Bugün sabahı vatandaşlarımızın Yekaterinburg'da işkence ile öldürülmesi haberiyle açtık. İlk bakışta hiçbir siyasi faaliyeti olmayan bu insanların cinayeti garip görünse de, olayların gelişimi bu cinayetin sipariş üzerine olması ve doğrudan üst yönetim, yani Rusya Devlet Başkanı Putin'in emriyle gerçekleştiği ihtimali giderek tahminlerimizi doğruladı.
Putin için masum insanların öldürülmesi artık sıradan, hatta siyasi amaçlar için kullanılan bir araca dönüştü. Ukrayna'da "yıldırım hızında" zafer elde edemeyen Putin, iç huzursuzluğu, siyasi ve ekonomik krizi göçmen "avı" ile dengelemeye çalışıyor. Onun için bu "et fiyatında" hangi halkların olması önemli değil. Ukrayna'da işlediği insanlığa karşı suçlar göz önündedir. Sivil halkın bombalanması, cinayetler, şiddet ve çocukların kaçırılması, savaş esirlerine karşı uygulanan işkence, aşağılama ve insanlık dışı muamele gerçekleri uluslararası insani hukukun, özellikle de Cenevre Sözleşmesi'nin ciddi şekilde ihlal edilmesi anlamına geliyor. Bunların her biri Putin'in zalim iktidarının korunması ve kişisel çıkarları için her gün daha büyük ölçekte devam ediyor.
Putin'in rejimiyle aynı fikirde olmayan herkes baskıya maruz kalıyor ve yok ediliyor.
Putin'in eşkiya ve katil çetesi OMON ise mafya kurallarıyla başkanın emrini kısa sürede ve özel bir acımasızlıkla yerine getiriyor. Şu anda Yekaterinburg'da onlarca Azerbaycanlı asılsız şekilde tutuklandı. Onların hangi fiziksel, manevi şiddete maruz kaldıkları ise göz önündedir.
Putin'in Azerbaycan'a karşı kanlı politikası AZAL uçağının vurulması anından itibaren daha da şiddetlendi. Resmi Bakü uçağın kazada değil, tam olarak Rusya'nın silahlı kuvvetleri tarafından vurulduğunu açıkça dile getirdikten sonra Moskova Bakü'ye saldırılarını güçlendirdi. Bu gerçeğin susturulması, resmi Bakü'nün azminin kırılması amacını taşısa da, etki tam tersi oldu. Bakü uçağın vurulmasında suçluların tespit edilip cezalandırılması talebini daha da güçlendirdi. "Rus Evi"nin istihbarat amacını tespit ederek faaliyetine son verdi. Doğal olarak bu, tüm Rusya'nın çarı Putin'in egosunu zedelemeden edemezdi. Çünkü o, mutlak ve dokunulmaz hükümdardır. Çevre olan halk ve devletler ise Putin için köledir. Ancak Putin'in dikkatine sunmak isteriz ki, Azerbaycan bağımsızlığını binlerce can pahasına elde etti ve bunun değerini çok iyi biliyor. Üç renkli Azerbaycan bayrağı bu topraklardan eksik olmayacak. Bunun için son Azerbaycanlı ölse ve öldürülse bile.
Azerbaycan halkı, kuzey komşusu tarafından tarih boyunca kendilerine karşı işlenen katliamları ve baskıları iyi hatırlıyor. 20 Ocak, Hocalı faciası ve Karabağ Savaşı yakın tarihimizin kanlı sayfalarıdır. Bu sayfaların yazarı Rusya'dır. İmzalar değişse de Azerbaycan halkının katili Rusya'dır. Bugün Yekaterinburg'da yaşanan kan donduran olayın Putin'in senaryosunun bir parçası olduğunu anlıyoruz ve Azerbaycan halkının bunu affetmeyeceğini söylüyoruz. Ayrıca Rusya'da yaşayan soydaşlarımızın şu anda orada rehin tutulduğunu ve bir baskı aracı olarak kullanıldığını da anlıyoruz. Ancak Rus Çarı da tarihi çok iyi biliyor ve sürekli tarihten alıntılar yapıyor. O zaman çarların da zaman zaman halk ayaklanmalarıyla devrildiğini ve tarihin karanlığına gömüldüğünü hatırlatabiliriz.
Kübra Muharremova