Türkiye demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçen 12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden 45 yıl geçti. "Bayrak Harekatı" kod adıyla hazırlanan darbe planı, 11 Temmuz'daki ilk denemenin ertelenmesinin ardından 12 Eylül sabahı Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren'in radyodan okuduğu bildiriyle hayata geçirildi.
Oxu.Az'ın TRT Haber'den aktardığı habere göre, Evren ve komutanlardan oluşan Milli Güvenlik Konseyi, TBMM'yi lağvederek, Anayasa'yı yürürlükten kaldırdı. Siyasi partilerin faaliyetleri durduruldu, liderler sürgüne gönderildi. Sendikalar, dernekler kapatıldı; binlerce kişi gözaltına alındı ve işkencelere maruz bırakıldı.
İdamlar ve İnsan Hakları İhlalleri
Darbeciler, yüzlerce kişiyi idamla yargıladı. Necdet Adalı, Mustafa Pehlivanoğlu ve yaşı büyütülerek idam edilen Erdal Eren, darbenin en acı simgeleri oldu. Kenan Evren"in "Asmayalım da besleyelim mi?" sözü, dönemin insan hakları ihlallerini gözler önüne serdi.
Toplamda 650 bin kişi gözaltına alındı, 230 bin kişi yargılandı, 50 kişi idam edildi. Binlerce gazeteciye davalar açıldı, öğretmenler, akademisyenler ve kamu çalışanları işten çıkarıldı. Kültür ve sanat hayatı da ağır sansürle karşı karşıya kaldı.
Darbecilerin Yargılanması
1982 Anayasası yüzde 92 "evet" oyuyla kabul edilerek darbe rejimini kurumsallaştırdı. Darbeciler, anayasanın geçici 15. maddesiyle dokunulmazlık elde etse de, 2010 referandumuyla bu zırh kaldırıldı. Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya hakkında dava açıldı, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldılar. Ancak her iki isim de 2015'te hayatını kaybettiği için dava düşürüldü.
12 Eylül darbesi, Türkiye'nin demokrasi yolculuğunda hala derin izler bırakmaya devam ediyor.