Emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, ateşkes sürecinin ardından finansal piyasalardaki güncel gelişmelere ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Altının savaş döneminde beklentilerin tersine bir seyir izlediğine dikkat çeken Ergezen, önümüzdeki dönem için kritik seviye analizlerini paylaştı.
Savaşın başlangıç evresinde artan risk algısına karşın altının değer yitirdiğini hatırlatan Ergezen, "Bu alışılagelen bir tablo değildi. Ancak şimdi savaşın sona ermesiyle birlikte altının yükselişe geçtiğini gözlemliyoruz" ifadelerini kullandı ve şu değerlendirmelerde bulundu:
"Ons altın şu an 4.800'ler civarında seyrediyor. Bu noktadan 5.000 dolar düzeyine doğru bir yükselişin son derece olağan olacağını değerlendiriyorum.
5.000 dolar seviyesi çevresinde belirli ölçüde bir dengelenme sürecinin yaşanacağını öngörüyorum. Gram altın cephesine baktığımızda ise 7.000'ler seviyesinin üzerinde bir hareketin gerçekleşme olasılığı oldukça yüksek.
7.200'lere, hatta 7.200-7.400 bandına doğru bir ilerleme kaydedebiliriz; gram altın tarafında da ardından bir miktar dengelenme süreci yaşanacaktır.
Dolar endeksinin 97-96 bandına doğru gerilemesi halinde ons altının çok daha olumlu bir performans sergileyeceğini ve gram altının da bundan faydalanacağını görebiliriz. Şu an için bu denli bir gerileme beklentisi bulunmuyor; ancak aşırı iyimserlik vermekten de kaçınmak gerekiyor. Önümüzdeki süreçte belli ölçüde iyimserliğin hakim olacağını öngörüyorum. Ons altında 5.000 dolar seviyesinin test edileceğini düşünüyorum.
Gram altın tarafında ise 7.000-7.200 lira aralığının görüleceğini tahmin ediyorum. Bilhassa 7.200 seviyesine ulaşma ihtimalinin oldukça kuvvetli olduğunu ifade edebilirim. Yani ateşkesle beraber piyasalarda belirli bir iyimserlik atmosferinin oluşacağını öngörüyoruz"
Gümüş konusunda daha ihtiyatlı bir tutum benimseyen uzman, ons gümüşte 82-85 bandının test edilebileceğini ancak yıl içinde daha önceki zirve seviyelerinin aşılmasının güç olduğunu değerlendirdi.
Petrol fiyatlarındaki sert gerilemeye vurgu yapan Ergezen, OPEC üyesi ülkelerin arz artışı kararları ile stratejik rezerv satışlarının piyasadaki tedirginliği önemli ölçüde hafiflettğini belirtti.
Brent petrolün enerji üretim sahalarındaki koşullara bağlı olarak 70-80 dolar bandına gerileyebileceğini öngören Ergezen, bu gerilemenin iç piyasada akaryakıt fiyatlarına yansıyacağını ancak vergi yapısı ve sistemsel düzenlemeler sebebiyle bu yansımanın yükseliş dönemindeki kadar hızlı gerçekleşmeyebileceği uyarısında bulundu.
Ergezen'in konuya ilişkin açıklamaları şu şekilde:
"Bilhassa enerji sahalarında üretim aksamaları yaşanmıyorsa Orta Doğu'da eski seviyelere dönüşün önümüzdeki 3 aylık süreçte gerçekleşebileceğini, 3 ay sonrasında ise yeniden dengenin sağlanacağını düşünüyorum. Umarız bu senaryo gerçekleşir.
Özellikle petrol fiyatlarındaki artış döneminde hükümetin aldığı kararlarla benzindeki fiyat yükselişlerinin etkisi sistem aracılığıyla bir nebze dengelenmişti. Bu nedenle geri çekilme dönemlerinde de fiyatlardaki düşüş umut edildiği ölçüde yüksek olmayacaktır. Bunu da belirtmek isterim"
Nisan ayının son haftasında gerçekleştirilecek olan Para Politikası Kurulu toplantısına yönelik beklentilerini de aktaran Ergezen, ateşkesin kalıcı bir nitelik kazanması ve enerji maliyetlerinin düşüş eğilimini sürdürmesi durumunda Merkez Bankası'nın faizleri değiştirmeyerek beklemede kalma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti.
Küresel ticaret maliyetlerinin azalma eğilimiyle birlikte enflasyonist baskının sınırlı düzeyde kalacağını ifade eden uzman, mevcut koşullarda faiz artırımının en güçlü seçenek olmadığını şu sözlerle ortaya koydu:
"Eğer burada enflasyon yansıması ki en son açıklanan enflasyon verileri beklentilerin bir miktar altında kaldı, bu durum piyasada Merkez Bankası'nın faizde değişiklik yapmama yönünde karar almasına zemin hazırlayabilir. Ancak tam aksine fiyatlardaki artış rakamları endişe verici boyutlara ulaşıyorsa belki faiz artırımı gündeme gelebilir; fakat ilk aşamada savaş sona erdiyse ve petrol fiyatları geriliyorsa ben burada kalıcı bir enflasyon şoku açıkçası öngörmüyorum. Bu ne anlama geliyor? O halde kalıcı biçimde faizleri yukarı çekmenin de çok sağlıklı bir tercih olduğunu düşünmüyorum. Böyle bir senaryoda faizde değişiklik yapılmama olasılığının oldukça yüksek olduğunu değerlendiriyorum.
Ancak burada bilhassa petrol fiyatlarında önümüzdeki günlerde yaşanacak hareketler belirleyici olacak. Burada yalnızca petrol fiyatları değil, şunu da göz ardı etmememiz gerekiyor. Doğal gaz fiyatları da son derece kritik bir role sahip. Sanayinin pek çok alanında kullanılıyor; çimento sektörü, demir çelik, elektrik üretimi gibi alanlarda. Bu bağlamda gaz fiyatları da büyük önem taşıyor. Bu cephede de geri çekilmenin işaretlerini görüyoruz. Hürmüz Boğazı'nın yeniden trafiğe açılmasıyla birlikte yoğun bir şekilde gemi teslimatlarının artması bekleniyor. Bu durum kısa vadede piyasada arz fazlası oluşturacak ve hem petrol hem de genel emtia fiyatlarındaki düşüşü destekleyecektir diye düşünüyorum.
Küresel ticaretin maliyetlerinin sürekli arttığından söz ediyorduk. Savaşın ateşkesle sonuçlanmasıyla birlikte bu küresel ticaret maliyetleri hızla aşağı yönlü bir seyir izlemeye başlayacak. Dolayısıyla tüm bu faktörleri bir arada değerlendirdiğimde faizi sabit tutma olasılığının artırım olasılığından çok daha yüksek olduğunu düşünüyorum.
Fiyatlamalara yansımasına gelince, evet birçok üründe fiyat artışlarını gözlemledik. Özellikle benzin tarafında belirgin artışlar yaşandı; ancak dediğim gibi bunun kalıcı olacağını öngörmüyorum. Diğer ürünlerde enflasyon etkisinin oldukça sınırlı kalacağını değerlendiriyorum. Eğer savaş tamamen kalıcı bir anlaşmayla sonuçlanırsa bu durum merkez bankalarının faizi sabit bırakma eğiliminin çok daha güçlü olduğuna işaret ediyor"
Türkiye Gazetesi