Ermenistan'ın Azerbaycan'a karşı askeri saldırısı sonucunda barış ve insanlık karşıtı suçlar, savaş suçları, saldırgan savaşın hazırlanması ve yürütülmesi, soykırım, savaş kanun ve kurallarını ihlal etme, ayrıca terörizm, terörizmi finanse etme, zorla iktidarı ele geçirme, zorla tutma ve diğer çok sayıda suçları işlemekle suçlanan Ermenistan Cumhuriyeti vatandaşları Arayik Arutyunyan, Arkadi Gukasyan, Bako Saakyan, Davit İşhanyan, David Babayan, Levon Mnatsakanyan ve diğerlerinin hakkındaki ceza davalarıyla ilgili açık mahkeme duruşması 27 Ekim'de devam etti.
Oxu.Az'ın AZƏRTAC'dan aktardığı habere göre, Bakü Askeri Mahkemesi'nde hakimler Zeynal Ağayev başkanlığında, Camal Ramazanov ve Anar Rzayev'den oluşan heyet (yedek hakim Günel Semedova) ile gerçekleştirilen mahkeme oturumunda sanıkların her biri bildikleri dilde tercüman, ayrıca savunmaları için avukatlarla sağlanmıştır.
Oturumda sanıklar, savunucuları, mağdurların bir kısmı, onların yasal varisleri ve temsilcileri, ayrıca devlet iddiasını savunan savcılar katıldılar.
Mahkeme oturumunda mağdurların ve mağdurların yasal varislerinin ifadeleri açıklandı.
Mağdur - Azəravtoyol Açık Anonim Şirketi'nin 1 numaralı yol-ulaşım idaresinin sürücüsü Nadir Bedir oğlu Seyidov ifadesinde, kullandığı ekskavatörün 2021 yılı Kasım ayının 19'unda Zengilan bölgesi topraklarında düşmanın döşediği mayına bastığını belirtmiştir. Patlama sonucunda kendisi ve yanında bulunan Renad Ağababayev yaralanmışlardır.
Mağdur Beykişi Musa oğlu Zeynalova'un açıklanan ifadesine göre, 2020 yılı Eylül ayının 27'sinde Ağdam'ın Karadağlı köyünde yaşadığı eve Ermenistan silahlı kuvvetlerinin attığı merminin düşmesi sonucunda çeşitli vücut yaraları almış, evi eşyalarla birlikte kullanılamaz hale gelmiştir.
Açıklanan ifadelere göre, mağdur Mehman Fikret oğlu Hasanov 2023 yılı Eylül ayının 19'unda Ağdam ilçesinin Mollalar köyü bölgesinde düşmanın attığı merminin, mağdur Hüseyin Mahir oğlu Guliyev aynı tarihte Ağdere ilçesinin Canyatak köyü bölgesine atılan merminin patlaması, İmran Elman oğlu Hasenli ise aynı yıl Eylül ayının 20'sinde Ağdere ilçesi yönüne açılan ateşler sonucunda vücut yaraları almışlardır.
Açıklanan diğer ifadelere göre, mağdur şahıs Samir Vagif oğlu Farzaliyev'in yasal varisi Siyafar Ali kızı Farzaliyeva evladının 2020 yılı Eylül ayının 27'sinde, mağdur şahıs Mirrahim Mirmehdi oğlu İsmayılov'un yasal varisi Mirmehdi İsmail oğlu İsmayılov ise evladının aynı yıl Ekim ayının 2'sinde Terter ilçesinin Sukovuşan köyü istikametinde hayatını kaybettiklerini bildirmişlerdir.
Mağdur Tevon Tağıyev'in ifadesinde belirtildiğine göre, Ermenistan silahlı kuvvetlerinin 1992 yılı Şubat ayının 16'sında yaşadığı Hocavend ilçesinin Karadağlı köyüne saldırısı sırasında kendisini, diğer köy sakinlerini ve askerleri rehin ve esir almışlar. Ermenistan askerleri onları Hankendi istikametinde götürmüşler. O, Kamonu, Samvel'i ve Abo'yu tanımış. Ermenistan askerleri yolda Şahmurad Hüseynov'u, Habib Hüseynov'u ve Zahid Halilov'u öldürmüşler. Hankendi'de tutulduktan sonra Vartan Balayan onunla birlikte 12 kişiyi Hocavend'e getirmiş. Onlar değiştirilecekleri güne kadar Hocavend'de tutulmuşlar. Hocavend'de bulundukları süre içinde Ermenistan askerleri onlara işkenceler yapmışlar. Oğlu Telman Tağıyev Karadağlı köyünde Ermenistan askerleri tarafından öldürülmüş, cesedini alamamış.
Babek Hasan oğlu İlyasov'un ifadesinde vurgulandığı üzere, 1993 yılı Mart ayının 31'inde Kelbecer ilçesinde Tünel adı verilen bölgede Ermenistan ordusunun askerleri tarafından rehin alınarak Hankendi Şehir Çocuk Hastanesi'nde tutulmuş. Sonra aynı yıl Haziran ayının 13'ünde rehinlikten kurtarılmış. Rehin alınırken sağ gözünden yaralansa da, ona hiçbir tıbbi yardım gösterilmemiş. Sonuçta bir gözünün görme yeteneği tamamen kaybolmuş. O dönemde dedesi Aslan Mirzayev ve annesi Afet Mirzayeva vahşice katledilmişler.
Mağdur Faik Selim oğlu Bayramov ifadesinde göstermiştir ki, 1993 yılı Haziran ayının 16'sında Ağdam ilçesinin Yetim Cinli köyünün yakınında bulunan gölün kenarında Ermenistan askerleri tarafından 12 kişiyle birlikte esir alınmıştır. Bir hafta Ağdam ilçesinde, sonra Şuşa şehrinde bulunan hapishanede tutulmuşlar ve ağır işkencelere maruz kalmışlardır. Ermenistan askerleri yumruk-tekme, tahta parçaları ile onu sertçe dövmekle burnunu ve dişlerini kırmış, aç susuz bırakmışlardır.
İfadesi açıklanan Asif Sakit oğlu İsmayılov belirtmiştir ki, 1994 yılı Nisan ayının 19'unda Ağdam'ın İlhıçılar köyü istikametinde esir alınmıştır. Ermenistan askerleri onu yaralı durumda tankın üzerine koyup tanımadığı bir istikamette götürmüşler. Tankın üzeri onun vücudundan akan kana bulaştığı için onu dövüp işkence etmişler. Bundan başka, Ermenistan askerleri silahın dipçiğiyle vurarak burnunu kırmışlar. Onu ve diğer esirleri Şuşa hapishanesine götürüp 1994 yılının sonlarından 1995 yılının başlarına kadar soğuk, karanlık hücrelerde tutmuşlar. Orada Ermeni gardiyanlar onu ve diğer esirleri vahşice dövüp işkence etmişlerdir. Bu gardiyanlardan Artur, Manvel, Samvel, Vanya ve Jirik'in isimlerini hatırlamaktadır.
Mağdur Şovgi Hagani oğlu Aliyev ifadesinde belirtmiştir ki, Ermenistan silahlı kuvvetlerinin askerlerinin Ağdam ilçesine saldırısı sırasında kardeşi Nicat Aliyev ve anne dedesi Oktay Aliyev öldürülmüş, kendisi, babası Hagani Aliyev, annesi Könül Aliyeva ve babaannesi Zenife Aliyeva yaralı durumda rehin alınmışlardır. Rehin alındıktan sonra Hankendi Şehir Çocuk Hastanesi'nde Ermeni doktorlar tarafından tedavi edilmek yerine, kol kemiği kas dokusuyla birlikte nakil amacıyla çıkarılmış, sonuçta ömür boyu sakat kalmıştır.
Elman Kahraman oğlu Hacıyev ifadesinde dikkat çekmiştir ki, 1993 yılı Eylül ayının 25'inde Murov Dağı yakınında Ermenistan silahlı kuvvetlerinin askerleri tarafından esir alınmış, vahşice dövülmüştür. Sonra yük aracıyla Kelbecer'in Yanşag köyüne götürülmüş, o köyde bulunan askeri birlikte sorgulanmıştır. Sorulara verdiği cevapları kabul etmedikleri için onu bayılana kadar dövmüşlerdir. Bu askeri birlikte bir süre kaldıktan sonra Ağdere ilçesine götürülmüş ve Yaşa adlı bir Ermeninin evinin bodrum katına konulmuştur. O yerde de tutulduğu süre boyunca ağır işkencelere maruz kalmıştır. 1994 yılının yaklaşık Nisan ayında birkaç Azerbaycanlı esirle birlikte onu Şuşa Hapishanesi'ne götürmüşlerdir. Orada da sürekli olarak vahşice dövülmüştür. 1994 yılının yaklaşık Temmuz ayında onu isimlerini hatırlamadığı birkaç Azerbaycanlı esirle birlikte Hankendi şehrine getirmişlerdir. O, 1994 yılının yaklaşık Ekim ayına kadar orada kalmıştır. Sonra Hocavend ilçesinin Ağbulak köyüne götürülmüş ve 1995 yılının yaklaşık Aralık ayına kadar o köyde tanımadığı bir Ermeninin yaşadığı evde elleri kolları bağlı tutulmuştur. 1995 yılının sonlarında Şuşa Hapishanesi'ne, 1996 yılının Mart ayının ortalarında Hankendi şehrinde bulunan özel rejimli tecrit merkezine götürülmüştür. Bu süre içinde Ağbulak köyünde isimlerini hatırlamadığı Azerbaycanlı esirlerle Samvel Babayan ve kardeşi Karo Babayan için ev inşaatında işçi olarak çalıştırılmıştır. Orada bulunduğu süre boyunca Lyova, Lyoşa diye çağrılan Lüdvik, Mayıs, Andrey, Karen, Vova ve Garik adlı kişiler sürekli olarak onu vahşice dövmüşlerdir.
Tebriz Ejder oğlu Kerimov, Vüsal Mirzeli oğlu Seferli ve diğerleri ise ifadelerinde 2020 yılının Temmuz ayında meydana gelen, Azerbaycan Milli kahramanları - Tuğgeneral Polad Haşimov ve Albay İlgar Mirzeyev'in de hayatını kaybettiği Tovuz Savaşları'nda yaralandıklarını belirtmişlerdir.
Sonra mahkemede savunma tarafının sunduğu deliller incelenmiştir.
İncelenen belgelerden birkaçını sanık Arayik Arutyunyan'ın haklarını savunan avukatlar - Cavid Rzazade ve Anar Memmedov sunmuştu. Belgeler Arayik Arutyunyan'ın doğum belgesi, Ermenistan Cumhuriyeti pasaportunun kopyaları ve ayrıca eğitim aldığına dair belge idi.
Bundan başka, A.Arutyunyan'ın savunucularının talebi üzerine ceza davası materyallerinde bulunan soruşturma deneyinin tutanağı ve AZƏRTAC'ın resmi sitesinde yayımlanan makale okunmuştur.
Belgede belirtildiğine göre, Arayik Arutyunyan 1990 yılında Erivan Halk Ekonomisi, şimdiki Ermenistan Devlet Ekonomi Üniversitesi'nin Planlı Ekonomi Fakültesi'nin gündüz bölümüne kabul edilmiştir. 1993 yılında Hankendi'de bulunan "Üniversite'ye" nakil olmasıyla ilgili olarak bu enstitüden ayrılmıştır.
Mahkemede incelenen, Arayik Arutyunyan'ın pasaportunun kopyası ile ilgili sanık kendi savunucusunun sorusunu yanıtlarken şöyle demiştir: sözde rejimin "bölgesi"nde yaşayanlara Ermenistan pasaportları "070" koduyla veriliyordu. Bu pasaportların Ermenistan Cumhuriyeti vatandaşlarına verilen pasaportlardan farkı şu idi ki, belirtilen pasaport koduna sahip kişiler Ermenistan'da yapılan seçimlere katılamaz, aynı zamanda oy kullanamazlardı. Buna rağmen, pasaport kodu "070" olan herkesin Ermenistan vatandaşı olarak yabancı ülkelerde turizm, eğitim, sağlık ve diğer amaçlarla seyahat etme hakkı vardı.
Savcı Vüsal Abdullayev'in sanığın doğum belgesinde doğum yerinin Azerbaycan SSC'nin Hankendi şehri, pasaportunda ise Ermenistan SSC olarak belirtilmesiyle ilgili "Bu, Ermenistan'ın Karabağ'ı kendi toprağı olarak sayması demek değil mi?" sorusuna sanık cevap vermekten kaçınarak şöyle demiştir ki, bu meseleyi hiçbir zaman Ermenistan'ın ilgili organlarıyla tartışmamış, ayrıca bu konu hiçbir zaman tartışma konusu olmamıştır.
Savcı, sanık Arayik Arutyunyan'ın sıradan bir kişi olmadığını hatırlatarak, soruya öz olarak somut cevap vermediğini belirtmiş ve eklemiştir: "Cevap vermek istemiyorsanız, bu sizin hakkınızdır."
Mahkeme süreci 30 Ekim'de devam edecektir.