Ermenistan'ın Azerbaycan'a karşı askeri saldırısı sonucunda barış ve insanlık karşıtı suçlar, savaş suçları, saldırgan savaşın hazırlanması ve yürütülmesi, soykırım, savaş kanunlarını ve kurallarını ihlal etme, ayrıca terörizm, terörizmi finanse etme, iktidarı zorla ele geçirme, zorla tutma ve diğer çok sayıda suçu işlemekle suçlanan Ermenistan Cumhuriyeti vatandaşları Arayik Arutyunyan, Arkadi Gukasyan, Bako Saakyan, Davit İşxanyan, David Babayan, Levon Mnatsakanyan ve diğerlerinin hakkındaki ceza davalarına ilişkin açık mahkeme duruşması 3 Temmuz'da devam etti.
Oxu.Az'ın AZƏRTAC'dan aktardığı habere göre, Bakü Askeri Mahkemesi'nde hakimler Zeynal Ağayev başkanlığında, Cemal Ramazanov ve Anar Rzayev'den oluşan heyetle (Yedek Hakim Günel Samedova) gerçekleştirilen mahkeme oturumunda sanıkların her biri bildikleri dilde tercüman ve savunmaları için avukatlarla temin edildi.
Duruşmaya sanıklar, savunucuları, mağdurların bir kısmı, onların yasal varisleri ve temsilcileri, ayrıca İddia Makamı savcıları katıldı.
Hakim Zeynal Ağayev, sürece ilk kez katılan mağdurlara davaya bakan hakim heyetini, devlet suçlamasını savunan savcıları, tercümanları vb. tanıttı ve ayrıca onların yasalarca öngörülen haklarını ve görevlerini açıkladı.
Mahkeme sürecinde Azerbaycan'ın bir zamanlar Ermenistan silahlı kuvvetlerinin işgali altında olan bölgelerinde esir ve rehin alınan, ayrıca Ermenistan askerlerinin açtıkları ateş sonucunda yaralanan ve diğer zararlar gören kişiler ifade verdi.
Mağdur Mobil Ahmedzade, 8 Kasım 2020'de Ermenistan silahlı kuvvetlerinin tankından atılan merminin yanına düşüp patlaması sonucunda sağ ve sol ayaklarından ağır şarapnel yaraları alarak bilincini kaybettiğini belirtti. Beş gün boyunca ormanlık alanda kaldı, 13 Kasım'da uyandığında "Gazel" marka aracın kabin kısmında sedye üzerine uzatıldığını, yanında ise askeri kıyafetli tanımadığı bir kişinin olduğunu gördü ve Azerbaycan dilinde içmek için su istedi, ancak o kişi tekmeyle baş bölgesine vurarak su vermedi. Bu hareketten sonra Ermeniler tarafından esir alındığını anladı. Daha sonra tekrar bilincini kaybetti ve uyandığında her iki elinin iplerle yatağa bağlandığını ve sağ bacağının uyluktan kesildiğini gördü. Kurban, Ermenistan'ın başkenti Erivan'a götürüldü. Esirliği sırasında birkaç kez işkence gördü. Başsavcı Büyük Yardımcısı Vüsal Aliyev'in bir sorusuna yanıt olarak, 14 Aralık 2020'de Azerbaycan'a teslim edildiğini söyledi.
Mağdur kişi Fezail Esadov, 1992 yılının 7 Mayıs tarihinde Şuşa'nın savunması sırasında Ermenistan silahlı kuvvetlerinin açtığı ateş sonucu sağ kalça bölgesinden kurşun yarası aldığını belirtti. O sırada kendisiyle birlikte şehrin savunmasında yer alan Hasanov Ali ve Daşdemirov Elbrus hayatını kaybetti, Nasir ve Qah İlçe Emniyet Müdürlüğü personeli Ali ise kayboldu. Ayrıca, Ali Resulov, Gazah bölgesinden Ahmed ve Polad ise vücutlarının çeşitli yerlerinden şarapnel yarası aldılar.
Mağdur Eldar Abdullayev, 1993 yılının Haziran-Temmuz aylarında Ağdere bölgesinde Ermenistan silahlı kuvvetleri askerleri tarafından yaralı halde esir alındığını söyledi. Esir alındığında sağ kolundan, sol bacağından ve göğsünden kurşun yarası almış ve kan kaybından bilincini kaybetmiş durumdaydı. Daha sonra Hankendi şehrine götürülerek orada bulunan bir çocuk hastanesinde 1994 yılının Mart ayı sonuna kadar, yani Azerbaycan tarafına teslim edilene kadar tutultu. Bu süre zarfında Ermenistan askerleri tarafından Azerbaycanlı esirlere karşı uygulanan akıl almaz vahşetlere tanıklık etti. Başsavcılık İddia Makamı Dairesi'nde Şube Müdürü Nasir Bayramov"un sorusuna cevaben, esir tutulduğu süre boyunca her gün çeşitli baskı ve insanlık dışı muameleye maruz kaldığını, yaralı olmasına rağmen gerekli tıbbi yardımın kendisine verilmediğini belirtti. Ermeni gardiyanlar ve hastaneye gelen Ermeni askerler, yaralı Azerbaycanlı esirleri sürekli olarak otomatik silah dipçiği, cop ve tekme ile dövmüşler. Yatakta yattığı sırada Ermeniler yaralarının olduğu bölgelere darbeler indirerek vücuduna yanık sigara bastırarak sağlam bacağına bıçak saplamışlar.
Ermeniler ayrıca Azerbaycanlı kadın ve çocuk esirlerin kaldığı odalara girerek onları dövmüş ve işkence etmişlerdir. O, çocuk hastanesinde kaldığı süre zarfında yaralı bir Azerbaycanlının dövülerek öldürüldüğüne şahit olmuştur.
İddia Makamı Savcısı Fuad Musayev"in sorularını cevaplarken mağdur, oradaki Ermenilerden yalnızca esir değişimiyle ilgilenen Albert Voskanian"ın adını hatırladığını belirtti. Voskanian kendisini bizzat dövmemiş, ancak onunla konuştuktan sonra Ermeni gözcülere işkence yapılması yönünde talimat vermiş ve bu talimat büyük bir vahşetle yerine getirildi.
Mağdur kişi Elnur Mehdiyev, 6 ay boyunca Ermeni esaretinde Hankendi"de tutulduğunu ve verilen işkenceler sonucunda sağlığını kaybettiğini vurguladı. 2000 yılının Şubat ayında esir alındıktan sonra Ermeni askerleri tarafından yumruk, tekme ve otomatik silah dipçiğiyle vahşice dövüldüğünü ifade etmiştir. Ayrıca, iplerle direğe bağlanarak gece boyunca çıplak ayakla kar üzerinde tutulmuştur. Ayakları donarak sol ayağının tüm parmakları kesilmiştir. 2000 yılının Temmuz ayında Ermenistan"a götürülerek cezaevinde tutuldu, aynı yılın 18 Temmuz"unda esaretten kurtarılarak Azerbaycan"a teslim edildi.
Elnur Mehdiyev savcıların sorularını cevaplarken esir düştüğünde direniş göstermediğini, yalnızca Azerbaycanlı olduğu için işkenceye maruz kaldığını belirtmiştir.
Mağdur İntikam Mammedov ifadesinde, 1992 yılında savaşa katıldığını ve Füzuli bölgesinin Aşağı Veyselli köyü yakınlarında sağ bacağından kurşun yarası aldığını belirtti. Bilincini kaybettikten sonra Ermenistan askerleri tarafından esir alınarak Hocabend bölgesinde bir evin bodrum katına kapatıldı. Aynı yılın 10 Aralık tarihine kadar yani Azerbaycan"a teslim edilene kadar orada tutuldu. Esir olarak bulunduğu süresi boyunca, yaralı olmasına rağmen sürekli olarak vahşice dövüldü, ağır işkencelere maruz kaltı. Bodrumda kaldığı ilk gün yaşlı bir Ermeni yanına gelerek hiçbir şey demeden çeşitli işkenceler yaptı.
Mağdur Şahruz Aliyev, 1992 yılının Şubat ayında Ermenistan silahlı kuvvetlerinin yaşadığı Hocabend"in Qaradağlı köyünü tamamen kuşattığını ve köy sakinlerini esir alarak Hankendi"ye götürdüklerini söyledi. Yol boyunca gençlerin çoğu kurşuna dizild. Esaret altında kaldığı süre boyunca Ermeni askerleri kendisini ve diğer esirleri her gün demir nesnelerle dövmüş, daha sonra soğuk havada dışarı çıkararak saatlerce kar üstünde tutmuşlardır. Dövülme ve işkenceler sonucu hayatını kaybedenler olmuştur. Mağdur, 54 gün sonra esaretten kurtulduğunu belirtti.
Ermeniler, dayısının oğlu Habil Zeynalov ve amcasının oğlu Halik Aliyev"i katletti. Kardeşi Vatan Aliyev de kendisiyle birlikte esir alındı, ancak ayrı tutulduklarından dolayı akıbeti hakkında bilgisi yoktur.
Mağdur Hudayet Tağıyev, Karadağlı köyündeki durum nedeniyle ailesinin diğer fertlerinin köyden ayrıldığını, sadece kendisinin kaldığını belirtti. 10 Şubat 1992 tarihinden itibaren köy kuşatma altındaydı. Ermeni askerleri kooperatif binasına girerek köy sakinlerini esir aldı, sıraya dizdi. Gençler bir araca, kadın ve yaşlılar başka bir araca bindirildi. O sırada Ermenistan askerleri Eldar Dadaşov"a işkence ederek, onun can verdiğini gören Mamvel adlı Ermeni silahıyla öldürmüştür. Bir süre ilerledikten sonra Demir Hüseynov ve Fedail Hüseynov araçtan indirilerek öldürüldü ardından "Beylik bağı" denilen yerde 30"dan fazla köylü katledildi. Kalan esirler Hankendi"ye götürülerek bodruma kapatıldı, bir gün sonra 20 köylüyle birlikte Hankendi hapishanesine aktarıldılar. Bu süre boyunca çeşitli ağır işkencelere maruz kalmış, insanlık dışı muameleye uğradılar. 30 Mart"ta kendisiyle birlikte 9 kişi, Ağdam ilçesindeki Karağac mezarlığı olarak bilinen bölgede serbest bırakılarak Azerbaycan"a teslim edilmiştir.
Mağdur Aydın Ahmedov, 28 Aralık 1991 tarihinde Kerkicahan köyünde yaralı halde Ermenistan askerleri ve eski Sovyet ordusunun 366. alay askerleri tarafından esir alınmıştır. O sırada birkaç kişi daha esir alınmıştır. Esir alındıktan sonra demir ve tahta parçaları, otomatik silah dipçiğiyle vücutlarının çeşitli yerlerine vurulmuş, dövülerek araca bindirilmiş ve Hankendi"deki özel rejimli cezaevine götürülmüştür. Orada ağır işkencelere maruz kaldı, sert cisimlerle dövüldü.
İddia Makamı Savcısı Vüsal Abdullayev"in sorusuna cevaben, esir alındığında ayağından ve başından şarapnel yarası aldığını, yaralı olmasına rağmen aynı bölgelere tekme ve dipçik darbeleri aldığını ifade etti. Cezaevinde yaklaşık 10-12 gün boyunca Ermeniler tarafından günde birkaç kez hücreye girilerek vahşice dövülmüştür. Daha sonra kendisi Serjik adlı bir Ermeni"ye satıldı, altı ay sonra ise Azerbaycan"a teslim edilmiştir.
Mağdur Nizami İsmayılov, Ermenistan"ın Azerbaycan"a karşı yürüttüğü işgalci savaş sırasında zarar gördüğünü belirtti. 1992 yılının Şubat ayında Ermenistan silahlı kuvvetlerinin Şuşa"yı top atışına tuttuğu sırada kendisi ve annesi yaralandı. İşgalci savaş nedeniyle hem sağlığını, hem yakınlarını, hem de evini kaybettiğini ifade etti.
Mağdur Hidayet Esgerov, 28 Aralık 1993 tarihinde Ağdam bölgesinin Ermenistan askerleri tarafından ateşe tutulduğunu ve bu sırada ayaklarından ve sol elinden kurşun yarası alarak yere yığıldığını söyledi. Yanındaki kişi öldürüldü, kendisi esir alındı. 28 Kasım 1ti994"e kadar Hankendi yakınlarındaki bir askeri birlik nezaretinde, 27 Aralık"a kadar Şuşa cezaevinde, 8 Mayıs 1995"e kadar Hankendi çocuk hastanesinde esir olarak tutuldu ve o tarihte Azerbaycan"a teslim edildi. Bu süre boyunca Armen, Samvel ve isimlerini hatırlayamadığı sivil ve asker Ermeniler tarafından sürekli olarak yumruk, tekme, demir ve plastik coplarla dövüldü, ağır işkencelere maruz kaldı.
Mağdur Agil Quliyev, 1992 yılının Şubat ayında Karadağlı köyü işgal edildiğinde köy sakinlerine işkence edildiğini, sivillerin canlı canlı yakıldığını, evlerin ağır makinelerle ateşe tutulduğunu ifade etti. O sırada her iki ayağından kurşun yarası aldı. Başsavcı Özel görevler Yardımcısı Tuğay Rehimli"nin sorusunu cevaplarken, bu savaş nedeniyle her iki bacağından yaralandığını, sağlığını kaybettiğini ve Hocavend bölgesinin işgali nedeniyle mülkünün Ermeniler tarafından yağmalandığını belirtti.
Mağdur Tahir Caferov, 18 Mayıs 1992 tarihinde Laçın"ın işgali sırasında Ermenistan askerleri tarafından esir alındığını söyledi. Hankendi"ye götürülerek Temmuz ortalarına kadar orada tutuldu, ardından Hocalı"ya, sonra Hocavend"e, daha sonra ise Ermenistan topraklarında bulunan Gorus bölgesine götürüldü. 13 Ağustos"ta Ermeniler tarafından Azerbaycan"a teslim edilmiştir. Caferov da diğerleri gibi esaret sırasında işkence gördüğünü, gün boyunca yalnızca bir fincan su ve küçük bir parça kuru ekmek verildiğini ifade etti. Hankendi"de kaldığı sırada kerpetenle dişinin çekildiğini belirtti.
Mağdur Fikrət Aslanov da yaralı halde esir alındığını, Ermenistan"a götürülerek 1 yıl 9 ay boyunca orada cezaevinde tutulduğunu ifade etti. Diğer Azerbaycanlılar da esir alındılar ve zorla çalıştırıldılar. O dönemde bazı esirler hayatını kaybetti. Öldürülen iki Azerbaycanlının Erivan"daki kadın cezaevi bahçesine gömüldüğünü belirtildi.
Mağdur Tacir İsmayılov, 25-26 Şubat 1992 gecesi düşmanın Hocalı"yı dört taraftan ateşe tuttuğunu belirtmiştir. O sırada Xocalı Havalimanı"nda polis olarak görev yaptığını ifade etti. Hocalı işgal edildiğinde sivillerin kaçması için bir geçit bile bırakılmadı. Şehir tam kuşatma altında ateş altındaydı. İşgal öncesi de Hocalı dört bir yandan ağır silahlarla bombalandı. Saldırılar esas olarak sivilleri hedef aldı. Ermenistan, Hocalı"da, Meşeli"de ve Garadağlı"da sivil halka yönelik kıyımlarla Azerbaycanlıları korkutmak istedi. İddia Makamı Savcısı Tarane Mammadova"nın sorusunu cevaplarken, bu savaşta 14 akrabasını kaybettiğini ifade ett. Hocalı işgal edildiğinde kardeşi Vidadi İsmayılov da esir alındı, dövülerek her iki kolu kırıldı, ardından adlarını hatırlamadığı iki Xocalı sakiniyle birlikte vurularak öldürüldü
Mağdur Anar Mammadov, 23 Eylül 1993 tarihinde Ermenistan askerlerinin attığı havan topunun patlaması sonucu sağ bacağından şarapnel yarası aldığını, yaralı halde esir alındıktan sonra önce Hocabend İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, ardından Hankendi çocuk hastanesine götürüldüğünü belirtti. Hastanede Ermeni görevliler tarafından sürekli dövüldü, işkence gördü. Tahta parçasıyla sırtına indirilen şiddetli darbe sonucu sırt bölgesinde kemik kırılmış ve uzun süre alçıda kalmıştır. 8 Haziran 1995 tarihinde Ağdam ilçesi sınırlarında esaretten kurtarılarak Azerbaycan"a teslim edildi.
Mağdurlar ayrıca sanıkların, avukatlarının ve kendi temsilcilerinin sorularını da yanıtladılar.
Mahkeme duruşmasında mağdurlar hakkında yapılmış adli tıp raporları da açıklandı
Barışa ve insanlığa karşı suçlar, saldırgan bir savaş yürütmek, soykırım, zorla yerinden etme, zulüm, işkence, askeri soygun ve Ermenistan devleti ve silahlı kuvvetleri, Ermenistan'ın işgal altındaki Azerbaycan topraklarında kurduğu sözde Dağlık Karabağ Cumhuriyeti ve yasadışı silahlı oluşumları da dahil olmak üzere Azerbaycan ve halkına karşı işlenen diğer yasadışı eylemlerle suçlandıkları belirtilmelidir.
Belirtmek gerekir ki, Ermenistan devleti ve silahlı kuvvetleri, Ermenistan'ın işgal altındaki Azerbaycan topraklarında kurduğu sözde Dağlık Karabağ Cumhuriyeti ve yasadışı silahlı oluşumları da dahil olmak üzere Azerbaycan'a ve halkına karşı işlenen barışa ve insanlığa karşı suçlar, saldırgan savaş, soykırım, zorla yerinden etme, zulüm, işkence, askeri soygun ve diğer yasadışı eylemler de dahil olmak üzere savaş cinayetleri ile suçlanmaktadırlar.
Ermenistan Cumhuriyeti ve onun silahlı kuvvetleri, aynı zamanda Ermenistan"ın oluşturduğu yasa dışı "Dağlık Karabağ Cumhuriyeti" ve onun yasa dışı silahlı birlikleri tarafından işlenen suçlarla ilgili olarak suçlanan 15 kişi - Arkadi Arşaviri (Arşaviroviç) Gukasyan, Arayik Vladimiri (Vladimiroviç) Harutyunyan, Bako Saaki (Saakoviç) Saakyan, Davit Rubeni (Rubenoviç) İşhanyan, Davit Klimi (Klimoviç) Babayan, Lyova Henriki (Henrihoviç) Mnatsakanyan, Davit Azati (Azatoviç) Manukyan, Garik Grigori (Grigoroviç) Martirosyan, Melikset Vladimiri (Vladimiroviç) Paşayan, Davit Nelsoni (Nelsonoviç) Allahverdiyev, Gurgen Omerosi (Omerosoviç) Stepanyan, Levon Romiki (Romikoviç) Balayan, Madat Arakeli (Arakeloviç) Babayan, Vasili İvani (İvanoviç) Beqlaryan ve Erik Roberti (Robertoviç) Gazaryan hakkında Azerbaycan Cumhuriyeti Ceza Kanunu"nun 100 (işgalci savaşı planlama, hazırlama, başlatma ve yürütme), 102 (uluslararası korumaya sahip kişilere veya kuruluşlara saldırı), 103 (soykırım), 105 (nüfusu imha), 106 (kölelik), 107 (nüfusu sürgün etme veya zorla yerinden etme), 109 (takip), 110 (kişileri zorla kaybetme), 112 (uluslararası hukuk normlarına aykırı özgürlükten yoksun bırakma), 113 (işkence), 114 (paralı askerlik), 115 (savaş yasalarını ve geleneklerini ihlal etme), 116 (silahlı çatışma sırasında uluslararası insancıl hukuk normlarını ihlal etme), 118 (askeri yağma), 120 (kasten adam öldürme), 192 (yasa dışı girişimcilik), 214 (terörizm), 214-1 (terörizmi finanse etme), 218 (suç örgütü (teşkilatı) kurma), 228 (yasa dışı olarak silah, onun parça ve mühimmatlarını, patlayıcı maddeleri ve cihazları edinme, başkasına verme, satma, saklama, taşıma ve bulundurma), 270-1 (havacılık güvenliğine tehdit oluşturan fiiller), 277 (devlet adamına veya kamu görevlisine suikast), 278 (iktidarı zorla ele geçirme ve zorla elde tutma, devletin anayasal düzenini zorla değiştirme), 279 (yasalarla öngörülmeyen silahlı birlikler ve gruplar oluşturma) ve diğer maddeleri ile suçlanmaktadırlar.
. Mahkeme duruşması 4 Temmuz"da devam edecektir.