Emtia Piyasaları Uzmanı Zafer Ergezen, 2026 yılına ilişkin altın ve emtia piyasalarına dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Bir televizyon programında konuşan Ergezen, altın fiyatlarında yukarı yönlü eğilimin süreceğini ancak önceki yıllardaki kadar güçlü bir yükseliş beklemediğini vurguladı.
Oxu.Az'ın TGRT Haber'den aktardığı habere göre, son dönemde altın fiyatlarında yaşanan geri çekilmeye değinen Ergezen, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona erebileceğine dair beklentilerin piyasalarda geçici bir rahatlama yarattığını ifade etti. ABD eski Başkanı Donald Trump'ın barış ihtimaline ilişkin açıklamalarının da bu algıyı desteklediğini belirten Ergezen, buna rağmen düşüşlerin kalıcı olmadığını söyledi.
Altın talebinin yalnızca jeopolitik risklerle sınırlı olmadığını vurgulayan Ergezen, asıl belirleyici unsurun ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikası olduğuna dikkat çekti. ABD'den gelen zayıf istihdam verilerinin, 2026 yılında daha agresif faiz indirimleri yapılabileceği beklentisini güçlendirdiğini belirtti.
Fed yönetiminde olası bir değişimin de piyasalar açısından önemli olduğunu dile getiren Ergezen, "Faiz indirimlerine daha sıcak yaklaşan bir Fed yönetimi ihtimali, altınla birlikte endüstriyel metallere olan ilgiyi canlı tutuyor" dedi.
Ancak altını destekleyen unsurların etkisinin zayıflamaya başladığını söyleyen Ergezen, jeopolitik risklerin azalması, merkez bankası alımlarındaki düşüş beklentisi ve risk iştahındaki artışın, yükselişin gücünü sınırladığını ifade etti. "Altın hala yukarı yönlü ama momentum kaybı var" değerlendirmesinde bulundu.
Ekim ayının ikinci yarısında altın piyasasından kısmi bir sermaye çıkışı yaşandığını hatırlatan Ergezen, artan risk iştahının yatırımcıları daha riskli varlıklara yönelttiğini ve bunun özellikle gümüş ile endüstriyel metallerde net şekilde görüldüğünü söyledi.
Altın-gümüş rasyosundaki sert düşüşe dikkat çeken Ergezen, bu yıl 106 seviyelerine kadar çıkan oranın 65'e yaklaştığını belirtti. Rasyonun 60 seviyelerine kadar gerileyebileceğini ifade eden Ergezen, bunun gümüşün altına kıyasla çok daha güçlü bir performans sergilediğini gösterdiğini dile getirdi.
2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Ergezen, altın fiyatlarında kalıcı ve sert bir yükseliş öngörmediğini söyledi. Kendi beklentisinin 4.750 dolar seviyesi olduğunu ifade eden Ergezen, bu seviyenin üzerinde uzun süreli bir fiyatlama beklemediğini, daha çok yatay bir piyasa oluşabileceğini belirtti.
Gümüşün yıllık bazda yüzde 100'ü aşan yükselişine dikkat çeken Ergezen, platin ve bakır gibi endüstriyel metallerde de talebin sürebileceğini, 2026'nın ikinci yarısının bu alanda daha güçlü geçebileceğini ifade etti.
Petrol piyasasına da değinen Ergezen, OPEC kaynaklı arz artışına dikkat çekerek, petrolde yükselişlerin halen satış fırsatı olarak görüldüğünü söyledi. Brent petrolün 60 doların altına gerilediğini hatırlatan Ergezen, güçlü bir toparlanma beklemediğini dile getirdi.
Tarım emtialarında ise iklim değişikliğinin etkisinin sürdüğünü belirten Ergezen, kakao ve kahve fiyatlarında dalgalı seyrin devam edebileceğini söyledi.
Altın fiyatlarında sert bir düşüş beklemediğini vurgulayan Ergezen, jeopolitik risklerin azalmasının en fazla yüzde 10 civarında bir geri çekilmeye yol açabileceğini belirtti. "Piyasalar artık savaş risklerini büyük ölçüde fiyatladı. Bu nedenle hem yükselişler hem de düşüşler sınırlı kalacaktır" değerlendirmesinde bulundu.