Parkinson hastalığı genellikle ellerde titreme, hareketlerin yavaşlaması, denge kaybı ve yürüme güçlüğü gibi temel semptomlarla tanınır. Bununla birlikte, bu hastalığın çoğu zaman gözden kaçan spesifik belirtileri de mevcut. Söz konusu göstergelerden biri, hastanın yatarken başını yataktan aralı tutmasıyla kendini gösteren "hava yastığı" sendromu.
Bu konuda Pirogov Üniversitesi Nöroloji Bölümü üyesi, nörolog İnna Filatova, Gazeta.Ru yayınına verdiği röportajda konuştu.
Uzmanın sözlerine göre, söz konusu hastalık beyinde "alfa-sinüklein" isimli proteinin anormal şekilde birikmesi sonucunda gelişir. Bu patolojik süreç sinir hücrelerinin zarar görmesine neden olur ve tedricen tüm sinir sistemini kapsar. Sonuç olarak dopamin salgılayan nöronların yavaş yavaş tahribi gerçekleşir.
Hastalığın seyrinde yalnızca dopamin değil, aynı zamanda oreksin, asetilkolin, norepinefrin ve serotonin gibi önemli nörotransmitterlerin eksikliği de gözlemlenmektedir. Bu eksiklik hareket kısıtlamalarının yanı sıra otonom, psikolojik ve uyku bozukluklarına da zemin hazırlar.
Zaman geçtikçe beyinde meydana gelen değişiklikler, insanın kendi bedeni üzerindeki kontrolü kaybetmesiyle sonuçlanır. Erken evrede hastalar ince motor beceri gerektiren işleri yerine getirmekte güçlük çekerler, dopamin seviyesi düştükçe ise belirtiler daha da şiddetlenir.
Filatova, parkinsonizm aynı zamanda zayıf ve monoton konuşma tarzının hareketsizlik ve yüz mimiklerinin kaybolması ile karakterize edildiğini ifade etti. Hastaların gözleri çoğu zaman bir noktaya dikilmiş vaziyette olur, göz kırpma sayısı ise keskin şekilde azalır. İnsanın duruşu öne doğru eğilir, kollar ise dirsekten bükülü vaziyette vücuda yakın kalır.
Bazı durumlarda hastalar yatakta uzanırken başlarını yastıktan aralı, havada tutarlar. Bu durum tıp biliminde "hava yastığı" belirtisi olarak değerlendirilir.
Oxu.Az