Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı; siyah beyazlı ekibin futbol takımındaki genel gidişat, transfer stratejisi ve kulübün finansal yapısıyla ilgili önemli açıklamalarda bulunuyor.
Serdal Adalı, Beşiktaş'ın mevcut durumuna dair HTSpor ekranlarında kapsamlı değerlendirmeler yapıyor.
Serdal Adalı'nın dikkat çeken açıklamaları şu şekilde:
"Beşiktaş'a duyulan sevgi çok farklı bir duygu! Yaşadığım bunca zorlu sürecin ardından vazgeçmem söz konusu bile değil! Beşiktaş hayatımın ayrılmaz bir parçası."
"Göreve başladığımız ilk gün, beklentilerimizle karşılaştığımız gerçeklik arasında büyük bir uçurum vardı. Finansal boyutu bir yana bırakalım, manevi boyutu da aynı şekildeydi. Kimsenin görev tanımı net değildi. Bunlar bizi en çok zorlayan meseleler oldu. Mali kısımdaki rakamlar da tahmin edilenden çok daha yüksekti. Yılbaşına kadar olan süreçte 30-35 milyon avro konuşulurken, mayıs ayına gelindiğinde bu rakam 100 milyon avroya ulaştı. Bunu hatırlatmak isterim. 1,5 yıl boyunca ne uzun vadeli sponsorluk gelirlerinden ne de localardan para elde edebildik. Sıfır gelir ve kısa vadede 80-100 milyon avro arasında borçla karşı karşıyaydık. Allah'a şükür bunlar ödendi. Burası Beşiktaş ve bu rakamları ödemek Beşiktaş için çok abartılı bir şey değil! O dönemki tabloyu bir iş insanı perspektifinden tarif etmek gerçekten mümkün değildi. Eksi 100 milyon avrodan bugünlere ulaştık. Yönetim kuruluma çok teşekkür borçluyum, kendi işlerini bırakarak her gün kulüpte çalıştılar. Onlara da minnettarım, bu günlere böyle geldik."
"Göreve geldiğimizden bu yana geçen 16 aylık sürede 300 milyon avro ödeme gerçekleştirdik! Sermaye artışı umduğumuz gibi sonuçlanmadı. Camia, ayda 5 milyon dolar faiz ödendiğinden habersizdi. Bunu ben gündeme getirdim ve sonrasında diğer kulüpler de bankalar birliğinden ayrılmayı konuşmaya başladı."
"Bankalar Birliği'ndeki bir bankanın borcunu tamamıyla ödedik ve banka sayısını ikiye indirdik. Tüpraş ve Beko ile imzaladığımız yeni sponsorluk anlaşmaları ile Nike'tan elde ettiğimiz sponsorluk geliri sonrasında yaklaşık 50 milyon doları Bankalar Birliği'ne aktardık. Ziraat Bankası'nın ana para borcunu kapattık. Faiz kısmını ise üç yıl vadeli ödeme planına bağlayarak Emlak Konut'tan Dikilitaş projesi kapsamında gelecek gelire endeksledik. Diğer bankayı da dilersek kapatabiliriz... Ancak dünya konjonktürünü ve önümüze çıkabilecek durumları bilemiyoruz. Nisan ayında Emlak Konut'tan 22 milyar civarında bir ödeme alacağız; bunu götürüp borcun tamamını kapatmak da mümkün. Fakat geleceği görmek istiyoruz. Rakiplerimiz Bankalar Birliği'nden yüzde 35 faizle çıktı ama ardından yüzde 64 faizle bankalardan kredi talep ediyorlar. Parayı öderiz ama sonrasında ne olacak? Burada bir sistem inşa ediyoruz."
"Rahmi Bey'e şükranlarımı sunuyorum. Tüpraş'tan üç yıl içinde alacağımız gelirle banka borcunu kapatacağımızı söyledik. 'Alın evladım' dedi. Toplu olarak aldık ve doğrudan bankaya yatırdık. Geçen yıl 10 milyar TL ödeme yapmamıza rağmen borç arttı! Yılda 50 milyon dolar faiz ödüyorsunuz... Bu rakam Beşiktaş'ın yıllık gelirine eşit!"
"Bankalar Birliği'nden ayrılacağız ama Dikilitaş'ın temelini attığımız ve satışların başladığı gün... Dikilitaş'tan elde edilecek gelirle borçları ödeyebiliriz ancak Beşiktaş üç yıl sonra aynı noktaya geri döner! Bankalara olan borç 128 milyon dolardı, faizle birlikte 180 milyon dolara çıkacaktı. Şu anda 50 milyon dolar! Dört yıl içinde ödeyeceğiz, Beşiktaş bunu rahatlıkla karşılar! Maliye Bakanımızı ziyaret ettim, borcumuzu ödeyeceğimizi ifade ettiğimde güldü. 'Karşıma ilk kez borcunu ödemek isteyen bir başkan geliyor' dedi. Beşiktaş hiçbir zaman kimseye muhtaç kalmadı, kendi geliriyle kendi işini çözdü. Tüpraş'tan 30 milyon dolar aldık, isteseydik farklı şekilde kullanabilirdik."
"Nike'tan yıllık 2 milyon 600 bin avro gelir elde edeceğiz. Adidas'tan 850 bin avro alıyorduk. Bu tamamen net bir gelir. Yılda 2,5 milyon avroluk A Takım malzeme bedeli mevcut. Adidas döneminde bunu ücret karşılığı temin ediyorduk. Nike'a böyle bir ödeme yapmayacağız. Rakip takımların rakamlarıyla kıyaslanıyor... Rakamlar doğru ancak onlar 700 bin forma satış garantisi vermiş! Ben böyle bir garanti nasıl verebilirim? Geçen sezon 230 bin forma satıldı! Ben de 700 bin forma garantisi versem, rakipten daha yüksek gelir elde ederim. Bizim 250 bin garantimiz var, 700 bine çıkarsak yüzde 30 daha fazla alırdık. 700 bin forma satılamazsa, onlar da bizim rakamlarımıza yaklaşır. Ben de forma garantisi verebilirim. Peki tutturamadığımızda ne olacak? O anın alkışı güzel görünür! Biz o tür işlerin içinde yokuz! 250 bin satışın üzerine çıktığımızda gelirimiz otomatik olarak artacak. Bu madde de anlaşmada var. 700 binin üzerinde forma satışı gerçekleştirirsek, 7 milyon avro değil 8,5 milyon avro elde ederiz. Bunu herkes bilsin."
"Başkanlığa seçildim, üç gün sonra transfer penceresi açıldı. O dönemde kiralık oyuncu almayı ben de tercih edebilirdim. 4,5 milyon avroluk bir limit vardı, büyük çabayla 6 milyon avroya yükselttik. Kiralık yoluna gitmedik, iki genç oyuncu transfer ettik. Maliyetlerini sponsorluk gelirlerinden karşıladık, UEFA kuralları çerçevesinde detayını paylaşamıyoruz ama aldık. Beşiktaş'a doğrudan bir mali yük getirmediler. Ancak çocuklar beklenen performansı gösteremedi... Keny Arroyo olağanüstü yetenekli bir futbolcu ama adaptasyon sürecini aşamadı. Bizim de hatalı olduğumuz noktalar olabilir."
"Devre arası transfer döneminde en doğru hamleleri yaptık. Ama sahada istediğimiz sonuçları alabildik mi, alamadık mı? Ortada bir hakem meselesi var, tüm Türkiye'nin konuştuğu..."
"Dikilitaş projesi 17,1 milyar TL'nin altına düşmeyecek bir değere sahip. Bunun yarısı Beşiktaş'a kalacak. Müteahhit firma parayı alıp yatırdı. 35-40 adet haciz çıktı, bunları temizleme sürecindeyiz. Allah nasip ederse bu ay kasaya 2,2 milyar TL girecek. Hedefimiz projeyi üç yıl içinde tamamlamak. Dikilitaş'tan sağlanacak gelirle yeni projeler hayata geçireceğiz. Başka bir yolla rakiplerle yarışmak mümkün değil. Bir rakip 1,4 milyar dolarlık bir proje gerçekleştirmiş. Bir diğeri 800 milyon dolarlık sermaye artışı yapmış. Bizim henüz somut bir adımımız yok! Dikilitaş benzeri bir proje daha hayata geçirmemiz şart. Arzu ettiğimiz futbol takımını kuruncaya kadar bu tür projeler kaçınılmaz. Tapu varlığımızı genişletmek istiyoruz. Bu işler yalnızca Türkiye'ye özgü değil, dünyada da kulüpler gelirlerini gayrimenkul projelerine bağlamış durumda."
"Yayın gelirlerinin inşallah iyileşmesini bekliyoruz. Bunun yanı sıra yaklaşık 15 milyon dolar tutarında yeni sponsorluk sözleşmeleri imzaladık."
"Basketbolda isim sponsorluğu anlaşması sona erecek, aklımda iki farklı sponsor adayı var. Her ikisiyle de görüşmeler yapacağım. Birinden mutlaka olumlu sonuç çıkacak. EuroCup şampiyonluğu hedefliyoruz. EuroLeague hayalimiz var. Güçlü bir sponsor bulacağız. EuroCup'ı kazandıktan sonra elbette EuroLeague'de yer alacağız... Sürekli EuroLeague'de mücadele edebilmek bütçeye bağlı. Basketbolda bütçeyi aştık. Dusan Alimpijevic'i tebrik ediyorum, en az bizim kadar Beşiktaşlı. İki ek oyuncu transferi için ben devreye girdim, 'Parasını benden alırım' dedim. O da 'Söz, EuroCup'ı kazanacağım' diye karşılık verdi."
Türkiye Gazetesi