İspanya'nın Türkiye'yi 6-0'la ezdiği gecede sahada yalnızca bir futbolcu isyan etti: Arda Güler. 20 yaşındaki genç yıldız, hem kulüp hem de milli takım düzeyinde üstlendiği ağır sorumluluğu hissetti.
Oxu.Az'ın Haber Global'den aktardığı habere göre, Luka Modric'in ayrılığı sonrası Real Madrid'in oyun kurucu transfer etmemesi, Arda Güler'i takımın en yaratıcı beyni konumuna yükseltti. 10 numara Kylian Mbappé'ye emanet edilse de, Bernabéu'da oyun aklının Arda'nın ellerinde olacağı beklentisi giderek güçleniyor. Genç futbolcu artık yalnızca Modric'in varisi değil, aynı zamanda Real Madrid'in gelecek planlarının merkezindeki isim.
Milli Takımda Artan Sorumluluk
Arda Güler'in yükselişi yalnızca kulüp seviyesinde değil, milli takım için de kritik bir boyut taşıyor. Türkiye'nin 2026 Dünya Kupası hedefinde en medyatik ve liderlik potansiyeli en yüksek oyuncu olarak öne çıkıyor. Gürcistan karşısında yaptığı asist, onun sahadaki fark yaratan rolünün göstergesiydi. Ancak İspanya karşısında Türkiye, hücumda dağınık, savunmada kırılgan bir tablo çizdi. Takım tel tel dökülürken, farkı azaltmak için sürekli top isteyen ve arkadaşlarını oyuna ortak etmeye çalışan tek isim Arda'ydı.
"Tek Başına Bir Ada"
Pedri, Zubimendi ve Mikel Merino üçlüsünün kusursuz işleyen İspanya orta sahasına karşı Arda, hem liderlik hem de gurur koymaya çalıştı. Maçı tamamlayan tek orta saha oyuncusu oldu; ama gayreti sonuçsuz kaldı. Genç yıldız, uzun ve dengesiz bir takımın ortasında tek başına bir ada gibiydi. Bu durum, Modric'in yıllarca Hırvatistan formasıyla yaşadığı hayal kırıklıklarını hatırlattı.
Gerginlik ve Öfkenin Yansıması
Karşılaşmanın son bölümlerinde Lamine Yamal ile yaşanan kısa süreli gerginlik, Arda'nın içinde biriken öfkenin dışa vurumuydu. Skor 6-0 iken yaşanan bu an, genç futbolcunun yalnızca saha içindeki çaresizliğini değil, aynı zamanda rekabetçi karakterini de ortaya koydu.