Milyonlarca memur ve emekli, Temmuz ayında gerçekleştirilecek maaş artışını büyük bir merakla bekliyor. Peki, 2026 Temmuz döneminde zamlar hangi seviyede olacak?
Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, kamuoyuyla paylaşılan enflasyon rakamları ışığında emekli maaşlarındaki olası artış oranlarını değerlendirdi. Erdursun, temmuz döneminde hayata geçirilecek düzenlemenin gerçek anlamda bir refah iyileştirmesi olmayacağını, aksine geçmişte yaşanan kayıpların kısmen giderilmesinden ibaret kalacağını ifade etti.
Erdursun, bölgedeki silahlı çatışmaların ekonomiye yansımalarına dikkat çekerek şunları söyledi: "Hemen sınırlarımızın ötesinde ciddi bir savaş yaşanıyor. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla birlikte enerji giderlerinin daha da yükselmesi öngörülüyor. Büyük olasılıkla akaryakıt fiyatlarına yeni artışlar gelecek. Enerji maliyetleri tırmandıkça bu yükseliş yalnızca pompa fiyatlarıyla sınırlı kalmıyor; satın aldığımız ürünlere, hizmetlere ve genel yaşam giderlerine doğrudan yansıyor. Bu durum enflasyonu yukarı yönlü baskılıyor. Öte yandan cebimizde taşıdığımız paranın reel değeri gerilemeye devam ediyor."
Erdursun, "Hükümet temsilcileri enflasyonla aktif bir mücadele yürütüldüğünü belirtiyor; ancak bayram ikramiyelerine herhangi bir artış uygulanmadı. Oysa fiyatlar sürekli tırmanırken, mal ve hizmet bedelleri durmaksızın yükselirken, sabit gelire sahip vatandaşların eline geçen tutar sabit kalıyor. Türkiye'de son dönemde market raflarındaki fiyat etiketlerinin neredeyse haftalık, hatta günlük bazda değiştiğine tanık oluyoruz" diye konuştu.
Erdursun, "Enflasyon rakamlarını incelediğimizde de benzer bir manzara karşımıza çıkıyor. Bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla enflasyonda belirgin bir gerileme değil, aksine artış söz konusu. Örneğin TÜİK, şubat ayı enflasyonunu yüzde 2,96 olarak duyurdu. Geçtiğimiz yılın aynı ayında bu rakam yüzde 2,27 düzeyindeydi" şeklinde konuştu.
Yılın ilk iki ayındaki kümülatif enflasyonun yaklaşık yüzde 7,94 seviyesine ulaştığını hatırlatan Erdursun, bu oranın maaş artışlarının büyük kısmını erittiğini vurgulayarak şunları kaydetti: "Bu rakam, yapılan maaş iyileştirmelerinin önemli bir bölümünün şimdiden buharlaştığını ortaya koyuyor. Asgari ücret yılın başında yükseltildi; fakat sadece iki aylık süreçte alım gücünde ciddi bir erozyon meydana geldi. Aynı durum emekliler, kamu çalışanları ve diğer sabit gelirli kesimler için de aynen geçerli. Cebe giren para nominal anlamda aynı gibi görünse de, o parayla temin edilebilen mal ve hizmet hacmi giderek daralıyor."
"Örneğin aylık 20 bin lira maaş alan bir birey, iki ay öncesinde satın alabildiği ürünleri bugün aynı tutarla karşılayamıyor; aradaki açığı kapatabilmek için ilave harcama yapmak durumunda kalıyor. 30 bin veya 50 bin lira gelir elde edenler açısından da tablo farklılık göstermiyor. Enflasyon, gelir seviyesinden bağımsız biçimde sabit gelirlilerin satın alma kapasitesini aşındırıyor."
Erdursun, "Temmuz döneminde uygulanacak artışlar, aslında bir 'zam' niteliği taşımayacak; gerçekleşen enflasyonun telafisi mahiyetinde olacak. Mevcut gidişat sürdüğü takdirde altı aylık enflasyonun yüzde 13 ile yüzde 15 aralığında gerçekleşmesi bekleniyor. Bu senaryoda emekliler, yaklaşık bu oran civarında bir artış elde edecek; memur ve memur emeklilerinin artışı ise toplu sözleşme farkından dolayı biraz daha düşük kalma ihtimali taşıyor. Ne var ki bu artışlar, eriyen alım gücünü bütünüyle telafi etmeyecek; yalnızca geçmiş dönemde yaşanan kaybın bir bölümünü karşılayacak" dedi.
Erdursun, "Sonuç itibarıyla, bölgesel savaşın enerji fiyatları üzerindeki baskısı kısa vadede yeni zamları beraberinde getirebilir. Ancak sorunun boyutu yalnızca dış etkenlerle izah edilemeyecek kadar köklü. Enflasyonda kalıcı bir düşüş sağlanmadığı müddetçe sabit gelirli herkes için alım gücü kaybı sürecek. Temmuz ayında açıklanacak artış oranları, bir refah iyileştirmesini değil, yaşanan kaybın kısmi bir telafisini yansıtacak. Mevcut ekonomik görünüm, sıkıntının yakın vadede hafiflemeye yönelik güçlü bir sinyal vermediğine işaret ediyor" ifadelerini kullandı.