbaycanlı etnik temizliğe maruz kaldı" sözleriyle karakterize etmesi sebebiyle, sonraki dönüşümlerin ölçeği daha da şaşırtıcı görünüyor.
Makalede, stratejik kararlar ve siyasi irade sayesinde ülkenin krizden çıkabildiği ve sürdürülebilir kalkınma yoluna girdiği belirtildi: "Bugün Azerbaycan 12 ülkeye doğal gaz ihraç ediyor. 2023 yılında tedarik hacmi 25 milyar metreküp oldu ve 2030 yılına kadar ülke ihracat gücünü 8 milyar metreküp daha artırmayı planlıyor. Aynı zamanda, yenilenebilir enerji sektörü aktif olarak gelişiyor: 6,5 gigavatlık yeni kaynaklar oluşturuluyor ki bu da ülkenin toplam enerjisinin yaklaşık yüzde 35'ini oluşturacak."
Makalede Güney Gaz Koridoru'na - Hazar Denizi'ni Avrupa pazarlarıyla birleştiren 3.500 kilometrelik altyapıya özel dikkat çekiliyor. Bu proje sadece bir mühendislik başarısı değil, aynı zamanda jeopolitik bir sıçrama olarak nitelendiriliyor.
Yazıda, Azerbaycan'ın sadece hidrokarbon tedarikçisi değil, aynı zamanda güneş ve rüzgar enerjisine aktif yatırım yapan bir yenilikçi olduğu vurgulanıyor. Hazar Denizi'ndeki rüzgar enerjisi potansiyeli şimdiden Finlandiya ve Norveç'in önde gelen şirketlerinin ilgisini çekmiş durumda. Onların katılımı insani motivasyonlarla değil, ülkenin teknolojik ve yatırım potansiyelinin tanınmasıyla ilgilidir.
Yayın sonuç olarak, Azerbaycan'ın Avrupa'nın enerji mimarisinde sağlam bir pozisyon elde ettiğini, sadece trendleri takip eden değil, aynı zamanda gündemi şekillendiren güvenilir bir ortağa dönüştüğünü belirtiyor. Azerbaycan'ın örneği, stratejik düşüncenin, ileri görüşlülüğün ve sürdürülebilir kalkınmaya yatırımın bir ülkeyi nasıl değiştirebileceğine ve uluslararası arenada konumunu nasıl güçlendirebileceğine dair bir örnektir.