Türkiye, gelecek yılki BM Iklim Zirvesi COP31'e ev sahipliği yapacak, Avustralya ise hükümetler arası müzakere sürecini yönetecek.
Oxu.Az'ın yenisafak.com'a dayanarak bildirdiğine göre, Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, Brezilya'daki COP30 kapsamında şekillenen anlaşmanın, ülkeler arasında iki yıllık anlaşmazlığın ardından bir uzlaşma olduğunu belirterek Perşembe günü açıkladı.
Yıllık COP konferansları, iklim diplomasisi için kilit bir küresel platformdur. Hem Türkiye hem de Avustralya 2022'de COP31'e ev sahipliği yapmak için başvuruda bulunmuş ve son ana kadar forumu düzenleme hakkından vazgeçmeyi reddetmişti.
Albanese'ye göre, taraflar nihai anlaşmaya yakın: Türkiye, zirveye ev sahipliği yapacak ve konferansa başkanlık edecek, Avustralya ise çalışma gruplarının eş başkanlarının atanmasından nihai metinlerin hazırlanmasına kadar müzakerelerin yönetimini üstlenecek. Ön toplantının (pre-COP) Pasifik bölgesinde yapılması planlanıyor.
"Bu hem Avustralya hem de Türkiye için büyük bir başarı," dedi Albanese, ABC Radio'ya verdiği röportajda.
Avustralya İklim Bakanı Chris Bowen, Belem'deki konuşmasında, kararın Canberra'nın çıkarlarını dikkate aldığını, ancak tüm talepleri tamamen karşılamanın imkânsız olduğunu vurguladı. Anlaşma taslağına göre, katılımcı ülkeler arasındaki müzakereleri o yönetecek ve nihai belgelerin taslağını oluşturacak.
Ankara henüz anlaşmanın detaylarını kamuoyu ile paylaşmadı. Ancak, edinilen bilgilere göre zirve Antalya'da gerçekleşecek ve Türkiye, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında dayanışma ihtiyacını vurgulayarak zirveye küresel bir nitelik kazandırmayı hedefliyor.
Avustralya ise Pasifik ada devletlerinin deniz seviyesinin yükselmesi ve iklim felaketlerine karşı savunmasızlığına dikkat çekerek Pasifik COP konseptini öne sürüyordu. Canberra, geniş uluslararası destek beklentisiyle başvurusunun hazırlanması için yaklaşık 7 milyon Avustralya doları yatırım yapmıştı.
Müzakerelere aşina kaynaklara göre, özellikle önerilen yetki paylaşımı modelinin tek bir başkanlık öngören BM kurallarına ne ölçüde uyduğu konusunda bazı belirsizlikler devam ediyor. Buna rağmen, taraflar bu konuyu en kısa zamanda çözmeye çalışıyor, çünkü bu kadar büyük çaplı bir forumun hazırlanması için sadece bir yıl kalıyor.