Ermenistan'ın Azerbaycan'a karşı askeri saldırısı sonucunda barış ve insanlık karşıtı suçlar, savaş suçları, bunun yanı sıra saldırgan savaşın hazırlanması ve yürütülmesi, soykırım, savaş kanunlarını ve kurallarını ihlal etme, ayrıca terörizm, terörizmi finanse etme, iktidarı zorla ele geçirme, onu zorla elinde tutma ve diğer çok sayıda suç işlemekle suçlanan Ermenistan Cumhuriyeti vatandaşları Arayik Arutyunyan, Arkadi Gukasyan, Bako Saakyan, Davit İşhanyan, David Babayan, Levon Mnatsakanyan ve diğerlerinin hakkındaki ceza davalarına ilişkin açık mahkeme duruşması 19 Haziran'da devam etti.
Oxu.Az AZERTAC'a dayanarak bildiriyor ki, Bakü Askeri Mahkemesi'nde hakimler Zeynal Ağayev başkanlığında, Camal Ramazanov ve Anar Rzayev'den oluşan heyetle (yedek hakim Günel Semedova) gerçekleştirilen mahkeme oturumunda sanıkların her biri bildikleri dilde tercüman, ayrıca savunmaları için avukatlarla temin edildi.
Oturumda sanılar, onların savunucuları, mağdurların bir kısmı, onların yasal varisleri ve temsilcileri, ayrıca devlet suçlamasını savunan savcılar katıldı.
Mahkeme oturumunda Devlet Savcısı Vüsal Abdullayev sanık David Manukyan'a sonraki soruları sordu. O, önce Azerbaycan'ın bir zamanlar Ermenistan tarafından işgal edilmiş topraklarında mayın döşenmesiyle ilgili soruları yanıtladı.
Ermenistan silahlı kuvvetlerinin askeri personeli olmuş, çeşitli görevlerde bulunmuş, tuğgeneral yüksek askeri rütbesinde hizmet etmiş, Azerbaycan'ın bir zamanlar işgal altındaki topraklarında eski sözde rejimin "ordusunda" (Ermenistan silahlı kuvvetlerinin en büyük silahlı birliğinde - ed.) "komutanın birinci yardımcısı" olmuş Ermenistan vatandaşı David Manukyan Birinci Karabağ Savaşı'nda mayın döşenmesi ve temizlenmesiyle uğraşmadığını belirtti. Sanık daha sonra şöyle dedi: "Şartlı barış dönemlerinde askeri birlikte komutan olduğum zaman çok fazla olmasa da, mayınlarla ilgili olaylar (mayın döşenmesini kastediyor - red.) meydana geldi. Formüllerin ve haritaların saklanmasıyla ilgili çok açık bir şekilde talimatlar verildi. Her mayınlama işinden önce üst komutanlık tarafından emir verilirdi."
Onun sözlerine göre, emirde mayın formlarının, haritalarının, şemalarının kaç nüshada hazırlanması gerektiği açıkça yazıldı. Manukyan daha sonra belirtmiş: "Orada adresler belirtiliyor, hangi adrese ne gönderilsin. Biz de emirde belirtilen maddelere göre faaliyet gösterdik."
O, mayının en yüksek seviyede saklandığını ve aşağıdakilere yukarıdan dağıtıldığı söyledi. Askeri birliğe ne kadar mayın gerekiyorsa, o kadar veriliyordu. Çünkü bunun için somut çıkış noktaları belirlenmelidir.
Sanık, savcının "Peki sizden aşağıda olan tümen komutanları size rapor vermeden, kolordu liderliğine bilgi vermeden, kendi inisiyatifleriyle bölgeleri mayınlayabilirler miydi? Bu hakları var mıydı?" sorusuna ise "hayır" cevabını verdi.
Sanık, paralı askerlerle ilgili soruyu da yanıtlayarak Hankendi'de yaşadığı evde bulunan "Cesurlar takımı"nın Ermenistan Savunma Bakanlığı tarafından oluşturulduğunu belirtmiş. Demiş ki, bu, takım değil, bölüktür, Savunma Bakanlığı tarafından kurulmuştur. Devlet kurumları tarafından oluşturulmuş ve savunma yapısına gönderilmiştir.
Manukyan, yabancı vatandaşların çatışmalara katılımlarının hangi temelde yürütüldüğü hakkındaki soruya ise şöyle cevap vermiş: "Ben onların kimliklerini kontrol etmiyordum. Bu, benim görevim değil. Ben onları denetlemek, onların hangi ülkeden geldiklerini belirlemek yetkisine sahip değildim."
O, esir ve rehinelerin köle gibi çalıştırılması, onlara işkence yapılması olaylarına şahit olmadığını söylemiş. Belirtmiş ki, bu konu herkesin vicdanı üzerinedir - kim onlara nasıl davrandıysa, o, kendi vicdanına göre sorumludur. "Ben şöyle söyleyeyim: bugüne kadar bana karşı hiçbir fiziksel şiddet olmadı", diye eklemiş.
Manukyan, işgal döneminde Azerbaycan'ın ekolojisine zarar verilmesi, yangınlar çıkarılması hakkındaki soruya ise "Bulunduğum görevin o konularla ilgisi yoktu" cevabını vermiş.
O, 2016 yılında gerçekleşen Nisan çatışmaları sırasında Ermenistan'da, 2020 yılının Temmuz ayındaki Tovuz çatışmaları sırasında ise Azerbaycan'ın bir zamanlar işgal altında olan bölgelerinde bulunduğunu belirtmiş.
26 Aralık 2019'da imzalanan emirle sözde kurumun "ordu komutanının birinci yardımcısı" olarak atanan Manukyan, bu atama ile ilgili göreve 2020 yılı Şubat ayının başında başladığını belirtmiş. O, bu atama ile ilgili adaylığının Ermenistan cumhurbaşkanı veya silahlı kuvvetler genelkurmay başkanı tarafından öne sürülmesinden haberi olmadığını söylemiş.
Sanık, ataması ile ilgili 2020 yılının Ocak ayında Ermenistan başbakanının, tümgeneral rütbesi alması ile ilgili ise Ermenistan cumhurbaşkanının kabulünde bulunduğunu söylemiş. Eklemiş ki, o zaman Ermenistan'ın savunma bakanı David Tonayan idi.
Manukyan, 2020 yılında gerçekleşen 44 günlük savaş sırasında sözde "ordu komutanının birinci yardımcısı" "görevinde" olduğunu söylemiş ve eklemiş: "Savaş ile ilgili benim görevim kısa ve somut şekilde yazılmıştı. Yedek komuta merkezi oluşturulur. Eğer ana komuta merkezi devre dışı kalırsa, bu durumda belirli bir süre içinde iletişim sistemi ve komuta kararlarının uygulanması sorumluluğu bu yedek merkezin üzerine düşer."
Sanık, 27 Eylül 2020'de Ermenistan tarafından provokasyonların gerçekleştirilmesi hakkında ise duymadığını iddia etmiş.
Bu sırada mahkemede Ermenistan'ın o zamanki savunma bakanı David Tonayan'ın düşüncelerinin yer aldığı video materyal Ermenice tercümanın katılımıyla incelenmiş. 2019 yılına ait video materyalde Tonayan belirtiyor: "Ben bir savunma bakanı olarak o teze karşıyım ki, barış anlaşması ile toprakları vermek mümkündür. Bu teze kesinlikle karşıyım. Ben burada bugün sadece bir tez ileri sürüyorum: yeni savaş, yeni topraklar."
Video materyalde dikkat çekiliyor ki, görüntüler ABD'nin New York şehrinde çekilmiş. Belirtiliyor ki, David Tonoyan açık şekilde beyanat vermiş. O belirtiyor ki, taviz yoktur, ama uzlaşma mümkündür. Bundan sonra David Tonoyan saldırı tipi askeri birlikler hakkında da bilgi vermiş: "Biz savunma pozisyonundan çıkmalıyız, çıkacağız. Siperlerden çıkacak ve bu saldırı birlikleri sayesinde askeri operasyonları rakibin (Azerbaycan'ın işgal edilmemiş topraklarını kastediyor - ed.) bölgesinde gerçekleştireceğiz."
New York'ta BM'de sivil kıyafetle, akşam ise Ermenistan topluluğu temsilcileri ile görüşmede askeri üniformayla konuşan David Tonoyan, Ermenistan ordusunda gerçekleştirilen ve gerçekleştirilecek işler hakkında konuşmuş, bu işte diasporanın rolünden bahsetmiş ve demiş: "Ben kendim ve Ermenistan silahlı kuvvetleri - biz bağış konularından pek memnun değiliz."
Mahkemede sözde rejimin "ordusunun karargah başkanının yardımcısı" Kamo Vardanyan'ın imzaladığı gizli belge de incelenmiş. 25 Eylül 2020'de imzalanmış 0671 sayılı belge "Düşmanın yerleşim yerlerinin ateşle imha edilmesinin kabulü hakkında" emir olarak adlandırılıyor. Belgeye göre, birliklerin ve askeri birimlerin komutanlarına 28 Eylül 2020'ye kadar ona eklenmiş listede gösterilen yerleşim yerlerinin ateşle imha edilmesinin sağlanması hakkında emir verilmiş. Emrediliyor ki, ateş için mevziler hesaplansın ve savaş uygulamasına dair belgeler tam şekilde düzenlenip doldurulsun. Belge ile emrediliyor ki, topçu askeri birimlerinde 40 kilometre mesafede vurabilecek roketlerle ateş açmak için somut M-21 istasyonu ayrılsın. Bu istasyon için öngörülen 80 roketten 40'ı sürekli savaş durumunda araçlarda saklanılsın. Kalan 40 roket ise savaş mevziine çıkmadan önce yüklensin.
Emrin uygulanmasının denetimi "ordunun topçu komutanının yardımcısı"na verilmiş.
Emre "ateşle imha edilecek yerleşim yerlerinin listesi" de eklenmiş. Listede Azerbaycan'ın 70 civarında yerleşim yerinin, bunların arasında Gence, Mingaçevir, Naftalan şehirlerinin, Beylegan, Ağcabedi, Yevlah, Berde ilçelerinin ve köylerinin adları yer almış.
Manukyan bu emirle ilk kez ilk soruşturma sırasında tanıştığını, İkinci Karabağ savaşında bir dizi organizasyon konuları hariç, savaş operasyonlarının planlanmasında yer almadığını iddia etmiş. Eklemiş ki, 44 günlük savaş sırasında Ağdere'nin kuzey bölgesinde, Hadrut'un bir dizi yerleşim yerinde ve diğer bölgelerinde bulunmuş.
Sanık seferberlik konuları ile ilgili organizasyon işleriyle meşgul olduğunu belirtmiş. Demiş ki, seferberlikle savaşa katılanların kaydı köy okulunda yapılmış ve orada onlara silah dağıtılmış.
O, sözde kurumun "ordusu" için askeri atamaların Ermenistan'dan geldiğini itiraf etmiş ve söylemiş: "Yedek bittiğinde tedarik belirttiğim gibi, bu şekilde çözülüyordu. Bu, tüm tedarik türlerine, hem teknik donanıma hem de insan gücüne aitti."
Manukyan, Azerbaycan'ın savaş bölgesinden uzakta bulunan şehirlerinde sivil altyapının, yerleşim yerlerinin İskender M, Toçka U ve diğer füzelerle vurulması hakkında emrin kim tarafından verildiği konusunda bilgisiz olduğunu söylemiş. Eklemiş ki, sözde rejimin "ordusu"nun kadro yapısında böyle silahlar yoktu.
Mahkeme süreci 20 Haziran'da devam edecek.
Belirtelim ki, Ermenistan devletinin, onun devlet kurumlarının görevli kişilerinin, askeri güçlerinin ve yasadışı silahlı birliklerin doğrudan liderliği ve katılımı, sözlü-yazılı şekilde verdiği görev, talimat ve direktifleri, maddi, teknik, personel ile verdiği desteği, merkezi şekilde yönetimi temelinde, ayrıca ciddi denetimi altında Azerbaycan topraklarında iç ve uluslararası hukuk normlarına aykırı şekilde, Azerbaycan'a askeri saldırı amacıyla kurulmuş, ayrıca Koçaryan Robert Sedrakoviç, Sarkisyan Serj Azatoviç, Manukyan Vazgen Mikaeloviç, Sarkisyan Vazgen Zavenoviç, Babayan Samvel Andranik, Balasanyan Vitali Mikaeloviç, Balayan Zori Haykoviç, Ohanyan Seyran Muşegoviç, Garamyan Arşavir Surenoviç, Melkonyan Monte Çarlz ve diğerlerinin liderliği, doğrudan ve dolaylı katılımları ile Ermenistan devleti, bunun yanı sıra söz konusu suç örgütü tarafından yürütülen saldırgan savaşın gidişatında işlenen çok sayıda suç olayına dair ceza davası üzerine Ermeni asıllı 15 sanık suçlanıyor.
Bu kişiler, yani Arutyunyan Arayik Vladimir, Gukasyan Arkadi Arşavir, Saakyan Bako Sahak, İşhanyan Davit Ruben, Manukyan David Azat, Babayan David Klim, Mnatsakanyan Levon Henrikoviç, Beglaryan Vasili İvan, Gazaryan Erik Robert, Allahverdiyan Davit Nelson, Stepanyan Gurgen Homer, Balayan Levon Romik, Babayan Madat Arakeloviç, Martirosyan Garik Grigori, Paşayan Melikset Vladimir Azerbaycan Cumhuriyeti Ceza Kanunu'nun 100 (saldırgan savaşı planlama, hazırlama, başlatma ve yürütme), 102 (uluslararası korumadan yararlanan kişilere veya kuruluşlara saldırma), 103 (soykırım), 105 (nüfusu yok etme), 106 (kölelik), 107 (nüfusu sınır dışı etme veya zorla göç ettirme), 109 (zulüm), 110 (insanları zorla kaybetme), 112 (uluslararası hukuk normlarına aykırı özgürlükten mahrum etme), 113 (işkence), 114 (ücretli askerlik), 115 (savaş kanunlarını ve geleneklerini ihlal etme), 116 (silahlı çatışma sırasında uluslararası insani hukuk normlarını ihlal etme), 118 (askeri yağma), 120 (kasten adam öldürme), 192 (yasadışı girişimcilik), 214 (terörizm), 214-1 (terörizmi finanse etme), 218 (suç örgütü (organizasyon) kurma), 228 (yasadışı olarak silah, onun parçalarını, mühimmat, patlayıcı maddeler ve cihazlar edinme, başkasına verme, satma, saklama, taşıma ve bulundurma), 270-1 (havacılık güvenliğine tehdit oluşturan eylemler), 277 (devlet adamının veya kamu görevlisinin hayatına suikast düzenleme), 278 (iktidarı zorla ele geçirme ve onu zorla tutma, devletin anayasal düzenini zorla değiştirme), 279. (yasalarda öngörülmeyen silahlı birlikleri ve grupları oluşturma) ve diğer maddelerle suçlanıyorlar.