Türkiye'nin milli gururu 5. nesil savaş uçağı KAAN, küresel savunma sahnesinde fırtına gibi esiyor. İlk uçuşundan bu yana dünya savunma otoritelerinin radarına giren KAAN, şimdi de ABD basınında manşetlere taşındı.
Oxu.Az'ın Türkiye Gazetesi'nden aktardığı habere göre, Türkiye'nin yerli ve milli 5. nesil savaş uçağı KAAN, gökyüzüyle buluştuğu ilk andan itibaren sadece Türkiye'nin değil, Washington'dan Pekin'e, Londra'dan Jakarta'ya kadar küresel savunma çevrelerinin odak noktası haline geldi.
Bir zamanlar "hayalci bir proje" olarak küçümsenen KAAN, şimdi küresel güç dengelerini yeniden şekillendiren stratejik bir koza dönüştü. Artık yalnızca Türkiye'nin değil, uluslararası savunma piyasasının da en çok konuşulan ve takip edilen platformlarından biri konumunda.
Bu yoğun ilginin son yankısı ABD'den geldi. National Security Journal, Türkiye'nin göz bebeği KAAN için ezber bozan bir manşet kullandı:
"F-35'i unutun: Türkiye'nin TAI TF KAAN'ı geliyor"
ABD'nin önde gelen ulusal güvenlik yayını National Security Journal, Türkiye'nin 5. nesil savaş uçağı KAAN'ı manşetinden duyurarak dünya savunma camiasına mesaj verdi.
Dergi, Ankara'nın bu stratejik projede ulaştığı etkileyici aşamanın Washington koridorlarında yakından ve endişeyle takip edildiğini vurguladı.
Derginin saygın yazarı Jack Buckby, Türkiye'nin KAAN için Endonezya ile imzaladığı 48 uçaklık, yaklaşık 10 milyar dolarlık dev ihracat anlaşmasını, programın "artık tartışmasız biçimde bir gösteri projesi değil, küresel savunma sahnesine çıkmış gerçek ve ciddi bir güç" olduğunu kanıtlayan tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendirdi.
National Security Journal, KAAN projesi için çarpıcı bir tespitte bulundu:
"Bu proje artık iddialı bir vitrin çalışması değil. Türkiye, beşinci nesil uçak pazarında ABD, Avrupa, Rusya ve Çin'e gerçek bir alternatif sunuyor."
Dergiye göre Endonezya anlaşmasının imzalanması, KAAN'ın teknolojik bağımsızlık arayan Asya ülkeleri için güvenilir ve cazip bir seçenek hâline geldiğinin somut kanıtı.
F-35'ten çıkarılmanın ardından hızlanan proje
ABD basını, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi tedariki nedeniyle 2019'da F-35 programından çıkarılmasının, Ankara'yı kendi milli savaş uçağını geliştirmeye yönelttiğini vurguladı.
Haberde çarpıcı tespit yer aldı:
"F-35 programından çıkarılmak, Türkiye'yi teknolojik bağımsızlığı bir zorunluluk olarak görmeye itti. KAAN projesi siyasi irade ve finansal kaynaklarla hızla desteklendi."
2028'de teslimat hedefi: Batı programlarına kıyasla agresif bir hız
Derginin kapsamlı analizinde öne çıkan noktalar:
KAAN ilk uçuşunu 2024'te göz kamaştırıcı bir başarıyla tamamladı.
İlk teslimatlar için hedef 2028 olarak belirlendi.
TAI'nin iddialı üretim hedefi, 2028 sonrasında ayda iki uçak seviyesine ulaşmak.
Yazar, bu takvimi "Batı'daki benzer projelerle kıyaslandığında olağanüstü hızlı" olarak nitelendirdi.
Haberde, KAAN'ın şu an için ABD'nin F110 motorlarını kullandığı, ancak Türkiye'nin nihai hedefinin 35.000 lb itiş gücüne sahip yerli TEI-TF35000 motoru olduğu özellikle vurgulandı.
Dergi, motor konusunu "programın en kritik ve stratejik ekseni" olarak tanımladı:
"Yerli motor 2032'den önce tam anlamıyla hazır olmayacak. Bu nedenle ilk KAAN filoları belirli bir süre ABD motorlarına bağımlı kalacak."
Analizde en dikkat çeken stratejik öngörü şöyle ifade edildi:
"Türkiye, KAAN'ı zamanında üretip teslim edebilirse, ABD dışındaki ilk büyük beşinci nesil savaş uçağı ihracatçısı konumuna yükselebilir."
National Security Journal, Ankara'nın KAAN'ı sadece Türk Hava Kuvvetleri için değil, stratejik bir hamleyle küresel pazar için konumlandırdığını özel olarak vurguladı.
Analize göre Endonezya anlaşması, "ilk büyük güven testi" olarak tarihe geçti.
Türkiye, KAAN ile ABD - Avrupa - Rusya - Çin dörtgenine meydan okuyan bağımsız bir pazar oluşturmayı hedefliyor.
F-16 ve Eurofighter alımları ise "KAAN filoları tam kapasite hazır olana kadar stratejik bir köprü çözüm" olarak planlandı.
Son 6 yılda 10 farklı kazaya karışan F-35 savaş uçakları, ABD'de ardı ardına yaşanan teknik arızalar ve düşüşlerle güvenilirlik tartışmalarının odağında yer alıyor. F-35 filosunda göreve hazır olma oranlarının kritik seviye olan %51'e düşmesi, bakım maliyetlerinin ise astronomik bir rakam olan 1,58 trilyon dolara ulaşması; uzmanlar arasında "ABD'nin en problemli savunma projesi" tartışmasını yeniden alevlendirdi.
Tam da bu kritik dönemde Türkiye'nin milli muharip uçağı KAAN, uluslararası basının ve savunma otoritelerinin odak noktası haline geldi.
ABD merkezli National Security Journal, KAAN'ı F-35'in en güçlü ve ciddi rakibi olarak nitelendirerek çarpıcı bir vurgu yaptı:
"F-35'i unutun. Türkiye'nin KAAN programı geliyor ve küresel pazar için gerçek bir alternatif haline dönüşüyor."
Derginin kıdemli savunma analisti Jack Buckby, özellikle Endonezya ile imzalanan 48 adetlik, yaklaşık 10 milyar dolarlık stratejik ihracat anlaşmasının, KAAN programının "sadece bir vitrin projesi değil, tamamen olgunlaşmış bir savunma platformu olduğunu kanıtladığını" özel olarak vurguladı.
Uluslararası savunma uzmanları, F-35 kazalarının endişe verici biçimde artmasıyla birlikte ülkelerin stratejik alternatif arayışına girdiğine dikkat çekiyor. Bu kritik tabloda KAAN'ın: gelişmiş 5'inci nesil tasarımı, olağanüstü manevra kabiliyeti, süpersonik hızda hassas vuruş kapasitesi, düşük radar görünürlüğü ve 2028'de TSK envanterine girecek olması nedeniyle uluslararası arenada F-35'e karşı "gerçek ve güçlü bir alternatif" haline geldiği değerlendirmeleri yapılıyor.
Savunma analistleri, Türkiye'nin son yıllarda savunma alanında geliştirdiği teknolojik bağımsızlık vizyonunun, KAAN'ı sadece bölgesel değil, küresel bir güç ve rekabet unsuru haline getirdiğini önemle vurguluyor.