En son haberleri Instagram sayfamızda takip edin

Arayik Harutyunyan: "İlham Aliyev'e mektup yazıyordum, Paşinyan izin vermedi"
Ermenistan'ın askeri saldırısı sonucunda barış ve insanlığa karşı suçlar, savaş suçları, bunlar arasında saldırgan savaşın hazırlanması ve yürütülmesi, soykırım, savaş yasalarını ve geleneklerini ihlal etme, terörizm, terörizmi finanse etme, yönetimi zorla ele geçirme, onu zorla elde tutma ve diğer birçok suç işlemekle suçlanan Ermenistan Cumhuriyeti vatandaşları Arayik Arutyunyan, Arkadi Gukasyan, Bako Sahakyan, Davit İşxanyan, Davit Babayan, Lyova Mnatsakanyan ve diğerleri hakkında açılan davanın duruşma öncesi incelemesi 3 Mart'ta devam etmiştir.
Oxu.Az'ın Report'tan aktardığı habere göre, Bakü Askeri Mahkemesinde hakimler - Zeynal Ağayev'in başkanlığında, Camal Ramazanov ve Anar Rzayev'in üyeliğinde (Yedek Hakim Günel Səmədova) yapılan duruşmada sanıkların her biri bildikleri dilde tercüman ve savunmaları için avukatlarla sağlanmıştır.
Duruşmada sanıklar ve onların avukatları, mağdurların bir kısmı, onların hukuki mirasçıları ve temsilcileri ile İddia Makamını temsil eden savcılar yer aldılar.
Duruşmada başkanlık eden hakim, sanıklara tebliğ edilen suçlamalar ve o suçlamaların tam, eksiksiz ve objektif bir şekilde incelenmesi için önemli olan diğer hususlar hakkında ifade vermelerini teklif etti.
Bu duruşmada sanıklardan Lyova Mnatsakanyan, Arayik Arutyunyan, Erik Qazaryan ve Vasili Beqlaryan serbest ifade verdiler.
Serbest ifade veren sanıklardan Lyova Mnatsakanyan, Ermenistan ordusunun bir parçası olarak Azerbaycan'a karşı savaşa katıldığını doğruladı. O, 20.09.2020 tarihinde gizli karar alındığını ve bu karardan habersiz olduğunu söyledi: "Ermenistan ordusunun bir parçası olarak Azerbaycan'a karşı savaşa katıldım. Bunun dışında kararın ne hakkında söylemek istemiyorum, bunu hepiniz biliyorsunuz. Aslında askerlikten terhis olduktan sonra orduyla hiçbir ilişkim olmadı. Aile ve diğer sebeplerle istemedim. Ayrıca, orduyla herhangi bir temas kurmamız yasaklanmıştı. Özellikle Ermenistan Başbakanı bize kimseyle konuşmayı, kimseyle temasta olmayı yasaklamıştı."
Lyova Mnatsakanyan, 2016 yılındaki Nisan çatışmaları hakkında da konuştu ve Ermenistan'ın sahte rejime silah sağladığını belirttı: "2016 yılında operasyonlara katılmam gerekmedi. Eğer gerek olsaydı tabii ki katılacaktım. Birçok taktiksel, istihbarat silahı ve radyoelektronik cihazlarımız vardı ki, bunlar Ermenistan'da da vardı ve bu silahları Ermenistan'dan almıştık. Sonunda şunu söylemek isterim ki, eğer üst komutanlık bize bir şey veriyorsa, bunun için personel ayrılmalı ve bir ekip oluşturmak durumundayız."
Ardından, sanık Arayik Harutyunyan serbest ifade verdi. O, 44 günlük savaş öncesinde yaşananlardan bahsetti: "2020 yılının Haziran ayında Paşinyan'dan, bizi müzakere süreciyle tanıştırmasını istedim. 2020 yılının Haziran ayında Erivan'da ortak Güvenlik Konseyi toplantımız oldu. Bu, herkes için açık bir toplantıydı. Toplantı sırasında Ermenistan'ın eski dışişleri bakanı bizi müzakere süreciyle tanıştırdı. Bu sürecin çıkmaza girdiği belliydi. Bu toplantıda Ermenistan'ın savunma yapılarının liderleri, ordudaki durum hakkında bizi bilgilendirdi. Ermenistan'ın savaşa hazır olmadığı anlaşıldı. Savaş için belirli kaynaklar gerekiyordu. Yani gıda, silah kaynakları, mali kaynaklar gerekiyordu. Buna Ermenistan'ın imkanın olmadığı anlaşıldı. Orada kısaca görüşlerimi söyledim. Dedim ki, savaş zamanı sonuç bizim kaynaklarımıza göre olacaktır. Çünkü her savaş kaynakların savaşı. Azerbaycan ise her alanda potansiyel olarak Ermenistan'dan kat kat üstündü.
Sonra, Temmuz ayında siz daha iyi biliyorsunuz ki, o zaman Tovuz'da çatışmalar başladı. Orada ne olduğunu hakkında hiçbir fikrim yoktu. Televizyonda ne gösterdilerse, sadece onu biliyorum. Ben yeni bir adam olduğum için "ordu" ile tanış olmam ve temas hattında ne olduğunu öğrenmem gerekiyordu. 2020 yazında ön cepheyi ve "ordu"yu gezmeye, tanış olmaya başladım. Benim "Facebook" sayfamda ve "yönetimin sitesinde" birkaç makale yayınladım. "Ordu" ile ilgili tüm bilgileri "basın servisi" bize sağlıyordu. Ve benim sayfamda onlar yayımlanıyordu. Evet, orada benim bazı konuşmalarım ve söylediklerim vardı ki, şu anda onlara yol verdiğime pişmanım."
Sanık Arutyunyan, 2020 yazının sonunda "Karabağ ordusunun" tatbikatlarını izlediğini, tatbikatlara Ermenistan ordusunun genelkurmay başkanının Onik Gasparyan'ın liderlik ettiğini belirtti ve Azerbaycan'a derinlemesine saldırılar yapılması kararlarının Ermenistan'da alındığını itiraf etti: "Tatbikatlar Ermenistan ordusunun genelkurmay başkanı Onik Gasparyan tarafından yönetiliyordu. Bu gizli bir süreç değildi, herkesin gözleri önündeydi. Yaz sonunda Karabağ'a Nikol Paşinyan geldi. Onu 'ordu bölmeleri'ne kadar eşlik ettim. O, durumla tanıştı. 'Silahlı kuvvetler'de neler olduğunu duydum, gördüm. 'Karabağ savunma komitesi'nden hiçbir bilgi almadım. Durum hakkında bana hiçbir bilgi verilmedi. 'Ordu' üzerinde hiçbir yetkim yoktu. Bu, size de bellidir. İddianamede de bu yazılıdır."
Ermenistan basınında da bu konu defalarca ele alındı ve Karabağ'da bulunan Ermenilerin güvenliğinden Ermenistan sorumlu olduğu belirtildi. Ermenistan silahlı kuvvetleri, "Karabağ savunma ordusu" da buna dahil oluyordu. Yani, Ermenistan güvenlik ile ilgili konularda sorumluluk taşımaktadır.
27 Eylül'de bildiğiniz gibi, geniş çaplı bir savaş başladı. "Karabağ'ın yasalarına" göre, askeri durum ilan etmemiz gerekiyordu ve bunu da yaptık. "Parlamentoda" savaşın başladığına dair bilgi verildi. "Karabağ ordusu"nun komutanlığı tarafından ilan edilen "askeri hizmete çağrı" başladı. Benim için, bu sürecin sonucunun ne olacağı belliydi. İlk günlerden itibaren, Paşinyan ile yaptığım konuşmaların konusu, savaşın ne zaman durdurulacağıydı. Neredeyse her gün parlamentonun milletvekilleriyle görüşüyordum. Neredeyse her gün Bako Sahakyan ve Arkadi Gukasyan ile görüşüyordum. Konu, savaşın bir an önce durdurulmasıyla ilgiliydi. 2 Ekim'de, "ordu"da hiçbir yetkim olmadığını belirten bir açıklama yaptım ve en iyisinin bir asker gibi saf tutmam olduğunu söyledim. Ben kendi görevimi, ofisimi terk ettim ve cepheye gittim. Cephede tabii ki olamazdım, çünkü orada askeri operasyonlar vardı, fakat arka cephede askerlerle görüşme fırsatım oldu. Geri dönmek istemiyordum. Ne olacağını biliyordum. Ancak meslektaşlarımın ve arkadaşlarımın ısrarıyla geri döndüm. O gün Azerbaycan'ın derinliklerinde füze ya da topçu ateşiyleaskeri hedeflere saldırılar yapılması kararlaştırılmıştı. Aslında, siyasi askeri hiyerarşi "Karabağ savunma ordusu"nun "karargah şefi"nden başlayarak yukarıdan aşağıya doğru işliyordu. Levon Mnatsakanyan'ın biraz önce verdiği ifadelerden zaten bana, soruşturmanı yürütenlerin durumdan haberinin olduğunu ve o kişinin ne tür yetkileri olduğunu ve ne yapabileceğini anladım. Kimin hangi yetkilere sahip olduğunu, hangi silahların kullanılacağını, kullanılacak mı ve diğer detayları bilmiyordum. Onik Gasparyan'a bu kararların gerekçelendirilip gerekçelendirilmediğini sorduğumda, bana, evet, Azerbaycan'ın havaalanlarının bizim ana hedefimiz olduğunu ve o hedefleri yok etmemiz gerektiğini söyledi. Bu saldırıların sanki Karabağ tarafından yapıldığı izleniminin verilmesi gerektiği ifade edildi."
Arayik Harutyunyan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e mektup göndermek istediğini ancak Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın buna izin vermediğini belirtti:
"18 Ekim akşamı, son görüşmemiz Bako Sahakyan ve Arkadi Gukasyan ile oldu. Nikol Paşinyan'a telefon açtım ve dedim ki, ben Azerbaycan Cumhurbaşkanı'na savaşın durdurulmasına dair mektup yazmaya hazırım, Bako ve Arkadi de gerekirse buna katılacaklar. Mektubun içeriği sadece savaşın durdurulmasıyla ilgili olacaktı. Paşinyan'a yazdığımız mektubun içeriği ise, savaşın her şekilde durdurulması ve bunun ermeni halkının isteği olduğunu bildirmeleri üzerineydi. Çünkü Ermenistan'da tek bir görüş yoktu. Bu yüzden dedim ki, bizler bu durumu savunarak savaşın durdurulması gerektiğini belirtelim. Sonrasında suçlu olmaya da hazırız, ancak insan hayatlarını korumak gerekiyor. Paşinyan birkaç görüş yaptı, muhalefetle de görüştü, hemen hemen herkesle görüştü. 19 Ekim akşamı, bana geri dönüş yaptı ve dedi ki, savaş devam ediyor. Detaylara girmek istemiyorum. En kötüsü ise, savaşın devam ediyor olmasıydı."
Harutyunyan, "Karabağ Savunma Ordusu"nun komutanının Ermenistan Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanı'na bağlı olduğunu itiraf etti ve "Ben 'askeri komutan'ı atamadım ve görevden almadım, çünkü bu benim yetkimde değildi.
Onlarca yıl boyunca "Karabağ ordusu" bağımsız bir ordu olarak faaliyet göstermedi. "Karabağ ordusu"nun komutanına karşı Ermenistan'da bir ceza soruşturması başlatıldı. Eğer bana bağlı olsalardı, o kişi hakkında soruşturma Karabağ'da başlatılırdı," şeklinde açıklama yaptı.
Bundan sonra serbest ifade veren sanık Erik Gazaryan, hiç kimseyi öldürmediğini ve Azerbaycan askerine ateş açmak istemediği için teslim olduğunu belirtti.
Daha sonra sanık Vasili Beglaryan, serbest ifade vererek, kendisine yöneltilen suçlamalarla ilgili suçlu olmadığını ifade etti.
Mahkemenin bir sonraki duruşması 6 Mart'a ertelendi ve duruşmaya sanıkların serbest ifadeleriyle devam edildi.
Belirtmek gerekir ki, Ermenistan devletinin ve devlet kurumlarının yetkililerinin, askeri güçlerinin ve yasadışı silahlı birliklerinin doğrudan doğruya yönetimi ve katılımı, sözlü ve yazılı şekilde verdiği talimatlar, direktifler ve eğitimler, maddi, teknik, personel desteği sağlama ve merkezi yönetimle kontrolü altında, ayrıca ciddi denetim altında Azerbaycan topraklarında iç ve uluslararası hukuk normlarına aykırı olarak, Azerbaycan'a askeri saldırı amacıyla kurulan, ayrıca Köçeryan Robert Sedraki, Sarqsyan Serj Azati, Manukyan Vazgen Mikaeli, Sarkisyan Vazgen Zaveni, Babayan Samvel Andraniki, Balasanyan Vitali Mikaeli, Balayan Zori Hayki, Ohanyan Seyran Muşeqi, Qaramyan Arşavir Surenoviç, Melkonyan Monte Çarlz ve diğerlerinin liderliği, doğrudan doğruya ve dolaylı katılımıyla Ermenistan devleti ve söz konusu suçlu birlik tarafından yürütülen saldırgan savaşın sürecinde işlenen birçok suç olayıyla ilgili olarak, 15 Ermeni kökenli sanık, suçlanmaktadır.
Bu kişiler, yani Harutyunyan Arayik Vladimiri, Gukasyan Arkadi Arşaviri, Sahakyan Bako Sahaki, İşHanyan Davit Rubeni, Manukyan David Azatini, Babayan Davit Klimi, Mnatsakanyan Levon Henrikoviç, Beglaryan Vasili İvani, Gazaryan Erik Roberti, Allahverdiyan Davit Nelsoni, Stepanyan Gurgen Homeri, Balayan Levon Romiki, Babayan Madat Arakeloviç, Martirosyan Garik Griqori, Paşayan Melikset Vladimir, Azerbaycan Cumhuriyeti Ceza Kanunu"nun 100 (işgalci savaşı planlama, hazırlama, başlatma ve yürütme), 102 (uluslararası savunma kullanan kişilere veya örgütlere saldırma), 103 (soykırım), 105 (halkı yok etme), 106 (kölelik), 107 (halkı deport etme veya zorla yerinden etme), 109 (takip), 110 (insanları zorla kaybetme), 112 (uluslararası hukuk kurallarına aykırı olarak özgürlükten yoksun bırakma), 113 (işkence), 114 (paralı askerlik), 115 (savaş yasalarını ve geleneklerini ihlal etme), 116 (silahlı çatışma sırasında uluslararası insancıl hukuk kurallarını ihlal etme), 118 (askeri soygunculuk), 120 (kasten adam öldürme), 192 (yasadışı işletmecilik), 214 (terörizm), 214-1 (terörizmi finanse etme), 218 (suç örgütü (kuruluşu) kurma), 228 (yasadışı silah, onun parçalarını, cephane, patlayıcı maddeler ve cihazlar elde etme, başkasına verme, satma, saklama, taşıma ve bulundurma), 270-1 (havacılık güvenliğine tehdit oluşturan eylemler), 277 (devlet adamının veya kamu görevlisinin hayatına suikast düzenleme), 278 (gücü zorla ele geçirme ve onu zorla muhafaza etme, devletin anayasal yapısını zorla değiştirme), 279 (kanunla belirlenmemiş silahlı birlikler ve gruplar kurma) ve diğer maddelerle suçlanmaktadırlar.
Askeri cinayetler işlemekle suçlanan Ermeni asıllı kişilerin suç dosyasıyla ilgili dava duruşması gerçekleştiriliyor.
Oxu.Az'ın Report'a istinaden verdiği habere göre, süreç, Bakü Mahkeme Kompleksi'nde Bakü Askeri Mahkemesi Hakimi Zeynal Ağayev'in başkanlığında yapılmaktadır.
Hatırlatmak gerekir ki, bir önceki duruşmada suçlanan kişilerden Arkadi Gukasyan, Bako Saakyan, Davit İşxanyan ve Davit Babayan savunmalarını özgürce yaptılar.
Ayrıca, bu kişiler, Ermenistan devleti ve onun silahlı kuvvetleri, ayrıca Ermenistan tarafından Azerbaycan'ın işgal altındaki bölgelerinde kurulan sözde "Dağlık Karabağ Cumhuriyeti" ve onun yasadışı silahlı birlikleri tarafından Azerbaycan'a ve halkına karşı işlenen savaş suçları, insanlık suçları, işgalci savaş yürütme, soykırım, zorla göç ettirme, zulüm, işkence, askeri soygun ve diğer yasadışı eylemlerle suçlanmaktadır.
Hatırlatalım ki, söz konusu ceza davası kapsamında 15 kişi - Arkadi Arşaviri (Arşaviroviç) Gukasyan, Arayik Vladimiri (Vladimiroviç) Harutyunyan, Bako Saaki (Saakoviç) Saakyan, Davit Rubeni (Rubenoviç) İşkhanyan, Davit Klimi (Klimoviç) Babayan, Lyova Henrixi (Henrixoviç) Mnatsakanyan, Davit Azati (Azatoviç) Manukyan, Qarik Qriqori (Qriqoroviç) Martirosyan, Melikset Vladimiri (Vladimiroviç) Paşayan, Davit Nelsoni (Nelsonoviç) Allahverdiyan, Qurqen Omerosi (Omerosoviç) Stepanyan, Levon Romiki (Romikoviç) Balayan, Madat Arakeli (Arakeloviç) Babayan, Vasili İvani (İvanoviç) Beqlaryan ve Erik Roberti (Robertoviç) Qazaryana karşı Azerbaycan Cumhuriyeti Ceza Kanunu'nun 100 (saldırgan savaşı planlama, hazırlama, başlatma ve yürütme), 102 (uluslararası koruma altında olan kişilere veya kuruluşlara saldırma), 103 (soykırım), 105 (nüfus yok etme), 106 (kölelik), 107 (nüfusu zorla deport etme veya göç ettirme), 109 (takip), 110 (zorla kaybolma), 112 (uluslararası hukuk normlarına aykırı özgürlükten mahrum etme), 113 (işkence), 114 (paralıklık), 115 (savaş yasalarını ve geleneklerini ihlal etme), 116 (silahlı çatışmada uluslararası insani hukuk kurallarını ihlal etme), 118 (askeri yağmalama), 120 (kasten adam öldürme), 192 (yasadışı girişimcilik), 214 (terörizm), 214-1 (terörizmi finanse etme), 218 (suçlu birlik (örgüt) kurma), 228 (yasadışı olarak silah, yedek parçaları, mühimmat, patlayıcı maddeler ve cihazlar elde etme, başkasına verme, satma, saklama, taşıma ve bulundurma), 270-1 (havacılık güvenliğine tehdit oluşturan eylemler), 277 (devlet yetkilisinin veya kamu görevlisinin hayatına suikast düzenleme), 278 (gücü zorla ele geçirme ve onu zorla tutma, devletin anayasal yapısını zorla değiştirme), 279 (yasalarla belirlenmeyen silahlı birlikler ve gruplar kurma) ve diğer maddelerle suçlanıyorlar.

"Bakü Askeri Mahkemesi" etiketine göre haberler
- David İşhanyan'dan itiraf: "Azerbaycan askerlerine karşı savaştığımdan dolayı madalya ile ödüllendirildim."
- David İşhanyan'dan mahkemede itiraf: "Stratejik amaç Karabağ'ın Ermenistan'a birleştirilmesiydi"
- Ruben Vardanyan'ın mahkemesinde ondan fazla mağdur ifade verdi
- Mnatsakanyan: "İşgal edilmiş bölgelerdeki savaş suçlarını Ermenistan Askeri Savcılığı araştırdı"
- Askeri cinayetler işlemekle suçlanan Ermeni asıllı kişilerin mahkemesi devam ediyor