Türkiye'de aile yapısını hedef alan başta cinsiyetsizleştirme olmak üzere sapkın akımlara karşı kapsamlı bir yasal düzenleme hazırlığı başlatıldı. Hem Medeni Kanun'da hem de Türk Ceza Kanunu'nda köklü değişiklikler planlanıyor. 11'inci yargı paketinden son anda çıkarılan cezai düzenlemelerin kısa süre içinde yeniden gündeme getirilmesi bekleniyor.
Adalet Bakanlığı'nın hazırladığı taslağın gerekçesinde dikkat çeken ifadeler yer alıyor. Aile kurumunun korunması, toplumun genel ahlak ve değerlerine yapılan saldırıların önlenmesi ile tek tipleştirme ve cinsiyetsizleştirme akımlarıyla daha etkin mücadele edilmesinin amaçlandığı vurgulandı. Taslak, cinsiyet değişikliğine oldukça sıkı kurallar getiriyor. Cinsiyetini değiştirmek isteyen kişi, şahsen başvuruda bulunarak mahkemeden izin almak zorunda olacak. İznin verilebilmesi için başvuru sahibinin 25 yaşını doldurmuş ve evli olmaması şartı aranacak. Mevcut kanunda 18 olan yaş sınırı böylece yükselmiş olacak. Bunun yanı sıra kişinin transseksüel yapıda olduğunu, üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunduğunu ve cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunlu olduğunu belgeleyen resmi sağlık kurulu raporu gerekecek. Bu rapor, Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen tam teşekküllü bir eğitim ve araştırma hastanesinin en az üçer ay aralıklarla yapacağı dört değerlendirme sonucunda verilecek. İzin alınmadan cinsiyet değişikliğine yönelik hiçbir tıbbi müdahale gerçekleştirilemeyecek.
Taslakta Türk Ceza Kanunu'na önemli eklemeler yapılıyor. Kurallara aykırı cinsiyet değişikliği operasyonlarına ağır yaptırımlar öngörülüyor. Kanunla belirlenen şartlara aykırı olarak kişinin cinsiyetini değiştirmeye yönelik herhangi bir tıbbi müdahalede bulunan faile üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezası verilecek. Söz konusu ameliyat çocuğa karşı veya yetkili olmayan bir kişi tarafından yapılmışsa cezalar bir kat artırılacak. Kurallara aykırı şekilde cinsiyet değiştirme müdahalesi yaptıran kişiye ise bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası uygulanacak.
Düzenleme kapsamında alenen teşhircilik yapanların cezası da bir yıldan üç yıla çıkarılıyor. Doğuştan gelen biyolojik cinsiyete ve genel ahlaka aykırı tutum ve davranışta bulunan ya da bulunmayı alenen teşvik eden, öven veya özendiren kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak. Aynı cinsiyetteki kişilerin nişan veya evlenme töreni yapmaları halinde bu kişilere bir yıl altı aydan dört yıla kadar hapis cezası verilecek.
Düzenlemenin gerekçesinde önemli açıklamalar yer aldı: Tek tipleştirme ve cinsiyetsizleştirme akımlarıyla daha etkin mücadele edilmesi amacıyla genel ahlaka aykırı olacak şekilde doğuştan gelen biyolojik cinsiyete karşı tutum ve davranışta bulunmak ya da onu alenen teşvik etmek, bunu övmek veya özendirmek fiilleri suç haline getiriliyor. Türk Medeni Kanunu'nun hükümlerine göre evlenme ancak bir erkek ile bir kadın arasında gerçekleşiyor. Aynı cinsiyetteki kişilerin evlenmeleri hukuken mümkün değil. Yapılan düzenlemeyle aynı cinsiyetteki kişilerin nişan veya evlenme töreni yapmaları fiili suç olarak belirleniyor. Bu durumda nişan veya evlilik töreninin tarafı olan aynı cinsiyetteki kişiler ayrı ayrı cezalandırılacak. Düzenlemeyle fiziki ve ruhsal açıdan sağlıklı bireylerin ve nesillerin yetiştirilmesi ile aile kurumunun ve toplum yapısının korunması hedefleniyor.
Türkiye Gazetesi