Türkiye'de şimdiye dek 16 hafta olarak uygulanan doğum izni süresi, 8 haftalık bir artışla dünya ortalamasına yaklaştırılması hedefleniyor.
İşçilerde halen 5 gün olan babalık izni, memurlarla eşitlenmek suretiyle 10 güne yükseltilecek. Buna karşın işçi ve esnaf statüsündeki kadınlar ile memurlar arasında doğum izni süresince ödenen rapor parasındaki belirgin fark varlığını koruyor. Doğum iznine çıkan memur kadınlar maaşlarının neredeyse tamamını almaya devam ederken, işçi ve esnaf kadınlar yalnızca son 12 aylık ortalama kazançlarının üçte ikisini elde edebiliyorlar.
Doğurganlık hızı 2014 yılından bu yana kadın başına 2,1 olan nüfus yenilenme seviyesinin altında seyretmekte. 2024 yılı itibarıyla bu oran 1,48 düzeyine geriledi. Hükümet, doğurganlık oranını yükseltmek amacıyla bugüne kadar çeşitli önlemler aldı ve uygulamaya koydu. Geçtiğimiz gün TBMM'ye sunulan kanun teklifiyle bu doğrultuda önemli bir adım daha atılması planlanıyor. Kamuoyunda doğum izni olarak adlandırılan analık izni, doğum sonrası dönem için 8 hafta uzatılacak. Bu şekilde toplam doğum izni süresi 24 haftaya ulaşacak.
Hamilelik süreci sorunsuz ilerleyen kadınların doktor raporu aracılığıyla doğumdan önceki 3 haftaya kadar olan çalışma süresi 2 haftaya düşürüldü. Böylelikle kadınlar, 24 haftalık doğum izninin 22 haftaya varan kısmını doğum sonrası dönemde kullanma imkânına sahip olacaklar.
Kanun teklifi, babalık izni konusunda da işçi ve memurlar açısından eşitlik sağlamayı amaçlıyor. İş Kanununda yapılacak değişiklikle çocuğu dünyaya gelen babalar için 5 gün olan mazeret izni, memurlardaki uygulamayla paralel biçimde 10 güne çıkarılacak.
Teklif önemli bir yenilik daha barındırıyor. Koruyucu aile statüsüne sahip işçi ve memurlara 10 günlük mazeret izni tanınması öngörülüyor. Daha önce yalnızca evlat edinen kişiler için mazeret izni bulunurken, yeni teklifle bir çocuğa koruyucu aile olan kişiler için de mazeret izni hakkı getirilecek.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre, dünya genelinde ücretli doğum izni süresi ortalama 24,7 hafta düzeyinde. Türkiye, planlanan yeni düzenlemeyle bu ortalamaya yaklaşmış olacak. Öte yandan doğum izni süresinin Gürcistan'da 104, Bulgaristan'da 58, Arnavutluk, Avustralya, Bosna Hersek ve İngiltere'de 52, Yunanistan'da 43, İrlanda'da 42 hafta olarak uygulandığını belirtmek gerekir.
Doğum izninin süresi kadar, bu süreçte çalışanların eline geçen ücret miktarı da büyük önem taşıyor. Bebeğin doğumuyla birlikte harcamaları artan ailelerin izin döneminde mümkün olduğunca desteklenmesi teşvik edici bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 4/a ve 4/b kapsamındaki kadınlara analık izni süresince geçici iş göremezlik ödeneği sağlıyor. Bu ödeneğin tutarı, işçinin son 12 aylık dönemdeki prime esas kazancının üçte ikisi oranında hesaplanıyor. 2021 yılından önce son 12 ay yerine son 3 aylık dönemdeki prime esas kazanç esas alınıyordu. Rapor parası konusunda suistimallerin yaşandığı gerekçesiyle 2021 yılında 3 aylık süre 12 aya çıkarıldı.
Bu değişiklik, asgari ücretle istihdam edilen işçileri doğrudan etkilemiyor. Zira günlük rapor parası her koşulda yürürlükteki asgari ücrete göre hesaplanıyor.
Ancak asgari ücretin üzerinde gelir elde eden işçiler bu düzenlemeden olumsuz yönde etkileniyor. Bilhassa son yıllarda yüksek seyreden enflasyon, doğum yapan işçi statüsündeki kadınların doğum izni kullandıkları dönemde ellerine geçen paranın önemli ölçüde erimesine neden oluyor. Örneğin, ücreti 1,5 asgari ücret düzeyinde olan ve nisan ayında doğum iznine ayrılan bir işçiyi değerlendirelim. Bu işçinin 2025 yılındaki brüt ücreti (prime esas kazancı) 39.008,25 TL, 2026 yılındaki brüt ücreti ise 49.545 TL. 2021 yılı öncesindeki sistem geçerli olsaydı bu işçiye günlük 1.101 TL üzerinden 24 hafta için toplam 184.968 TL ödenecekti.
Mevcut uygulamada ise bu işçiye rapor parası olarak günlük 925,39 TL hesabıyla 24 hafta için toplamda 155.465 TL ödeme yapılacak. Doğum iznine çıkan bu işçinin 2021 öncesi sisteme kıyasla kaybı 29.502 TL'yi bulacak. Temmuz ayında ara zam alan işçilerin kaybı ise çok daha yüksek boyutlara ulaşıyor.
Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre, memurların doğum izni süresince fiili çalışmaya bağlı tüm ödemeler dışındaki mali hakları ve sosyal yardımları korunuyor. Örneğin bir öğretmen ek ders ücretini alamıyor fakat diğer mali ve sosyal haklarını almaya devam edebiliyor. Öğretmenler gibi belirli gruplar haricinde memurlar doğum izni boyunca genel itibarıyla son maaşlarının neredeyse tamamını kurumlarından almaya devam ediyorlar. Örnekte yer alan işçi kadın ise doğum izninde son ücretinin ancak yüzde 56'sını alabiliyor.
SGK, 2025 yılında doğum izni kullanan 4/a (SSK) kapsamındaki 410.045 kadına 12 milyar 650 milyon lira, 4/b (BAĞ-KUR) kapsamındaki 10.255 kadına ise 291 milyon lira geçici iş göremezlik ödeneği ödedi. SGK'nın 2025 yılı toplam harcamasının 5,56 trilyon lira olduğu göz önünde bulundurulduğunda, geçici iş göremezlik ödeneğindeki yüzde 50'lik bir artış bile bütçe genelinde oldukça küçük bir paya denk gelecek. Buna karşılık böylesi bir artış, doğum yapan annelerin bütçelerine kayda değer bir katkı sağlayacaktır.
Habertürk