Bugün Bakü'de Batı Azerbaycan Topluluğu'nun organizasyonuyla "Dönüş Hakkı: Ermenistan'dan zorla çıkarılan Azerbaycanlılar için adaletin sağlanması" konulu II. Uluslararası Konferans düzenlendi.
Oxu.Az'a konferansın önemini ve Ermenistan'ın, onun destekçilerinin konuyu manipüle etme hamlelerini değerlendiren Abdullah Ağar, bu haksız hesapların başarısızlığa mahkum olduğunu vurguladı:
"Batı Azerbaycan'la ilgili beklenti toprak iddiaları üzerinden değil, insan hakları üzerinden inşa edilen bir beklenti. Yani siz toprağınızdan, geleceğinizden, atalarınızın mezarlarınızdan zorla kopartılmışsınız. Bu kopartılmanın son derece önemli sosyolojik, demografik ve psikolojik sonuçları var. Buradaki mesele topografik bir mesele değil. Yani şu anda söz konusu yönde yapılan çalışmalar Azerbaycan'ın Ermenistan üzerinde toprak iddiası olduğu anlamına gelmiyor. Birileri bu meseleyi manipüle ediyor. 44 günlük Vatan Savaşı ve özellikle Eylül 2023'te gerçekleştirilen antiterör operasyonundan sonra Azerbaycan devleti temsilcileri ülkede 1989 yılında yapılan son nüfus sayımından önce Karabağ'da yaşamış ermenilerin ülke vatandaşı olduğunu belirtti. Bu çok önemli bir husus. Ama bu insani refleks Batı Azerbaycan için de geçerli. Batı Azerbaycan'daki evlerinden, yurtlarından zorla koparılmış, sürülmüş insanlar istedikleri an kendi topraklarına dönebilmeli. Çünkü bu herşeyden önce insan hakları ile bağlı olan bir meseledir ve hiç kimsenin buna engel olmak hukuku yoktur. Azerbaycan da meseleye bu bağlamda yaklaşıyor. Bir diğer taraftan İkinci Karabağ Savaşı'ndan sonra imzalanan belgeler var. Temel refleks bunlara uyulmasıdır. Burada Azerbaycan'ın bir uluslararası hukuk zorlaması, bir egemenlik ve toprak bütünlüğü ihlali, bir bağımsızlık ve üniter yapı ihlali yok. Ama birileri bunu manipüle ederek Azerbaycan'a uluslararası hukuk bağlamında tuzak kurmaya çalışıyor. Yani Azerbaycan'ı haklıyken haksız duruma düşürmek istiyorlar. Ama bu tür hamleler başarısız olmaya mahkumtur."
Söhrab İsmayıl