Otomobil endüstrisi, dünya Gayri Safi Yurtiçi Hasılası'nın (GSYH) yaklaşık %3'ünü oluşturuyor. Ancak ulaşım kaynaklı sera gazı salınımlarının küresel emisyonlardaki payının %16'ya ulaşması, sektörde köklü dönüşümlere yol açtı.
Oxu.Az'ın Birleşmiş Milletler raporlarına dayandırdığı bilgilere göre, Çin'in elektrikli araç üretimi ve ihracatında lider konuma gelmesi, geleneksel otomotiv merkezlerini sert bir rekabetle karşı karşıya bıraktı. Elektrikli araç satışlarının hızla artmasıyla birlikte, küresel tedarik zinciri ve ticaret dengeleri de yeniden şekilleniyor.
Küresel Pazar Dengesi Değişti
2018 yılında ABD, küresel elektrikli araç ihracatının %30'undan fazlasını gerçekleştirerek lider konumdaydı. Ancak 2022 itibarıyla bu oran %7'nin altına gerilerken, Almanya'nın payı %17'den %30'a, Çin'in payı ise %1'den %20'ye yükseldi.
2018'de ikinci en büyük ithalatçı olan Çin, 2023 yılına gelindiğinde ana üretici ülkelerden biri hâline geldi. Böylece, küresel otomotiv pazarında merkez ağırlığı Asya'ya kaydı.
Yeşil Dönüşüm ve Ticaret Gerilimi
Elektrikli araç endüstrisindeki dönüşüm, ABD ile Çin arasında artan ekonomik ve politik rekabetin yanı sıra ülkelerin yeşil dönüşüm hızlarındaki farklılıklar doğrultusunda şekilleniyor.
Gelişmiş ekonomilerin ticaret politikalarında yaptığı değişiklikler, Çin'in küresel üretici ve ihracatçı olarak konumunu doğrudan etkiliyor.
Yeni Gümrük Duvarları Yükseliyor
2025 yılı itibarıyla ABD, Çin'den ithal edilen elektrikli araçlara uyguladığı gümrük vergisini %25'ten %100'e, batarya vergisini ise %7,5'ten %25'e yükseltti.
Benzer şekilde Avrupa ülkeleri de gümrük oranlarını artırdı; ortalama vergi oranı %17,4'ten %37,6'ya çıktı.
Bu artışlar, küresel otomotiv pazarında yeni bir ticaret rekabeti döneminin başladığını gösteriyor.