Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündemdeki kritik konulara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş'e yönelik saldırıyı şiddetle lanetlediğini vurguladı.
İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dikkat çeken açıklamaları.
Erdoğan, konuşmasına Anadolu kadınına övgüyle başladı: "Bir asır önce İstiklal Harbimizde olduğu gibi beyaz örtülerini takıp şalvarlarını giyip Zeynep Güneş'le birlikte tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Anadolu kadınının bin yıllık asaletini bugün burada bir kez daha gösterdikleri için şükranlarımı sunuyorum."
Cumhurbaşkanı, 28 Şubat dönemine atıfta bulunarak sert ifadeler kullandı: "28 Şubat artığı kibirli alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum. Bu ülkede yasakçı zihniyete göz yummadık, yummayacağız. Eski karanlık günleri hortlatmaya çalışanların karşısında dimdik durduk, duracağız. Şerife Bacı'nın, Kara Fatma'nın, Nene Hatun'un yolundan giden tüm hanım kardeşlerimi bugün bir kere daha kemali hürmetle selamlıyorum."
"SURİYE'DE SÜREÇ ZEHİRLENMEMELİ"
Erdoğan, Suriye meselesine ilişkin önemli mesajlar verdi: "Suriye'nin huzura kavuşması arzumuz. Bizim Suriye meselesindeki tavrımız ilk günden beri nettir. Orada akan kan ve gözyaşı bizim de yüreğimizi dağlamaktadır. Tıpkı aziz milletimiz gibi kardeş Suriye halkı da her şeyin en güzeline layıktır. Artık Suriye'nin kaynaklarının Suriye halkının tüm kesimlerinin refahına harcanmasının vakti gelmiştir."
Cumhurbaşkanı, taraflara çağrıda bulundu: "Suriye'de kalıcı barışın yol haritası belli olmuştur. Taraflar yanlış hesap yapmamalı, hataları tekrar etmemeli, maksimalist taleplerle süreci zehirlememeli. Akan her damla kan yüreğimizi dağlamaktadır. Arap, Türkmen, Kürt, Nusayri fark etmeksizin Suriye'de tek canın yitip gitmesi bizim canımızdan can kopması demek."
Erdoğan, muhalefeti eleştirerek şunları söyledi: "Suriye'de terör örgütleri cirit atarken konuşurlardı. Öyle olsaydı henüz üç dört yaşındaki masum yavruların cansız bedenleri sahile vururken seslerini çıkarırlardı. Öyle olsaydı Kürt kardeşlerimize kimlik dahi verilmezken buna itiraz ederler, Suriyeli Kürtlerin hakları için mücadele ederlerdi. Kardeşlerim ama bunu yapmadılar. 13,5 yıl boyunca sadece sustular, zulmü görmezden geldiler, sınırımızın hemen ötesinde ne olup bittiğini gündemlerine bile almadılar. Daha vahimi, on yıllar boyunca Arapları, Kürtleri nasıl aşağıladılarsa bugün de aynı yerdeler."
ÖZGÜR ÖZEL'E SERT SÖZLER: MEYHANE JARGONU İLE SİYASETÇİLİK OYNAMAKTAN VAZGEÇ
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e yönelik ağır eleştirilerde bulunan Erdoğan şöyle devam etti: "Bugün de aynı ideolojik bağnazlıkla hareket ediyorlar. Bunların vicdansızlıklarını gördükçe inanın onlar adına biz hicap duyuyoruz. Şunu da tam bir gönül huzuruyla bugün ifade ediyorum, benim milletim bu istismarcıların gerçek niyetini artık çok net görüyor. Benim Kürt kardeşlerim oynanan oyunları artık çok net görüyor. Benim Arap vatandaşlarım kimlerin hangi çirkin senaryoların figüranı ve taşeronu olduğunu çok net biçimde görüyor. Bu gerçeği sadece CHP Genel Başkanı görmüyor. Bu zata akıl verenler görmüyor. Bu zatı parmağında oynatanlar, uzaktan kumandayla bu şahsı istedikleri gibi kontrol edenler, keyiflerine göre yönlendirenler görmüyor. Açıkçası biz CHP'nin başındaki zattan bir siyaset ortaya koymasını, proje üretmesini, milletin ve coğrafyamızdaki mazlumların derdiyle dertlenmesini beklemiyoruz. Son kepazelikleriyle birlikte artık bundan ümidimiz kalmadı. Bari sorumlu, seviyeli, işgal ettiği koltuğa yakışır bir siyasi üslup benimsemesini en azından bunu milletten ve CHP'li vatandaşlarımızdan esirgemesin. Hakaret etmeden, küfretmeden, tehdit etmeden, mikrofonu yumruklamadan, önüne gelene sataşmadan da bu ülkede siyaset yapılabileceğini öğrensin. Affınıza sığınarak söylüyorum. Meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan artık vazgeçsin. Burada daha önce yaptığım bir tespitimi tekrar hatırlatmak isterim. Görüyoruz ki zaman değişiyor. Dünya değişiyor. Genel başkanlar değişiyor. Ama CHP'de gelen gideni aratır gerçeği asla ve asla değişmiyor. Biz eskisini oturduğu koltuğun hakkını vermiyor diye eleştiriyorduk, yerine gelen selefinden de kötü çıktı. Anlaşılan yeni genel başkanın kelime dağarcığı öncekinden daha sınırlı. Biz üslup sorunu var zannediyorduk, meğer sorun bizatihi üslubuymuş."
Haber Global