Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 233 baz puana gerileyerek Mayıs 2018'den bu yana en düşük seviyesini test etti. Ekonomi yönetiminin kararlılıkla sürdürdüğü enflasyonla mücadele politikaları, büyüme dinamiklerinde ve fiyat istikrarında belirgin iyileşme sinyalleri yaratırken, bu olumlu gelişmeler ülkenin risk algısındaki düşüşe güçlü şekilde yansıdı.
Oxu.Az'ın AA'dan aktardığı habere göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) kararlı faiz adımları, ülke rezervlerinin ekimde 198,4 milyar dolarla tarihi rekor kırması ve Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarındaki planlı gerileme, küresel piyasalarda Türkiye'ye yönelik risk iştahını önemli ölçüde artırdı. Yabancı yatırımcıların Türk Lirası varlıklara ilgisi kayda değer biçimde yükselirken, ülkenin uluslararası piyasalardaki borçlanma maliyetlerinde de gözle görülür bir düşüş yaşandı.
Ekonominin önemli göstergelerinden cari işlemler hesabı Eylül ayında 1,1 milyar dolar fazla vererek üst üste üçüncü ay pozitif performansını sürdürdü. Bu arada Merkez Bankası, finansal istikrarı güçlendirmek amacıyla zorunlu karşılık düzenlemesinde kapsamlı bir sadeleşmeye giderek bazı yükümlülüklerin kapsamını yeniden belirledi ve kredi büyümesi sınırlamasını bir yıl daha uzatma kararı aldı.
Pariterium Danışmanlık Kurucusu Dr. İsmet Demirkol, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Döviz rezervlerindeki istikrarlı artış, kararlılıkla sürdürülen sıkı para politikası ve yabancı yatırımcıların Türk tahvillerine yönelik artan ilgisi, CDS'teki bu dikkat çekici düşüşün arkasındaki temel faktörler" dedi. Demirkol ayrıca, KKM hesaplarındaki planlı gerileme ve fiziki altın talebindeki zayıflamanın da bu olumlu sürece önemli katkı sağladığını vurguladı.