İlahiyatçı Osman Ünlü, mübarek Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte Müslümanların sıkça sorduğu kritik bir soruya kesin bir yanıt verdi.
Ünlü, bu yaygın kanaatin aksine, zekatın Ramazan ayına münhasır bir ibadet olmadığını, asıl belirleyici unsurun bireyin zenginlik eşiğine ulaştığı tarih olduğunu vurguladı. Söz konusu açıklama, Ramazan döneminde yoğunlaşan hayır çalışmalarıyla birlikte zekat ibadeti etrafında meydana gelen bilgi karmaşasını ortadan kaldırmaya yönelik yapıldı.
Osman Ünlü, açıklamalarında Ramazan ayına has ibadetleri tek tek sayarak, zekatın bu özel sınıflandırmaya dahil olmadığını belirtti. Ramazan ayına mahsus farz ibadetlerin başında oruç yer alırken, nafile ibadetlerden teravih namazı da yalnızca bu ayda kılınan bir ibadettir. Bunların yanı sıra, Ramazan dönemine ait bir sadaka çeşidi olan Sadaka-i Fıtır (fitre) de sadece bu ay içerisinde eda edilir.
Osman Ünlü, zekatın ödeme zamanının, bireyin nisab miktarına (zekat yükümlülüğü doğuran zenginlik sınırı) eriştiği tarihe göre tespit edildiğini ifade etti. Bu tarih, hicri takvim esas alınarak belirlenir ve üzerinden bir hicri yılın geçmesiyle zekat borcu ortaya çıkar. Örneğin:
Bir kişi Zilhicce ayında nisab miktarına ulaştıysa, zekatını ertesi senenin Zilhicce ayında vermesi gerekir.
Recep ayında zenginlik sınırına erişen bir kişi ise zekatını sonraki yılın Recep ayında ödemelidir.

Bu durum, zekatın belirli bir aya, bilhassa Ramazan ayına sabitlenmediğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Her bireyin zekat yılı, kendi nisab miktarına ulaştığı tarihle başlayıp bir sene sonra tamamlanır.
Peki, zekatın asıl zamanının Ramazan dışında olmasına rağmen, bu kutlu ayda zekat vermek uygun mudur? Osman Ünlü, bu hususta önemli bir kolaylık bulunduğunu dile getirdi. Ramazan ayında gerçekleştirilen nafile ibadetlere bile katlanarak sevap verildiğinden, pek çok Müslüman zekatını bu dönemde ödemeyi tercih etmektedir.
Ünlü, kişinin zekat zamanının Ramazan'dan iki ay sonraya denk geleceğini bilmesine rağmen, Ramazan ayında zekatını eda etmesinin dinen sakıncasız olduğunu söyledi. Bu halde, kişi Ramazan'da ödeme gerçekleştirdikten sonra asıl zekat vaktinde malını yeniden hesaplamalı, şayet eksik kalan bir tutar varsa onu da tamamlamalıdır. Fıkıh kaynaklarında bu uygulamanın caiz olduğu açık şekilde ifade edilmektedir. Bununla birlikte dikkat edilmesi gereken husus, Ramazan ayının bir "zekat ayı" olarak nitelendirilmemesi gerektiğidir.