Galatasaray Sportif AŞ Başkan Vekili Abdullah Kavukcu, sarı-kırmızılı kulübü takip eden basın mensuplarıyla düzenlenen iftar programında bir araya gelerek gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.
Sarı-kırmızılı ekibin hedefinin her zaman olduğu gibi mücadele ettiği tüm kulvarlarda en büyük başarıyı yakalamak olduğunu ifade eden Kavukcu, "Önümüzde kalan dokuz maç bizim için birer final niteliğinde. Bu süreçte en önemli kelimemiz ‘konsantrasyon'. Hedefimiz ise taraftarımızla birlikte 26. şampiyonluğu kutlamak. Ligde şampiyonluğa ulaşmak istiyorsak kalan 9 karşılaşmayı da kazanmak zorundayız. Bazı kesimler bizi şimdiden şampiyon ilan ediyor ancak henüz hiçbir şey bitmiş değil. Biz her maçı tek tek final olarak görüyoruz. Galatasaray camiası kenetlenmiş durumda ve tek hedefimiz şampiyonluk. Şampiyonlar Ligi'nde de turları geçerek önemli bir noktaya geldik. Önümüzdeki maçlarda takımımıza ve hocamıza güveniyoruz. Camı açtığınızda çiçek kokularını hissediyorsanız Galatasaray'ın mevsimi gelmiştir. Çünkü mayıslar Galatasaray'ındır. Beşiktaş maçını geride bıraktık, şimdi tüm konsantrasyonumuz Liverpool karşılaşmasında. Daha önce Liverpool'u yendik, yine yenebileceğimize inanıyoruz. İnşallah bunu tekrar başaracağız" ifadelerini kullandı.
Beşiktaş derbisinin Türk futbolu için oldukça önemli bir mücadele olduğunu dile getiren Abdullah Kavukcu, karşılaşmada yaşanan bir pozisyona da değindi. Kavukcu, "Maç sırasında kalecimiz Uğurcan Çakır sakatlandığında topu sportmenlik gereği dışarı attı. Biz futbolu Fair-Play anlayışıyla öğrendik ve oyunun temelinde sportmenliğin olduğuna inanıyoruz. Böyle bir durumda beklenti, topun rakip takım tarafından geri verilmesidir. Galatasaray için Fair-Play en önemli değerlerden biridir. Böyle bir pozisyonda gol olsaydı bundan kim memnun olurdu? Futbolun ruhuna uygun davranış herkes tarafından biliniyor. Beşiktaş ile oynanan son iki maça bakıldığında tablo ortada. Birinde 60 dakika, son karşılaşmada ise yaklaşık 40-45 dakika 10 kişi oynamışız. Buna rağmen kazanamamışsınız. Biz sizin yerinizde olsak açıklama yapmak yerine sahaya ve oyuna odaklanırdık. Ancak görüyoruz ki hemen açıklamalar yapılıyor ve bahaneler üretiliyor. Galatasaray kimsenin başarısızlığını örtmek için kullanılacak bir kulüp değildir. Biz kendi işimize bakarız. Sahada güçlü mücadele veririz ama sportmenlik de bizim için rekabet kadar önemlidir" dedi.
Nijeryalı yıldız Victor Osimhen hakkında çıkan haberlere de değinen Kavukcu, oyuncu hakkında yapılan yorumların gerçeği yansıtmadığını söyledi.
"Victor Osimhen hakkında sürekli farklı değerlendirmeler yapılıyor. Dünyada Osimhen seviyesinde kaç futbolcu var? Kıyaslanan oyuncuların kazançlarına bakmak gerekiyor. Osimhen'in maaşı üzerinden yorumlar yapılıyor fakat gerçekler ortada. Osimhen, Al-Hilal'in yıllık 50 milyon Euro'luk teklifini reddetti. Bu da üç yıllık toplam 150 milyon Euro'luk bir kontratı geri çevirdiği anlamına geliyor. Böyle bir oyuncu parasını alamıyor diye oynamamazlık yapar mı? Eğer Galatasaray taraftarı bu kadar büyük destek vermeseydi Osimhen bugün burada olmazdı. Taraftarımızın oyuncularımıza verdiği destek dünyanın çok az yerinde görülür. Şu bir gerçek ki Osimhen, Galatasaray tarihindeki yerini alacak" açıklamasında bulundu.
Kulübün son yıllarda Avrupa'da önemli bir ivme yakaladığını ifade eden Kavukcu, ekonomik açıdan da önemli adımlar attıklarını belirtti.
"Rakip olduğumuz kulüplerin ekonomik büyüklükleri ortada. Avrupa'da milyar Euro'luk kadrolar kuruluyor. Biz de bu seviyelere yaklaşan bir kulüp olmak için çalışıyoruz. Başkanımızın liderliğinde kulübün ekonomik yapısını daha da güçlendirmek için yoğun çaba harcıyoruz. Son dönemde loca satışlarından sponsorluk anlaşmalarına kadar birçok alanda ciddi gelir elde ettik. Galatasaray hem sportif hem mali anlamda güçlü bir noktaya doğru ilerliyor. Oyuncularımızın maaşlarını planlı şekilde ödüyoruz ve prim sistemimiz düzenli işliyor. UEFA kriterleri açısından da herhangi bir problemimiz yok. Kurallara göre kulüplerin harcamaları gelirlerinin yüzde 70'ini geçmemeli. Biz bu oranı yüzde 68 seviyesinde tuttuk."
Kulübün mali yapısı hakkında da konuşan Kavukcu, "Artık borçsuzluk dönemine doğru ilerliyoruz. Galatasaray maaşlarını düzenli şekilde ödüyor, kulüplere olan ödemelerini yapıyor. UEFA kriterleri açısından da alnımız açık. Ocak ayında ilk 6 aylık raporumuzu tutturduk. Önümüzdeki yıl mali açıdan daha rahat bir süreç yaşayacağımızı düşünüyoruz. Şu anda bazı oyunculara ödenen maaşlar ve ayrılan futbolcular var. Bunlar gelecek sezon olmayacak ve bu durum Galatasaray'ın önünü daha da açacak" ifadelerini kullandı.
Kulübün gelirlerini artırmak için çeşitli çalışmalar yaptıklarını belirten Kavukcu, loca satışları ve sponsorluk anlaşmalarına da değindi.
"Bir locanın yıllık 700 bin Euro'ya satılabileceğini birçok kişi düşünmezdi ama biz bunu başardık. Locaların tamamı satıldı ve halen talep var. Sponsorluk gelirlerimizi de ciddi şekilde artırdık. PUMA ile yaptığımız anlaşmayı yıllık 4 milyon Euro seviyesinden 8.3 milyon Euro'ya çıkardık. Bonuslarla birlikte yaklaşık 13 milyon Euro gelir elde edeceğiz. Galatasaray markası her geçen gün büyüyor. Ayrıca Sermaye Piyasası Kurulu ile yaptığımız görüşmeler sonucunda kulübümüz için önemli bir finansal adım attık. Bu adım sadece bugünü değil geleceği de güvence altına alacak."
Mağazacılık alanında da önemli başarılar yakaladıklarını söyleyen Kavukcu, "Bugün Türkiye'de en fazla satış yapan kulüp konumundayız. Bu başarıyı daha da ileri taşımak için mağazacılık tarafını halka açmayı planlıyoruz. Yaklaşık 600 milyon dolar değerine ulaşmış bir şirket yapısından söz ediyoruz. SPK onayının ardından gerekli süreci tamamlayarak halka arzı gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Böylece Galatasaray'ın borsada işlem gören yeni bir şirketi daha olacak. Amacımız Galatasaray'ı Avrupa'da kalıcı başarı yakalayan kulüplerden biri haline getirmek" dedi.
Takım içinde güçlü bir aile ortamı bulunduğunu da vurgulayan Kavukcu, kulüp başkanı Dursun Özbek'in futbolcularla yakından ilgilendiğini söyledi.
"Futbolcularımızla kurduğumuz iletişim oldukça güçlü. Başkanımız futbolcularla çok yakından ilgileniyor ve haftanın dört günü Kemerburgaz'da oluyor. Her futbolcuya dokunuyor, sohbet ediyoruz. Her maç öncesinde oyuncularımızla konuşuyoruz. Futbolcularımız başkanla adeta baba-oğul gibi oldular. Galatasaray'ın geleceği çok parlak. Önümüzdeki yıllarda çok daha güçlü bir Galatasaray olacak" diyerek sözlerini tamamladı.