23 Şubat'ta İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleşen telefon görüşmesi olayların seyrini değiştirdi.
Netanyahu, 28 Şubat'a planlanan İran'ın dini lideri Ali Hamaney ve yakın danışmanlarının toplantısı hakkında istihbarat ileterek, hedeflerin tek bir hamleyle imha edilmesini önerdi. İşte bu istihbarat bilgisi, Washington ve Tel Aviv'in ortak operasyona başlamasında belirleyici rol oynadı.
Beyaz Saray yöneticisi hemen Merkezi İstihbarat Teşkilatı'na alınan bilgilerin doğrulanması konusunda talimat verdi ve 26 Şubat'ta bilgilerin doğruluğu teyit edildi. Hava koşulları ve diğer teknik nedenlerden dolayı operasyonun zamanı kısmen değiştirilerek, 28 Şubat Bakü saatiyle 00:38'de başlatıldı. Trump, Hamaney'de şüphe uyandırmamak için planın tam gizlilik koşullarında tutulmasını sağladı.
İsrail tarafı ABD'yi İran'a karşı mümkün olan en kısa sürede harekete geçmeye teşvik etti. Bu acelecilik ise Beyaz Saray'ın saldırıdan önce geniş çaplı bilgilendirme hazırlığı yapmasında zorluk yarattı.
Hatırlatalım ki, 28 Şubat'ta İsrail Savunma Bakanı İsrael Katz, İsrail Savunma Kuvvetleri'nin İran'a önleyici saldırı düzenlediğini açıkladı. Ardından ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin de İran'a karşı askeri operasyona katıldığını bildirdi.
İran ise kendi adına İsrail'e onlarca balistik füze fırlattı. İsrail Savunma Kuvvetleri atışları doğruladı, ülke genelinde sirenler çaldı ve hava savunma sistemleri devreye girdi.
1 Mart'ta İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney'in saldırılar sırasında öldürüldüğü ilan edildi.
İran, ABD'nin askeri üslerinin bulunduğu komşu ülkelerin büyük çoğunluğuna füze saldırıları düzenledi.
Axios