Türkiye'nin Şanlıurfa kentinde bulunan Karahantepe, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki Göbeklitepe ile birlikte, 12 bin yıl öncesine tarihlenen dünyanın en eski Neolitik yerleşim yerlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Oxu.Az'ın haberine göre, bu alan her yeni arkeolojik kazıyla tarih öncesi insan topluluklarına ışık tutuyor ve onların gizemli dünyasını anlamamızda önemli rol oynuyor.
Bu kez Karahantepe dünya çapında çığır açan bir keşifle gündeme geldi - bilim insanlarına göre, burada dünyanın bugüne kadar bilinen en eski üç boyutlu mitolojik anlatısı bulundu. Arkeologlar bu buluntuyu Neolitik dönemin "yüzyılın keşfi" olarak değerlendiriyorlar.
Kazılar sırasında taştan yapılmış kapların ve tabakların özel bir sırayla, üst üste dizilmiş şekilde yerleştirildiği ortaya çıktı. Bu kompozisyonun içinde taştan oyulmuş hayvan figürleri, taş asalar, boncuklar ve kırmızı steril toprakla mühürlenmiş kaplar keşfedildi. Çevrede ise kurt çenesi, leopar kemiği, kartal ve tilki gibi hayvanların kemikleri sembolik bir düzende yerleştirilmişti.
Kapların üzerinde ince geometrik desenler, hayvan ve stilize edilmiş insan tasvirleri bulunuyor. Özellikle dikkat çeken ise içi toprakla doldurulmuş ve küçük taş kapakla örtülmüş dibi olmayan bir kap oldu. Bu kabın içerisinde tilki, kartal ve yaban domuzu figürleri yerleştirilmiş. Bu figürların baş kısımları taş bir halkanın içindeydi - bu da kompozisyona güçlü bir sembolik anlam katıyor. Kartal figürünün halkadan kısmen çıkmış durumda olması, kabın mühürlenmesinden sonra gerçekleştiği düşünülüyor.
Şimdiye kadar Şanlıurfa bölgesinde genellikle iki boyutlu tasvirlere rastlanıyordu. Ancak Karahantepe'deki bu buluntu, ilk kez sembolik bir anlatının üç boyutlu formda ve yerinde sergilenmesidir. Bu özellik onu diğer keşiflerden ayırıyor ve Neolitik dönem sanatında yeni bir aşamanın başlangıcı olarak değerlendiriliyor.
Buluntunun özel hazırlanmış üç boyutlu kompozisyon şeklinde sunulması, sadece sanat ve inançlar açısından değil, dönemin toplumsal hafızasına ışık tutması bakımından da büyük önem taşıyor. Bu, insanlık tarihinde ilk kez bir hikayenin, ardışık ve çok figürlü bir anlatının üç boyutlu formda yaratıldığını gösteriyor.
Karahantepe, Taş Tepeler adı verilen geniş Neolitik dönem yerleşimler kompleksinin bir parçasıdır. Bu bölge "Geleceğe Miras" projesi kapsamında Türkiye'nin arkeolojik mirasını korumak ve tanıtmak amacıyla odak noktasında tutuluyor.
2024 yılında bölgenin merkezi sayılan Göbeklitepe 709.643 ziyaretçi ağırladı. Ziyaretçilerin büyük çoğunluğu Karahantepe'yi de ziyaret etmeyi tercih ediyor. Bu ilgi, bölgede sürekli olarak yapılan arkeolojik keşifler ve bunların sunumuyla daha da artıyor.
Son buluntular şu anda Ankara'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu'nda düzenlenen "Arkeolojinin Altın Çağı" adlı sergide sergileniyor. Sergide sadece Karahantepe'deki keşifler değil, aynı zamanda çeşitli ülkelerden geri getirilen nadir eserler de sunuluyor. Bu etkinlik Türkiye'nin kadim kültürel mirasa verdiği yüksek değeri ve bağlılığını gösteriyor.
Karahantepe'deki bu keşif, Neolitik dönem insanının düşünce dünyasını ve sembolik algısını anlamamızda önemli bir aşama olarak kabul ediliyor. İlk kez bir anlatının üç boyutlu tasviri, kadim insanın dünyayı algılama ve ifade etme yeteneğini ortaya koyuyor. Bu buluntu, sadece Türkiye için değil, tüm insanlık için de tarihi bir öneme sahip.


