11 Kasım'da Türkiye Hava Kuvvetleri'ne ait C-130 askeri nakliye uçağı, Gence havalimanından kalktıktan 27 dakika sonra Gürcistan topraklarında radardan kaybolarak kaza yapmıştır. Kaza sonucunda uçaktaki 20 asker ve tüm mürettebat hayatını kaybetmiştir.
Kazanın hemen ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev başta olmak üzere hükümet üyeleri, Türkiye'nin yönetimindeki üst düzey yetkililere başsağlığı dileklerini iletmiş ve olayla ilgili yardım etmeye hazır olduklarını belirtmişlerdir. Gürcistan'da kazayla ilgili ceza davası açıldı, olay yeri koruma altına alındı. Türkiye'den resmi şahıslar ise şu anda kazayla ilgili soruşturma yürütmektedir.
Tüm haberler kamuoyuna zamanında ve detaylı bir şekilde ulaştırılsa da, sosial medyada her zaman olduğu gibi, gerçeği yansıtmayan farklı görüşler dile getirilmektedir. Uçak kazasıyla ilgili araştırmalar devam etse de, şu an için olayın iki olası versiyonu değerlendirilmekte.
Oxu.Az'ın haberine göre, ilk versiyon, uçağın uzun süredir kullanıldığı ve son olarak beş yıl önce, 2020 yılında kapsamlı bakımdan geçtiği yönündedir. Korozyon nedeniyle uçak gövdesinde delinme olabileceği bilinmektedir. 2015 yılında Afganistan'ın şehrinde C 130 uçağının havalimanından kalktıktan kısa süre sonra kaza yaptığını belirtelim.
Genel olarak, bugüne kadar çeşitli nedenlerden dolayı bu uçakların 20'ye yakın kazası kayıtlara geçmiştir. Bu kazalardan ikisi, 1968 ve 1982 yıllarında Türkiye'de meydana geldi. 1968'de Manisa yakınlarında C130 iniş sırasında kaza yapmıştır.
Kazanın ikinci versiyonu ise, yüklerin gerektiği gibi sabitlenmemesi nedeniyle uçuş sırasında yer değiştirmeye başlamasıdır. Hareket eden yük, gövdenin iç yüzeylerine çarparak zarar verebilir ve sonuçta yapının bütünlüğünün bozulmasına neden olabilir.
Her durumda, uçak kazasında dış müdahale olmadığı anlaşılmaktadır. Öyle ki, geçen yıl Kazakistan'da kaza yapan AZAL uçağının gövdesinde mermi izleri görülse de, C130 uçağında bu tür izlere rastlanmadı.
Belirtmek gerekir ki, uçak uçuştan önce Gence Havalimanı'nda sadece iki saat beklemiştir. Bu süre içinde herhangi bir dış müdahale veya uçağa yaklaşma olayı kaydedilmemiştir. Uçağın yolcuları ise 8 Kasım'da askeri geçit törenine katılan F16 uçaklarına teknik hizmet veren personeldi. Onlar da güvenlik prosedürlerinden geçtikten sonra uçağa bindiler.
Ayrıca, uçak yük olarak F16'ların mekanik yedek parçalarını taşıyordu ve uçakta herhangi bir patlayıcı madde bulunmuyordu.
Kazayla ilgili soruşturma ve arama çalışmaları şu anda devam ediyor. Uçak düz bir alana düştüğü için kara kutuları bulmak zor olmayacak. Bu nedenle, tüm detayların yakında netleşeceğini rahatlıkla söylemek mümkün.
Soruşturma Gürcistan ve Türkiye tarafından yürütülüyor ve Azerbaycan, en başından beri kardeş Türkiye'ye tam destek veriyor.