2013-14 sezonunda Arjantinli futbolcu Angel Di Maria kanat pozisyonundan orta sahaya geçiş yaptı. Arda Güler'in bu sezon yapmaya hazırlandığı değişim de tam olarak bu.
Oxu.Az'ın Haber Global'den aktardığı habere göre, genç futbolcu, Türkiye'nin en değerli yeteneklerinden biri olarak Madrid'e geldi ve çok net tanımlanmış ofansif bir profili vardı. İspanya'ya ayak bastığında çoğu kişi onu ya 10 numara ya da daha çok dribling yeteneği olan, kanattan oyuna girip tehlikeler yaratan bir kanat oyuncusu olarak görüyordu.
Real Madrid için bu transfer, genç yetenekleri kadrosuna katmaya alışık bir kulübün geleceğe yatırım hamlesi olarak değerlendirildi. Ancak zaman ilerledikçe Güler'in sahadaki varlığı az oldu, forma şansı sınırlı kaldı.
Geçen sezon 49 maçta forma giyip 6 gol ve 11 asist yapan Güler için Luka Modric'in ayrılığı, ona daha fazla süre alma fırsatı doğurdu. Ancak bu, alışık olmadığı bir pozisyonda olacak. Modric'in yerini almak ile farklı bir rol üstlenmek arasında bir yerde.
İlk noktada, Güler'in Hırvat yıldızın Real Madrid'de yaptıklarından ders çıkardığı görülüyor. Xabi Alonso'nun ona öğretmeye çalıştığı pozisyon değişimi kanattan, orta sahanın beyni konumuna geçmek onu adeta bir "klasik oyun kurucu"ya dönüştürecek gibi görünüyor.
Ancak Güler bundan fazlası: Rock'n Roll ve elektrik gibi enerjik. Bu yönüyle de Modric'ten çok Di Maria'ya benziyor.
2013-14 sezonunda "Fideo" lakaplı Di Maria, Carlo Ancelotti yönetiminde klasik bir kanat oyuncusuyken orta sahada görev almaya başladı ve bu değişim, Real Madrid'e arzulanan 10. Şampiyonlar Ligi kupasını getirdi. O dönem ünlü BBC (Bale, Benzema, Cristiano) üçlüsünü hücumda barındırabilmek için Di Maria forvet hattından orta sahaya çekildi. Zor görünse de sonuç büyük başarı oldu. Şimdi, Arda Güler'in rol değişimiyle Madrid'de tüm kupaları, özellikle de taraftarın en çok istediği UEFA Şampiyonlar Ligi'ni yeniden kazanma hayali kuruluyor.
"La Decima"nın Adamı: Angel Di Maria
2013-14 sezonunda Angel Di Maria zaten Real Madrid'de kendini kanıtlamış bir isimdi. Ancak Gareth Bale'in gelişiyle birçok kişi onun Madrid'deki günlerinin sayılı olduğunu düşünüyordu. Yine de Carlo Ancelotti, kulübe birçok sevinç yaşatmış ve BBC üçlüsüne kıyasla farklı bir kıvılcım katabilecek bu futbolcudan vazgeçmedi. İtalyan teknik adam yönetiminde Arjantinli, 52 maçta 11 gol atıp 26 asist yaptı; bu rakamlar genelde kanatta oynayan bir isim için gayet iyiydi.
O sezon Ancelotti risk alarak öğrencisinin pozisyonunu değiştirdi ve onu orta sahaya adapte etti. Di Maria bu yeni rolüne hızla uyum sağladı. Hızı ve çizgiler arasında hareket kabiliyeti, onu Real Madrid için mükemmel bir tamamlayıcı yaptı. Zirve noktası ise UEFA Şampiyonlar Ligi oldu. 24 Mayıs 2014'te Lizbon'da oynanan finalde Real Madrid, Atletico Madrid ile karşılaştı ve Di Maria final tarihinin en etkileyici performanslarından birini sergileyerek takımına 10. kupayı getirdi; aynı zamanda finalin en iyi oyuncusu seçildi.
Arda Güler'in dönüşüm süreci ise daha yavaş başladı. Yakın zamanda düzenlenen Kulüpler Dünya Kupası'nda Xabi Alonso hem yeni bir sistem hem de yeni bir pozisyon denemesi yaptı. Turnuvada Güler, daha merkezde görev aldığı 6 maçta 1 gol ve 2 asistle oynadı. Ancak rakamların ötesinde, bu yeni görevde çok rahat olduğu görüldü. Sürekli top istedi, oyuna katıldı, takım arkadaşlarını son bölgeye kolayca taşıdı.
ABD'deki bu turnuvadaki performansıyla yeni hocasının güvenini kazandı. Luka Modric'in ayrılığının ardından Xabi Alonso'nun bu sezon Güler'e daha fazla güvenmesi bekleniyor. İlk bakışta Real Madrid'in yaratıcı oyuncu açısından eksik kaldığı düşünülebilirdi ama anlaşılan o ki başarıya liderlik edebilecek isim, zaten kadronun içinde bulunmuş.