Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen Devlet Su İşleri'nin tamamladığı 563 tesisin toplu açılış töreninde açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:
Güncel yatırım bedeli 137 milyar TL'yi bulan eserlerle birlikte 896 milyon metreküplük su geliştirme kapasitesini devreye almış oluyoruz. Hayata geçirilen yatırımlar sayesinde 52 bin 400 dekarlık araziyi taşkın kaynaklı zararlardan muhafaza edeceğiz. Tamamlanan bu tesisler ekonomimize her yıl 22 milyar liralık katkı sunacak. Şehit ve gazilerimizin mübarek kanlarıyla mayalanan bu topraklar, her yönüyle bir su medeniyetidir. İnancını bütün kalbiyle yaşayan bu millet için su; temizliğin, saflığın ve bereketin sembolüdür. Medeniyetimizde, kültürel mirasımızda ve mühendislik çalışmalarımızda çok önemli bir konuma sahip olan su, salt bir ihtiyaç olmaktan çok öteye geçmiştir.
BU YIL FİLOMUZA 14 YENİ HELİKOPTER EKLEDİK
Üretimin ve enerjinin temel kaynağı da yine sudur. Çevremizde süregelen sıcak çatışmalara baktığımızda bunun sinyallerini açıkça görebiliyoruz. Dünya genelinde mevcut 1,4 milyar kilometreküp suyun sadece yüzde 2,5'lik kısmı tatlı su niteliği taşıyor. Temiz su kaynaklarına olan gereksinim giderek artarken, kullanım baskısı ve kirlilik nedeniyle bu kaynaklar hızla tükeniyor. 2050 yılına gelindiğinde yaklaşık 6 milyar insanın temiz suya ulaşamayacağı tahmin ediliyor. İklim krizi, su varlığını ciddi biçimde tehdit ediyor. Türkiye olarak bu durumla en ağır şekilde karşılaşan ülkelerin başında geliyoruz. Yalnızca geçtiğimiz yıl 2 bin 334 orman yangınına müdahalede bulunduk. Yangınlara yönelik hazırlıklarımızı en süratli biçimde gerçekleştiriyoruz. Bu yıl filomuza 14 adet yeni helikopter dahil ederek toplam sayıyı 119'a yükselttik. Havadan su atma kapasitemizi 462 tona ulaştırdık. 28 uçağımız, 14 İHA'mız ve 2 bin 766 ilk müdahale aracımızla bu sene yangınlarla çok daha etkili bir şekilde mücadele yürüteceğiz.
ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE SU ÇATIŞMALARI ÇIKACAK
Türkiye, küresel ölçekte su stresiyle karşı karşıya kalan ülkeler arasında yer alıyor. Su kaynaklarımızı verimli ve bilinçli bir şekilde değerlendirmemiz şarttır.
Yeni dönemin en kritik kaynağı su olup stratejik bir değer taşıyor. Geçtiğimiz yüzyılda petrol ve karbon yakıtları uğruna verilen mücadele, önümüzdeki süreçte su alanında yaşanacak. Çevremizdeki çatışmalar bu gerçeğin işaretlerini taşıyor. Gelecek dönemde su merkezli çatışmalar kaçınılmaz olacak.
TAŞI SIKIP SUYUNU ÇIKARTACAĞIZ
Yalnızca musluktan akan suyu değil, nehirlerden çağlayarak akan suyu da özenle kullanmamız gerekiyor. Sıfır Atık hareketimiz 9 yılı geride bıraktı. 90 milyon ton atığı geri kazanıma kavuşturduk ve ekonomimize 365 milyar liralık katkı sunduk. Su yatırımlarımızı en üst seviyeye taşıdık. 4 trilyon 700 milyar lira değerindeki tesisleri milletimizin hizmetine sunduk. Toplamda 2,2 milyon vatandaşımıza tarımsal alanda istihdam imkânı oluşturduk. 2026 yılına yağış bolluğuyla giriş yaptık. Barajlarımız dolmaya devam ediyor, su kaynaklarımız tazeleniyor. Bu bereketi üretim süreçlerine aktarmayı amaçlıyoruz.
Biz bahane üreten değil, çözüm bularak iş başaran bir anlayışın temsilcileri olduk. Bir bardak suda fırtına kopartmaya çabalayan fırsatçılara karşın taşı sıkıp suyunu çıkaracağız. Kışın en zorlu günlerinde halkı su kuyruklarına mahkûm eden, beceriksiz bir zihniyettir.
Haber Global