26 Ekim 2020, bizi topraklarımızın özgürlüğüne götüren Vatan Savaşı'nın otuzuncu günü.
Oxu.Az'ın hatırlatmasına göre, savaşın başlamasından bu yana üçüncü ateşkes ilan ediliyor. 26 Ekim yerel saatle sabah 8.00'den itibaren Azerbaycan ile Ermenistan arasında insani ateşkes yürürlüğe giriyor. Ordumuz insani ateşkes rejimine tüm cephe boyunca tam olarak uyuyor. Ermenistan silahlı kuvvetleri ise ezeli ve ebedi karakterlerine sadık kalarak, gün boyunca farklı aralıklarla Laçın'ın Sefiyan köyünde, ayrıca Gedebey, Tovuz ve Daşkesen'de bulunan birliklerimizi, Terter şehrini ve köylerini, Fuzuli, Ağdam ve Ağcabedi'deki yerleşim yerlerimizi topçu ateşine tutuyor. Daşkesen'e saldırı sonucunda orman yangını başlıyor. Akşam saatlerinde ise Terter Smerch çok namlulu roket atar sisteminden ateşe tutuluyor. Gün boyunca yerleşim yerlerimize iki yüzden fazla mermi atılıyor.
Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, halka hitabında savaştaki askeri ve siyasi durumu yorumluyor:
"Bir daha söylüyorum, Karabağ'da yaşayan Ermeniler bizim vatandaşlarımızdır. Azerbaycan halkı da hoşgörülü halktır. O insanların suçu yoktur. Kimin suçu varsa, o cevap veriyor ve ben demiştim ki, Azerbaycan halkının kanı yerde kalmayacak ve kalmıyor. Hocalı soykırımını gerçekleştiren suçlular son bir ay içindeki bu çatışmalarda artık yok edildiler. Adalet galip geldi. Bu nedenle bir kez daha duruşumu belirtmek istiyorum, biz mutlaka bu topraklara askeri-siyasi yollarla döneceğiz. Askeri aşama bugün sona erebilir. Biz meseleyi siyasi yollarla çözeceğiz. Azerbaycanlılar dönüyor Şuşa'ya, Azerbaycanlılar dönüyor Hankendi'ye. Önceden yaşadığımız tüm diğer yerlere dönüyoruz. Ermeni nüfus için olanaklar sağlanıyor, yavaş yavaş bir arada yaşamayı öğrenmeliyiz, hem onlar, hem de biz. Ben meseleyi böyle görüyorum ve benim bu yaklaşımım hem ahlaka hem de uluslararası hukukun normlarına dayanıyor. Ermenistan ise istiyor ki, bizi oradan çıkarsın, ardından etnik temizlik yapsın, anıtlarımızı ermenileştirsin ve yurtdışından Ermenileri oraya getirsin. Peki, Cebrayıl'a yol çekiyordun, Paşinyan? Ne oldu o yol? Hani o yol? Hani Şuşa'da parlamento binası inşa ediyordun, ne oldu ona? Cehenneme gitti!"
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, İtalya'nın Rai-1 televizyon kanalına verdiği röportajda, Ermenistan'la barışın mümkün olup olmadığına ilişkin soruya da açıklık getirdi.

"İşgal ortadan kaldırılmalıdır, Azerbaycanlılar yüzyıllar boyunca yaşadıkları topraklara geri dönmeli ve Ermeni nüfusla komşuluk ve uzlaşma ortamında yaşamalıdır. Bu kolay olmayacak, zaman gerektirecek. Ancak Avrupa ülkelerinin İkinci Dünya Savaşı'nda birbirleriyle savaşmalarına rağmen sonrasında nasıl barıştıklarını biliyoruz - bugünün komşuları o zamanlar çok insan katletiller. Ancak bu, sürekli hafızalarda yer etmemeli, nefret doğurmamalıdır. Ermeni ideologları bugün bununla meşguldür. İyi niyet gösterilmeli. Eğer böyle olursa, benim dediğim gerçekleşir. Eğer olmazsa, biz her durumda bu toprakları geri alacağız. Savaş meydanındaki bugünkü durum da bunu gösterdi. Onları ne pahasına olursa olsun geri alacağız. Ya barışçıl yolla, ya da savaşla - ama geri alacağız. Bu yüzden Ermenistan yönetiminin bu konuyu ciddiyetle değerlendirmesi ve doğru adımlar atması gerektiğini düşünüyorum."
Devlet Başkanı'nın da belirttiği gibi, eğer Ermenistan yönetimi işgalci politikasından vazgeçseydi, bölgemiz dünyanın en refah bölgelerinden birine dönüşebilirdi. Ne yazık ki, bu kez de tam tersi oldu.
Tüm bunların ardından Cumhurbaşkanı halkı sevindiren bir müjde daha verdi.
Bütün bunlar bağlamında Devlet Başkanı, Azerbaycan Ordusu'nun bir gün önce Zengilan bölgesinin Birinci Alıbeyli, İkinci Alıbeyli, Rebend, Yenikend, Cebrayıl ilçesinin Kovşudlu, Sofulu, Dağ Maşanlı, Kürdler, Hovuslu, Çelebiler, Gubadlı ilçesinin Padar, Efendiler, Yusufbeyli, Çaytumas, Hanlık, Sarıyatak, Mollabürhan köylerini ve Gubadlı şehrini özgürleştirdiğini duyurdu.

Böylece, savaşın 30. gününde de üstünlüğün Azerbaycan Ordusu'nun tarafında olması, topraklarımızın her yerinde yakında bayrağımızın dalgalanacağından haber veriyor.
Merahim Nesib