Paris 2024 Olimpiyatları'nda gümüş madalya kazanan milli atıcı Yusuf Dikeç, ikonik tarzıyla tüm dünyanın dikkatini çekti. İtalyan spor gazetesi La Gazzetta dello Sport'a konuşan Dikeç, olimpiyat sonrası hayatındaki değişiklikleri ve başarısının sırrını paylaştı.
Oxu.Az'ın Türkiye Gazetesi'nden aktardığı habere göre, olimpiyat sonrası sosyal medyada fenomen haline gelen Dikeç, dünyadan mesajlar aldığını söyledi:
"Evet, Hollywood'dan bile aradılar. James Bond filmine dair şaka yollu bir teklif geldi. Ben de 'Benim işim hedefi vurmak, Bond'un işi hayatta kalmak' diye cevap verdim. Eğlenceliydi."
Silahla ilk tanışmasının askerlikte olduğunu belirten Dikeç, "İlk kez askerde bir silah tuttum. Eğitmenim, duruşumu ve sakinliğimi fark edip 'Bu sporu denemelisin' dedi. Denedim, bir daha da bırakmadım." dedi.
Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde doğan 52 yaşındaki sporcu, hayatını disiplinli ve dengeli sürdürüyor. Gününün büyük bölümünü antrenman, çay, ailesi ve kedisi Tarçın'la geçiriyor.
Dikeç'in 7 yaşında bir kedisi var:
"Tarçın bağımsız, inatçı ve zarif. Bu yüzden çok iyi anlaşıyoruz. Hayatıma huzur getiriyor. Sabahları demli çay, sessizlik ve Tarçın."
Dikeç, atıcılığın sadece isabet değil, ruhsal dengeyle ilgili olduğunu söylüyor:
"Tetik çekmek değil önemli olan. Atıcılık, agresiflik değil, nefes ve kontrol meselesi. Gerçek hedef, insanın içinde."
Kendine özgü tarzını ise doğal ve bilinçli bir tercih olarak anlatıyor:
"Ellerim cebimdeyken daha rahat hissediyorum, daha az düşünüyorum. Bu tarzın adı "sakin isabet" diyebiliriz."
Başarısının ardından aldığı tebriklere değinen Dikeç, madalyasını ülkesine ve genç sporculara adadığını belirtiyor:
"Madalyamı ülkem ve sessizce çalışan gençlere armağan ediyorum. Kızımın sabrı ve sevgisi de bana güç veriyor."
Dikeç, stresle başa çıkma ve odaklanma sırlarını şöyle anlatıyor:
"Her atış nefesle başlar, nefesle biter. Soğukkanlı kalmak önemli. Duygusuz olursan hedefi kaybedersin, sakin olursan isabet edersin."
Kariyerinde zor dönemler yaşadığını da itiraf eden Dikeç, "Her zaman neden başladığımı hatırladım" diyor.
Boş zamanlarında ailesi ve kedisiyle vakit geçirmekten keyif alıyor:
"Bazen bu, olimpiyat kürsüsünden bile daha değerli."
Her atışta Türk bayrağını hissettiğini vurgulayan Dikeç, "Disiplin, sabır ve inançla neler başarılabileceğini gösteriyorum" diyerek, modern sporun en ilginç karakterlerinden biri olduğunu söylüyor.
Yusuf Dikeç, tarzı ve felsefesiyle yalnızca bir sporcu değil, aynı zamanda ilham veren bir figür olarak öne çıkıyor. "Sakin isabetin ustası" olarak anılan milli sporcu, yalnızca hedefleri değil, kalpleri de vurmayı başarıyor.