Sosyal medyaya ve doğum iznine ilişkin düzenlemeleri de kapsayan Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'nda onaylandı.
Söz konusu kanun teklifiyle Gelir Vergisi Kanunu'nda değişikliğe gidilmektedir. Bu çerçevede, Darülaceze'ye yapılacak gıda, temizlik, giyecek ve yakacak bağışları ile diğer bağış ve yardımlar gelir vergisi istisnası kapsamına dahil edilecek.
Devlet Memurları Kanunu'ndaki değişiklikle, kadın memurlara tanınan ücretli doğum sonrası izin süresi mevcut 8 haftadan 16 haftaya yükseltilecek. Sağlık durumunun çalışmaya elverişli olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memurun, doğum öncesi izin süresinden doğum sonrasına aktarabileceği süre bir hafta artırılacak.
Yeni düzenleme uyarınca kadın memura doğumdan önce 8, doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplamda 24 hafta analık izni verilecek. Bununla birlikte, beklenen doğum tarihinden 8 hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla kanıtlayan kadın memur, talebi doğrultusunda doğumdan önceki 2 haftaya kadar kurumunda görevine devam edebilecek.
Devlet memurlarının koruyucu aile olmaya teşvik edilmesi, koruyucu aile sayısının artırılmasıyla daha çok çocuğun aile yanında bakılmasının sağlanması, koruyucu aileliğin çocuk koruma mekanizmasındaki konumunun güçlendirilmesi ve koruyucu aile ile çocuğun birbirine uyum sürecinin desteklenmesi amacıyla bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte ya da tek başına koruyucu aile olan memura, çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten itibaren talebi üzerine 10 gün izin verilecek.
Koruyucu ailelerin isteğe bağlı sigorta prim ödemeleri
65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'daki değişiklikle, yersiz yapılan ödemelerin geri iadesinde kanuni faizin esas alınması öngörülmektedir.
İlgili kanuna göre, aylığa hak kazanmak amacıyla düzenlenen belgelerin gerçeği yansıtmadığı tespit edildiğinde, ödenen aylıklar ödeme tarihinden tahsil tarihine kadar işleyen kanuni faiziyle birlikte hesaplanarak geri alınacak; belgeleri düzenleyenler ve kullananlar hakkında ayrıca genel hükümlere göre ceza kovuşturması başlatılacak.
Sosyal Hizmetler Kanunu'na "İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi", "Çocuk Evleri Sitesi", "Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Merkezi", "İhtisaslaşma", "Sosyal ve Ekonomik Destek", "Koruyucu Aile", "Merkezi İzleme Sistemi" tanımları eklenmektedir.
Devlet korumasındaki çocukların aile ortamında yetişmelerini sağlamak, bireysel gelişimlerini desteklemek ve topluma sağlıklı bireyler olarak kazandırılmalarını temin etmek bakımından büyük önem taşıyan koruyucu aile sosyal hizmet modeline daha fazla ailenin katılımını özendirmek için sosyal güvencesi bulunmayan koruyucu ailelerin sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak isteğe bağlı sigorta primlerinin ödenmesi amacıyla Sosyal Hizmetler Kanunu'nda değişiklik gerçekleştirilmektedir.
Buna göre, koruyucu aile sözleşmesi süren koruyucu ailelerde eşlerden birinin, sigortalı olarak ay içinde 30 günden az çalışması veya tam gün çalışmaması nedeniyle, isteğe bağlı sigortalı olanlar hariç olmak üzere, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak isteğe bağlı sigortalılık ya da iştirakçilik kapsamında ödediği primin, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun ilgili hükmüne göre belirlenen prime esas kazanç günlük alt sınırı üzerinden hesaplanacak tutarı, ödeme belgesinin sunulması halinde aylık ödemelere eklenerek karşılanacak. Bu hüküm kapsamında ödeme yapılan kişilerin eşlerinin vefat etmesi durumunda da isteğe bağlı sigorta primlerinin karşılanmasına devam edilecek.
Çocukların ailesi veya yakını yanında bakımı ve desteklenmesi
Kanun'a "Sosyal ve Ekonomik Destek" başlıklı yeni bir hüküm eklenmektedir. Bu hükme göre, çocukların kuruluş bakımına alınmadan ailesi veya yakını yanında bakılması ve desteklenmesi amacıyla koruyucu ve önleyici çalışmalar yürütülecek. İhtiyaç duyulması halinde sosyal ve ekonomik sorunların çözülmesine yönelik bölgesel koşullar gözetilerek sosyal ve ekonomik destek sunulacak.
Korunma kararı veya bakım tedbiri kararı, reşit olması sebebiyle sona eren kişiler ile sosyal ve ekonomik destek hizmetinden faydalanırken reşit olan ve ara vermeksizin örgün yükseköğretim programlarına devam eden gençler, sosyal ve ekonomik destekten 25 yaşını tamamlayana dek yararlandırılabilecek.
Sosyal ve ekonomik destekten yararlanacakların belirlenmesi, sunulacak sosyal destekler ile geçici ve süreli ekonomik destekten yararlananların ödemelerine ve ödeme sürelerine ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca yönetmelikle düzenlenecek.
Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre çocuğa bakmakla yükümlü olan kişinin, yönetmelikte belirlenen koşulları taşımadığı halde aktif bir eylemiyle bundan haksız biçimde faydalandığının Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca tespit edilmesi durumunda, devletçe ödenen meblağın tahsili için ilgililere rücu edilecek.
İlgili hükümler uyarınca kapatılmasına karar verilen yatılı kuruluşlarda, ihtiyaç duyulması halinde bakım faaliyetlerinin kesintiye uğramaması ve hizmet sürekliliğinin sağlanması amacıyla merkezin olağan idari, mali, hukuki, mesleki ve diğer tüm işlemleri valilikçe yürütülecek. Bu yetki çerçevesinde başka bir kuruluşa nakli derhal gerçekleştirilemeyen kişilere, durumlarına uygun bir kuruluşa yerleştirilinceye kadar ve en fazla 6 ay süreyle hizmet sunulmaya devam edilecek. Bu süreçte Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı yatılı kuruluşlarda görev yapan personel geçici olarak görevlendirilebilecek.
AK Parti tarafından verilen önergeyle teklifte değişiklik yapıldı. "Sorumlu müdür" ifadesi kapsam dışında bırakıldı. Buna göre, gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişilerine ait sosyal hizmet kuruluşlarının kurucu müdürü hakkında, "kurucu müdürün kuruluşta hizmet verilen kişilere yönelik tehdit veya baskı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini de kapsayan fiziksel, cinsel, tıbbi, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar veren eylemlerden dolayı cezalandırılmasına karar verilmiş olması" biçiminde belirtilen eylemlerden ötürü adli kovuşturma açılması halinde, kovuşturma sonuçlanana kadar valilikçe bu düzenleme kapsamında belirtilen tedbirlerin alınmasına karar verilebilecek.
Devlet koruması altında yetişen gençlerin istihdamına yönelik düzenleme
Kanun teklifiyle, devlet koruması altında büyüyen gençlerin istihdamı için aranan koşullar somutlaştırılmaktadır.
Bu çerçevede, devlet koruması altında yetişen gençlerin ilgili hüküm kapsamında sağlanan istihdam hakkından faydalanabilmesi için şu şartların tamamını taşıması gerekecek: Hakkında korunma kararı veya Çocuk Koruma Kanunu uyarınca bakım tedbiri kararı alınmış olması; korunma kararı veya bakım tedbiri kararı devam ederken fasılalı olarak geçen yararlanma süreleri dahil en az 5 yıl kuruluş bakımı veya koruyucu aile sosyal hizmet modellerinden fiilen yararlanması ve reşit olduğu tarih itibarıyla fiilen faydalanmaya devam ediyor olması; korunma, bakım tedbir kararı veya Kanun'un ilgili hükmünde belirtilen himaye onayının sona erdiği tarih itibarıyla Türk vatandaşı olması; 14 yaşını doldurduğu tarihten itibaren kuruluştan ya da koruyucu aile yanından hizmet aldığı süre boyunca fasılalı da olsa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kayıtlarına göre 90 günden fazla izinsiz ayrılmamış olması; en az ortaöğretim mezunu olması; 18 yaşını doldurduğu ve korunma, bakım tedbir kararı veya himaye onayının sona erdiği tarihten itibaren 5 yıl içinde Bakanlığa başvuru yapmış olması ve başvuru tarihi itibarıyla 30 yaşından gün almamış olması.
Düzenlemeyle, söz konusu koşullar çerçevesinde hak sahibi olanların işe yerleştirilmeleri için uygulanacak usul ve esaslar da belirlenmektedir.
Buna göre, kamu kurum ve kuruluşları tarafından hangi statüde olursa olsun dolu kadro ve pozisyonları toplamının binde biri, bu hüküm kapsamında istihdam edilecekler için tahsis edilecek ve her yıl belirtilen oranda kişi istihdam edilecek. Dolu kadro ve pozisyon toplamı binden az olan kamu kurum ve kuruluşlarına, talep edilmesi durumunda yerleştirme yapılacak. Hak sahipliği Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından onaylananların merkezi yerleştirme işlemleri, merkezi sınav sonuçlarına göre gerçekleştirilecek.
Yerleştirme yapılacak kadro ve pozisyon sayısı, 2 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne tabi kurumların dolu memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonları ve işçi kadro sayılarının toplamının binde biri olacak. Toplam kadro ve pozisyon sayısının belirlenmesinde yerleştirme yapılacak yılın başındaki veriler esas alınacak. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından bu hüküm kapsamında hak sahiplerinin istihdam edileceği toplam kadro sayıları her bir kurum için tespit edilerek kurumlara bildirilecek.
Öğretmenlik alanları için Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenen yükseköğretim programlarından mezun olanlar Öğretmenlik Mesleği Kanunu hükümleri uyarınca istihdam edilecek. Milli Eğitim Akademisi ile ilişikleri disiplin soruşturması dışında bir nedenle kesilenler memur unvanlı kadrolara atanacak. Kurumlarca teşkilat bazında dağıtımın bildirilmemesi halinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslar dahilinde resen yerleştirme gerçekleştirilecek.
Hak sahipleri bu hüküm kapsamındaki istihdam hakkından yalnızca bir kez yararlanabilecek. Hak sahiplerinden herhangi bir kamu kurum ve kuruluşuna yerleştirilip atama onayı alanlar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait kadro ve pozisyonlara her ne suretle olursa olsun atananlar ve Öğretmenlik Mesleği Kanunu'na göre hazırlık eğitimine alınanlar bu hükümde verilen hakkı kullanmış sayılacak. Öğrenim düzeyinin göreve başladıktan sonra değişmesi genel hükümler dışında bir atama veya unvan değişikliğine hak oluşturmayacak.
Kamu kurum ve kuruluşları, bu hükümde belirtilen haktan yararlanarak yerleştirilenlerin atama işlemlerinin sonucunu, herhangi bir nedenle görevden ayrılan personele ilişkin belirlenecek bilgileri ve halen çalışmakta olanların bilgilerini yönetmelikte belirlenecek süre içinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Kamu Personel Bilgi Sisteminin bulunduğu Kuruma bildirecek. Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamı dışında kalan kurumların da bu hüküm çerçevesinde istihdamla yükümlü oldukları kadro ve pozisyonları Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bildirmeleri gerekecek. Ancak bu kurumlara yapılacak yerleştirmelerde ilgili kurumların talep ettikleri kadro ve statüler esas alınacak.
Öğrenim durumlarına bakılmaksızın hüküm kapsamına giren kişilerin özel sektörde istihdam edilmeleri halinde, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre ödenmesi gereken ve belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi, kısa vadeli sigorta kolları primi ve genel sağlık sigortası primi, sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı ile İşsizlik Sigortası Kanunu'na göre ödenmesi gereken işsizlik sigortası primi, sigortalı ve işveren hissesinin tamamı sigortalının işe giriş tarihinden itibaren 5 yıl süreyle Hazine tarafından karşılanacak.
Bu kapsamda sağlanan prim teşvikinden işverenler faydalanacak ve Hazine tarafından işverene sağlanan sigortalı primi hissesi teşviki tutarının sigortalıya ödenmesi işverenden talep edilemeyecek. Bu kapsamdaki teşvikten yararlanabilmek için Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin kanuni süresi içinde sunulması ve Hazine tarafından karşılanmayan primlerin kanuni süresi içinde ödenmesi gerekecek.
İşe yerleştirme yükümlülüğünün takip ve denetimine, yerleştirme yapılacak kadro ve pozisyonların belirlenmesine, merkezi sınav ve yerleştirme işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına ait olacak.
Merkezi İzleme Sistemi'ne bağlı kamera sistemleriyle elde edilen veriler
Kanun'daki değişiklikle, Anayasal ilkeler gözetilerek yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan sosyal hizmet kalitesinin yükseltilmesi, bireylerin ve kuruluşların güvenliğinin sağlanması, bireylerin iyi olma halinin temini, acil durumlara hızlı ve etkili biçimde müdahale edilmesi ve suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla yazılım destekli kamera sistemleri kurulacak.
Yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan hizmetlerin kalite ve verimliliğinin artırılması, özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlarının saptanması, suç işlenmesinin önlenmesi ve acil durumlarda erken müdahalenin sağlanması amacıyla Merkezi İzleme Sistemi'ne bağlı yazılım destekli kamera sistemlerinden faydalanılacak.
Bu kapsamda elde edilecek kişisel veriler, adli veya idari soruşturmaya esas teşkil etmemesi halinde, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve ilgili mevzuatında gösterilen usul çerçevesinde kayıt tarihinden 2 yıl sonra silinecek. Bu veriler mahkeme kararı olmaksızın hiçbir kurum, kuruluş veya kişiyle paylaşılamayacak. Ancak kamu hizmetlerinin kalite ve verimliliğinin artırılması ile plan ve politika geliştirilebilmesi amacıyla bu verilerden anonim hale getirilmek suretiyle yararlanılabilecek.
Teklifle, Sosyal Hizmetler Kanunu'nda değişiklik yapılmaktadır.
Bu düzenlemeye göre, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, bu düzenleme ile diğer kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile Bakanlığa verilmiş görevleri kapsamında sunulan hizmetlerden yararlanacak kişi ve hanelerin tespiti, ulusal politika ve stratejilerin oluşturulması ve sosyal yardımlardan faydalanacak kişilerin objektif ölçütlere göre belirlenmesinde kullanılmak üzere başvuru konusuyla ilgili olmak kaydıyla, sosyal yardım veya sosyal hizmet başvurusunda bulunan ya da halihazırda bu yardım ve hizmetlerden yararlanan kişiler ile bu kişilerin hanelerine ait taşınır, taşınmaz, sosyal güvenlik, sosyal yardım, sağlık, gelir, gider, varlık, nüfus ve mali durumlarına ilişkin her türlü veri ve bilgiyi gerçek ve tüzel kişilerden isteyebilecek.
Söz konusu veri ve bilgiler, genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile kamu tüzel kişiliğini haiz kurumlar ve sermayesinin yarısından fazlası doğrudan doğruya veya dolaylı olarak bu kurum ve kuruluşlara ait ortaklıklar ile kamu hizmeti sunan diğer tüzel kişilerden de doğrudan talep edilebilecek.
Bakanlık, bu kapsamda veri ve bilgilerin temin edilmesi, işlenmesi ve kaydedilmesi dahil bunlara ilişkin her türlü işlemi elektronik ortamda gerçekleştirebilecek ve bunları arşivleyebilecek. Bu veri ve bilgiler, kullanıma açık hale gelmesi ya da Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca belirlenen şartların gerçekleşmesi halinde imha edilecek. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına ait olacak.
Kanundaki değişiklikle, kadın konukevi hizmetinden yararlanan ve geliri bulunmayan veya meslek elemanının görüşü ve değerlendirme komisyonunun kararına göre yeterli geliri olmadığı değerlendirilen kadınlara ve çocuklara, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında geçici maddi yardım yapılmasına karar verilmemiş olması halinde, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'da belirtilen orana göre hiçbir kesinti yapılmaksızın net harçlık verilecek.
Konukevinde kalan kadınların yanındaki öğrenim gören çocukları ile çeşitli nedenlerle öğrenimine devam etmeyen ve ücretli olarak bir iş yerinde çalışmayan çocuklarına, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı çocuk bakım kuruluşlarında kalan çocuklara verilen miktar kadar hiçbir kesinti yapılmaksızın net harçlık verilecek. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikle düzenlenecek.
Geçiş hükümleri
Sosyal Hizmetler Kanunu'ndaki değişiklikler nedeniyle hak kaybı yaşanmasının ve mağduriyet oluşmasının önlenmesi amacıyla geçiş sürecine dair düzenleme yapılmaktadır. Buna göre, isteğe bağlı sigorta ödemelerine yönelik yapılan değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce gerçekleştirilen isteğe bağlı sigorta ile sosyal ekonomik destek bedelleri talep edilmeyecek.
Korunma kararı veya Çocuk Koruma Kanunu uyarınca bakım tedbiri kararı alınmış olanlara ilgili düzenlemede 5 yıl olarak belirlenen süre şartı, bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihte 16 yaşını doldurmuş olanlar için 2 yıl, 15 yaşını doldurmuş olanlar için 3 yıl, 14 yaşını doldurmuş olanlar için 4 yıl olarak uygulanacak.
Değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce hak sahibi olanlardan daha önce istihdam hakkından yararlanmamış olanlar, bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 12 ay içinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına başvurmaları halinde söz konusu istihdam hakkından faydalanabilecek. Bu kişilerin işe yerleştirilmeleri, hüküm değiştirilmeden önceki usul ve esaslara göre gerçekleştirilecek.
Düzenlemenin "14 yaşını doldurduğu tarihten itibaren kuruluştan ya da koruyucu aile yanından hizmet aldığı süre boyunca fasılalı da olsa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kayıtlarına göre 90 günden fazla izinsiz ayrılmamış olmak" şartındaki sürenin hesaplanmasında hükmün yürürlük tarihinden önceki süreler dikkate alınmayacak.
Toplu taşıma hizmeti veren işletmecilere gelir desteği
Teklifle, Katma Değer Vergisi Kanunu'ndaki değişikliğe göre Darülaceze'ye yapılacak gıda, temizlik, giyecek ve yakacak bağışları ile diğer bağış ve yardımlar Katma Değer Vergisi'nden istisna tutulacak.
Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'da da değişikliğe gidilmektedir. Buna göre, ilgili fıkra hükümleri kapsamında hizmet sunacak toplu taşıma araçları, toplu taşıma hizmetlerinin kapsamı ile bu hizmetlerden ücretsiz ve indirimli yararlanmaya ilişkin usul ve esaslar, Hazine ve Maliye, İçişleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ile Ulaştırma ve Altyapı bakanlıklarının görüşleri alınarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ile Aile ve Sosyal Hizmetler bakanlıklarınca müştereken çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.
İlgili hükümler kapsamında, belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehir içi toplu taşıma hizmeti veren her bir ulaşım aracı ile özel deniz ulaşımı aracı için bunların işletmecilerine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten ilgili belediyeler aracılığıyla her ay gelir desteği ödemesi yapılacak.
Yapılacak aylık gelir desteği ödemesini yıllık olarak belirlemeye, bu tutarı faaliyette bulunulan yere ve/veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehir içi toplu taşıma hizmeti veren her bir ulaşım aracını taşıma kapasitesine göre farklılaştırmaya ve yapılacak ödemeye ilişkin diğer esas ve usuller Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ile Hazine ve Maliye bakanlıklarınca müştereken belirlenecek.
Çocuk Koruma Kanunu'nda düzenleme
Teklifle, İş Kanunu'ndaki değişikliğe göre kadın işçinin doğum sonrası ücretli izin süresi 8 haftadan 16 haftaya yükseltilecek. Böylece kadın işçi doğumdan önce 8 ve doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta ücretli izin kullanabilecek. Ancak sağlık durumu uygun olduğu takdirde, doktorun onayı ile kadın işçinin talebi halinde doğumdan önce çalışabileceği süre 3 haftadan 2 haftaya indirilecek.
Bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya tek başına koruyucu aile olan işçiye, çocuğun teslim edildiği tarihten sonra talebi üzerine 10 gün ücretsiz izin verilecek.
Kadın işçiye, isteği halinde 24 haftalık, çoğul gebelik halinde ise 26 haftalık sürenin tamamlanmasının ardından ücretsiz izin verilecek.
Kanundaki değişiklikle, işçiye eşinin doğum yapması halinde verilen ücretli izin süresi 5 günden 10 güne çıkarılacak.
Çocuk Koruma Kanunu'na eklenen hükme göre, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, müstehcenlik, fuhuş, insan ticareti, kasten öldürme suçlarından haklarında adli sicil ve arşiv kayıtlarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar, kamuya, özel sektöre veya sivil toplum kuruluşlarına ait her ne adla olursa olsun çocukların yoğun olarak bulunduğu çocuk hizmet birimleri, adli görüşme odaları, eğitim kuruluşları, çocuk etkinlik ve oyun evleri, okul, okul servisi, okul kantini, yurt, kreş, gündüz bakımevi, çocuk kulübü, internet kafeleri ve salonları, e-oyun yerleri, çocuk spor okulu, beden eğitimi ve spor tesisleri olarak işletilen iş yerlerini şahsen işletemeyecek, bu iş yerlerinde çalıştırılamayacak ve herhangi bir sıfatla fiilen bu iş yerlerinde görev alamayacak.
Bu kapsama giren kişilere aynı hükümde belirtilen iş yerlerinin açılması veya işletilmesi için izin ve ruhsat verilmeyecek. Söz konusu iş yerlerinin bu kapsamdaki kişilerce işletildiğinin belirlenmesi halinde bu kişilere iş yerinin devri için 6 ay süre tanınacak ve bu sürede kişi iş yerini fiilen işletemeyecek. Bu süre içinde devir işlemi gerçekleştirilmediği takdirde verilen izin ve ruhsatlar, bunları veren kamu kurum ve kuruluşları tarafından iptal edilecek.
Bu kapsamdaki iş yerlerinde çalışanlar, adli sicil ve arşiv bilgilerine dayanılarak oluşturulan bu iş yerlerinde çalışabileceğini gösteren resmi belgeyi 6 ayda bir işverene sunmak zorunda olacak.
Hükme aykırı olarak işçi çalıştıran kişiye, mahallin mülki idare amiri tarafından düzenlemeye aykırı olarak çalıştırdığı her bir kişi başına brüt asgari ücretin 3 katı tutarında idari para cezası uygulanacak. Aykırılığın cezanın tebliğinden itibaren 1 ay içinde giderilmediğinin tespiti halinde, hükme aykırı olarak çalıştırılan her bir kişi başına brüt asgari ücretin 7 katı tutarında idari para cezası kesilecek. Bu cezanın tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın hâlâ giderilmemiş olması halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen izin ve ruhsatlar iptal edilecek. Düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet ile Aile ve Sosyal Hizmetler bakanlıklarınca müştereken belirlenecek.
Ücretli doğum iznine yönelik diğer düzenlemeler
Kanun teklifiyle Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda da değişiklik yapılmaktadır. Buna göre, hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan, köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan sigortalı kadının veya sigortalı erkeğin sigortalı olmayan eşinin, kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadının ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşinin gebeliğinin başladığı tarihten itibaren doğumdan sonra gebelik ve analık haliyle ilgili rahatsızlık ve engellilik hallerinin analık hali kabul edilmesinde süre 8 haftadan 16 haftaya yükseltilecek.
Kanundaki diğer bir değişikliğe göre ise hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan, köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan muhtarlar ile ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olan, gelir vergisinden muaf olup esnaf ve sanatkar siciline kayıtlı olan, tarımsal faaliyette bulunan sigortalı kadının analığı halinde, doğumdan önceki 1 yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması koşuluyla, doğumdan önceki 8 ve sonraki 16 haftalık sürede, çoğul gebelik halinde ise doğumdan önceki 8 haftalık süreye 2 haftalık süre eklenerek çalışmadığı her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilecek.
Bu kapsamdaki sigortalı kadının erken doğum yapması halinde doğumdan önce kullanamadığı çalıştırılamayacak süreler ile isteği ve hekimin onayıyla doğuma 3 hafta kalıncaya kadar olan çalışma süresi, 2 hafta kalıncaya kadar şeklinde değiştirilecek.
Anadolu Ajansı